Mesela İhlâs sûresinde Allah olan zat-ı eceli ve âlânın birliği, samediyyeti (ihtiyaçsızlığı), vâlid (baba) ve mevlûd (evlat) olmakdan münezzeh oluşu ve hiçbir ferdin kendisine benzer, denk olmadığı beyan buyrulmaktadır. Öyleyse Allah, bu nitelikleri taşıyan zat demektir. Bu
niteliklere sahip olmayanlar ise eksik olacaklarından Allah olamazlar.
Bu bir ittihad (birlik) prensibidir. Selim bir akıl ise bu prensibi kabul etmeye mecburdur; bu kabul edildi mi artık herhangi bir yaratılmışa "Allah" demek çelişkidir.
Dolayısıyla aslında bir insan olan, bu yönüyle bir anneden doğan, başka insanlara benzeyen Hz. İsa'ya Allah demek bir çelişkidir. İşte bu çelişkiyi belirtmek için de,
(72) لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَۜ وَقَالَ الْمَس۪يحُ يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اعْبُدُوا اللّٰهَ رَبّ۪ي وَرَبَّكُمْۜ اِنَّهُ مَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدْ حَرَّمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ الْجَنَّةَ وَمَأْوٰيهُ النَّارُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ
Ant olsun Meyem Oğlu Mesih'e, "O Allah'tır." diyenler Kafir oldular. Oysaki Mesih: "Ey İsrailoğulları! Benim de sizin de Rabb'iniz olan Allah'a kulluk edin. Kim Allah'a şirk koşarsa, Allah ona Cennet'i haram etmiştir. Ve onun varacağı yer ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur." dedi. (maide/72) âyet-i celilesi nazil olmuştur.
Bu böyle iken hıristiyanlar, hem, "Allah birdir" derler hem de "Baba, Oğul, Kutsal Ruh" adıyla üç Allah'ın varlığına hükmederler. Ve bunların birer bağımsız Allah olduğunu ileri sürerler. Sonra da, "Bu üçü, üç Allah değil, bir Allah'tır" iddiasında bulunurlar. Şimdi bu pek
büyük bir çelişki değil midir?
Kur'ân-ı Kerîm, bu mantıksızlığı da
(73) لَقَدْ كَفَرَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ ثَالِثُ ثَلٰثَةٍۢ وَمَا مِنْ اِلٰهٍ اِلَّٓا اِلٰهٌ وَاحِدٌۜ وَاِنْ لَمْ يَنْتَهُوا