Tevbe Suresi
8. Evet, nasıl olabilir ki, size karşı bir zafer bulsalar, (ellerine bir fırsat geçse üstünüze çıksalar), hakkınızda ne bir "zimmet" gözetirler ne de bir yemin. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışırlar, kalpleri ise buna karşı çıkar durur. Zaten çoğunluğu insanlıktan çıkmış fasıklardır. 9. Allah'ın ayetlerini az bir değer karşılığında sattılar da, Allah yolundan engellediler. Gerçekten bunlar ne kötü şeyler yapmaktalar! 10. Bir mü'min hakkında ne bir yemin gözetirler, ne de bir zimmet... Bunlar öyle saldırgandırlar... 11. Bundan böyle eğer tevbe ederler, namazı kılar ve zekatı verirlerse, o zaman dinde kardeşleriniz olurlar. Bilecek bir toplum için biz ayetlerimizi ayrıntılı bir şekilde açıklarız.
Âyet-i Kerime meali
Fatiha 2.Bölüm
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Bismillahirrahmanirrahim. El hamdu lillâhi rabbil âlemîn. Er rahmânir rahîm. Mâliki yevmid dîn. İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn. İhdinâs sırâtel mustakîm. Sırâtallezîne en’amte aleyhim. Gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn. Allah’ın Fatiha’daki muradını, kulluğumuz için Fatiha’nın önemini anlatıyorduk, Fatiha’yı bir dua olarak nasıl anlamamız gerektiğini anlatmıştık, yine devam ediyoruz inşallah. Kur’an, insanın hayat kitabıdır; yani insanın, hayatında yaşadığı her an mutlaka Allah’ın emriyle, hükmüyledir. İnsanın herhangi bir olay karşısında ne yapması gerektiği Kur’an’da mutlaka vardır. Bu yüzden Allah, Kur’an’ı birden bir kitap olarak indirmemiş, yirmi üç senede tedrici olarak, parça parça, bütün hayata yayarak indirmiştir. Bütün varlığın merkezinde insan vardır. Bunu laf olsun diye ya da herhangi bir kitaptan okuduğum için değil Allah böyle öğrettiği için söylüyorum. İnsanın hayatı Kur’an demektir. Allah, insanın kendi hayatını Kur’an’a göre yaşamasını istemiş, dolayısıyla fıtrat itibariyle de onu bir Kur’an olarak, bir kitap olarak yaratmıştır. Bütün Kur’an, insanda mevcuttur. Kur’an insanda mevcut olmazsa insanın Kur‘an’ı anlaması ve yaşaması mümkün olmaz. Allah, insanın gönlündekini, fıtratını, Kur’an’ı indirip insana hatırlatır; yani “senin için böyle bir hayat takdir etmişim, sen böylesin, sen canlı Kur’an’sın” der. Kur’an’ın canlanıp, bir insanın suretine bürünmesi mümkün olsaydı suretine bürüneceği kişi Resulullah (s.a.v.) Efendimiz olurdu. Bu durumda Resulullah (s.a.v.) Efendimiz canlı Kur’an demektir. Eğer Resulullah
Sayfa 179·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Medineli iki kariye: Şamlı, Iraklı ve Medinelilerin irab açısından, hakkında ihtilafa düştükleri hususlardan niçin döndüklerini sordum. O iki kari de, Iraklıların kıraatinin on iki husus hariç kendi kıraatlerine uygun olduğunu iddia ettiler. ihtilaf ettikleri hususlar (ise şunlardır): Bakara suresinin 2/132. ayetini وَوَصّٰى Âl-i İmrân suresinin 3/133. ayetini سَارِعُوا Mâide suresinin 5/53. ayetini وَيَقُولُ الَّذِينَ آمَنُوا Yine Mâide suresinin 5/54. ayetini مَنْ يَرْتَدَّ Berâe (Tevbe) suresinin 9/107. ayetini وَالَّذِينَ اتَّخَذُوا مَسْجِدًا Kehf suresinin 18/36. ayetini خَيْرًا مِنْهَا مُنْقَلَبًا Şuarâ suresinin 26/217. ayetini وَتَوَكَّلْ Tûlde,²⁰ Mü’min, 40/26. ayeti أَوْ أَنْ يُظْهِرَ Ayn-Sîn-Kâf (Şûrâ) suresinin 42/30. ayetini فَبِمَا كَسَبَتْ Hâ-Mîm Zuhruf suresinin 43/71. ayetini مَا تَشْتَهِيهِ الْأَنْفُسُ Hadîd suresinin 57/24. ayetini إِنَّ اللَّهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَمِيدُ Ve’ş-Şemsi ve Zuhâhâ (Şems) suresinin 91/15. ayetini وَلَا يَخَافُ عُقْبَاهَا şeklinde yazmışlardır.
Sayfa 67·Kitabı okudu
1000Kitap
Allah Rahim’dir
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Hep beraber Allah’ın isimlerini anlamaya çalışıyorduk. Allah’ın isimlerini anlamak; Allah’ı, Allah’ın kendini tanıttığı gibi tanımaya çalışmak demektir. Bu yüzden Allah’ı tanımaya çalışırken Fatiha’daki isimlerle tanımaya başladık; ama Fatiha’daki isimleri anlamaya çalışmadan önce temel olan, öz olan, anlaşılması gereken, yaratılışın sebebi olan ismi; yani Allah’ın sevmesiyle ilgili olan Vedud ismini anlamaya çalıştık. Vedud isminin; seven, sevilmeyi isteyen, sevilmeye layık olan anlamına geldiğini söyledik. Sonra nüzul sırasına göre Fatiha’daki isimlere başladık. Fatiha tam olarak inmiş olan ilk suredir. Alak Suresi’nin ilk beş ayeti ilk inen ayetlerdir; ama tam olarak inen ilk sure Fatiha Suresi’dir. Bu yüzden işe Fatiha Suresi’yle başladık. Resulullah (s.a.v.) Efendimiz; “Fatiha ümmül kitaptır (kitapların anasıdır), Kur’an’ın özetidir, özüdür”(Darekutni, Salat, Babu Vucubi Kıraati Bismillah) buyurur. Kur’an’ın anlaşılması için önce Fatiha’nın anlaşılması gerekir. Biri Fatiha’yı öz olarak bilir, öğrenirse Kur’an’ı özetle anlamış olur. Bunun için biz de Allah’ı isimlerinden tanımaya çalışırken Fatiha’yla, Allah’ın Fatiha’daki isimleriyle tanımaya başladık ve önce onları kısaca öğrenelim, dedik. El hamdu lillâhi rabbil âlemin:(Fatiha /1) “Hamd, âlemlerin rabbi olan Allah’a aittir.” Rabbimizi Fatiha’daki isimleriyle tanımaya çalışırken ilk önce bu ayette geçen, Hamid ismini, devamında Rab ismini, sonra da “er rahmânir rahîm”(Fatiha /2) ayetinde geçen Rahman ismini anlamaya çalışmıştık. Şimdi biraz da Rahim ismini anlamaya çalışacağız
Sayfa 113·Kitabı okuyor
Allah Vedud’dur
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Biri Allah’ın dinini anlamazsa dini bu sefer kendine göre; yani kendi bilgisiyle, öğrendikleriyle, duyduklarıyla anlamaya çalışır. Dolayısıyla dinini Allah’tan öğrenmediği için o öğrendiği din Allah’ın dini olmaz. Allah ayet-i kerimede; “Allah sizin için İslam’ı din olarak seçmiştir”(Mâide /3) buyurur. Yani kim İslam’dan başka din arar, kendine göre bir din üretirse o din ondan kabul edilmez. Resulullah (s.a.v.) Efendimiz Cibril Hadisi’nde, Hz. Cebrail (a.s.) ile yaptığı konuşmasında Allah’ın dinini beyan etmişti. Daha önceki kitaplarda bu Cibril hadisini anlatmıştım. İsterseniz Resulullah (s.a.v.) Efendimiz’in Cebrail’e verdiği cevaplarda ne buyurduğunu kısaca hatırlayalım. Sahabe anlatır; Resulullah (s.a.v.) Efendimiz’le birlikte açık bir alanda otururken beyaz elbiseli biri geldi, üzerinde yolculuk yaptığına dair en ufak bir iz bile yoktu. Sonra Resulullah (s.a.v.) Efendimiz’in yanına dizi dizine değecek kadar yaklaşıp oturdu ve Resulullah (s.a.v.) Efendimiz’e; -İman nedir, diye sordu. Resulullah (s.a.v.) Efendimiz; -İman; Allah’a, meleklere iman etmendir. Ve bi likaihi Allah’a kavuşmaya, vuslat etmeye, vasıl olmaya, Allah ile karşılaşmaya, seni huzura almasına iman etmendir, buyurdu. Lika; karşılaşmak, mülaki olmak anlamına gelir. Demek ki Allah’a mülaki olmaya iman etmek imanın şartıymış. Resulullah (s.a.v.) Efendimiz imanı anlatmaya devam edip; Allah’ın resullerine iman etmen, öldükten sonra dirilmeye, Allah’ın huzuruna çıkıp hesap vermeye iman etmendir, buyurdu. Demek ki “imanın şartı altıdır” deyip amentuyu okumak
Sayfa 18·Kitabı okuyor
Bazı ayetlerin yazılışına dair sorular
Her bir ayetin nazil olduğu an itibariyle vahiy katipleri tarafından yazılması da pek mümkün görünmemektedir. Her şeyden önce, Hz. Peygamber'in yanından hiç ayrılmayan bir kâtip sahâbinin varlığından haberdar değiliz. Keza Hz. Peygamberi adım adım takip eden bir sekretaryanın mevcudiyetinden de haberdar değiliz. Buna mukabil Mâide 5/67 Tevbe 9/118-120 ve Kevser süresi gibi bazı ayetler ve surelerin yatakta veya uyku halinde indiğine dair bilgilere sahibiz. Yine bazı ayetlerin Uhud gazvesi gibt çok kritik zamanlar ve ortamlarda nazil olduğunu da bilmekteyiz. Bu durumda Hz. Peygamber'in tek başına olduğu yer ve zamanlarda inen ayetleri bilahare yazdırmak gibi bir sünnetinin bulunduğunu düşünmek gerekir; ancak bu düşünceyı müdellel kılacak bilgiler de mevcut değildir.
Din