Bütün Şiirleri (Orhan Veli) /İnceleme/
Puan vermedi·247 syf.·
2026 154. kitabı
Orhan Veli’nin o güne kadar kasım kasım kasılan, fildişi kulelerine hapsolmuş Türk şiirine okkalı bir omuz atıp edebiyatı sokağa, tam da o nasırlı elleriyle hayata tutunmaya çalışan Süleyman Efendi’lerin kalbine indirdiği muazzam bir ihtilaldir aslında. Kitabın kapağını açtığınız an yaldızlı, ağdalı sözcükler veya ulaşılamaz aşk acıları yerine; İstanbul’un taze bükülmüş simit kokusu, dalgaların esintisi ve cebinde meteliği olmayan bir adamın o filtresiz yaşama sevinci karşılar sizi. Kafiyeleri, süslü kalıpları, o yapay edebiyat tezgahlarını bir kenara fırlatıp sokağın o duru, hilesiz diliyle insanı bazen hüzünlendirip bazen de muzipçe gülümsetebilmek gerçekten düşününce her kalemin harcı değildir; ama Orhan Veli bunu dizelerine makyaj yapmadan, adeta sizinle salaş bir masada dertleşiyormuş gibi o kadar doğal yapar ki, şiirler ruhunuza hiç çaktırmadan usulca sızar. İstanbul’u gözleri kapalı dinlerken de, cep delik cepken delik sokaklarda avarelik ederken de o maskesiz çocuk saflığıyla bize içeriden bir yerlerden seslenir şair. Sahi, hayatın bunca derdi tasası, bitmek bilmeyen koşturmacası ve yapaylığı arasında, durup dururken bize "Bedava yaşıyoruz, bedava; hava bedava, bulut bedava" diyerek o en yalın, en saf varoluş coşkusunu hatırlatan bir sesten daha kıymetli ne olabilir ki bu dünyada? Türk şiirinin genetiğini değiştiren, ona büsbütün yeni bir tür ve özgürlük alanı açan bu yalınlık; laf kalabalığından yorulan ruhumuz için her gece sığınılacak, her ömre ve her mevsime yakışacak muazzam bir başucu kaynağıdır nihayetinde. Melankoliyi bile ince bir mizahla ve o tatlı ironisiyle harmanlamayı çok iyi bilen bu kitap; hayatın katılığına karşı o eşsiz sadeliğiyle direnen, her mısrasında gökyüzünü maviye, denizi köpüğe, insanı da aslına rücu ettiren, bittiğinde ise cebinizde
Edebiyat
Bütün ŞiirleriOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 202431,3bin okunma
Elçiye zeval olmaz??
3/10
·328 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 23:53
Merhabalar efendim,bugün okuması benim için çok zor olan bir kitabın incelemesi ile geldim size.İtiraf etmeliyim ki kitabın ilk sayfalarından itibaren belliydi benim buna inceleme yazacağım.Nedenini inceleme içerisinde açıklamış bulunacağım zaten,o hâlde bölumlerimizi tanıtmaya geçelim,isteyen istediği adrese yönelsin 1.BÖLÜM:Neden Bu Kitap? 2.BÖLÜM:Kitaba dair az buz spoiler içerebilen yorumlarım 3.BÖLÜM:Elçiye zeval olmaz mı? 4.BÖLÜM:Kapanış 1.BÖLÜM Sudenaz birçok türde kitap okumayı sever,hatta buna özellikle dikkat eder.Yani aslında dönüp "Sudenaz bunu okumaz ki" diyebileceğimiz kitap sayısı oldukça azdır.Bu kitaba gelirsek...Bu kitapla herhalde yan komşumuz,biricik ablam,yağlamaya fısıldayan kadın olmasaydı baksam da görmeyip diğer kitaplarla ilgileneceğim bir kitap olurdu.Geçen sene bu zamanlar ona okuduğum kitaptan,kitaptaki sömürgeden bahsetmiştim.O da "aaa demek bu konulara ilgilisin,o zaman bunu çok beğenirsin" dediydi.Alış,o alış. 2.BÖLÜM Genelde bu bölüme içten içe bir sevinçle gelirim,"hadi yazalım bakalım kıvamında" fakat buna...buna yorum yazmak o kadar zor ki.Karşımda bir arkadaşım olsa ve ona anlatsam çok kolay olurdu halbuki.Çünkü yapacağım şey ağzıma geleni söylemek " ha bir de..şu vardı" diyip örneklendirmek olurdu.Kesinlikle kafa karıştırıcı ama sohbet için garipsenmez,hatta arkadaşımın anlık tepkileriyle güzel bir diyalog olurdu.Velhasıl şu an yazacaklarım oldukça karışık ve hebele hübele sinirden ne diyeceğini şaşırmış vaziyette gelebilir.Beni okurken en çok zorlayan bu olayın gerçek hikâye olarak aktarılması.Zorlandığım kısımlarda tabii ki sömurgenin vahşeti ve gerçeği var fakat ondan ziyade neyin ne kadar gerçek olduğunu bilmememden kaynaklanıyor.Belki karakterler gerçektir fakat o diyaloglar,o betimlemeler...Aman Allah,bu konuda akıllara
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Reklam
Khaled Hosseini - Uçurtma Avcısı
Puan vermedi·375 syf.··
2026 4. kitabı
Yazarın uzun yıllardır merak ettiğim ancak eksik okumalarımı tamamlama ihtiyacım sebebiyle sıranın ancak geldiği eseriydi. Konusu da kurgusu da bence oldukça başarılıydı. Eserin en sevdiğim özelliği laf kalabalığının olmaması, eserde yer alan her bir cümlenin bir sebeple sarf edilmiş olmasıydı, bu yönüyle biraz Yaşar Kemal, Fakir Baykurt havası verdi. Yer yer gerçekten duygulandırdı. Naçizane tam not verdim. Emir, Afganistan'da zengin bir tüccarın oğludur. Babası oldukça maskulen ve cesur bir adamken çok sevdiği karısının doğururken öldüğü oğlu sümsük bir çocuktur. Ailenin hizmetlisi Hasan'la süt kardeşidir ve aynı yaşlardadır. Hasan Afganistan'da ikincil bir millet olan ve ırkçılığa maruz kalan Hazara kavmine mensuptur. Asef isimli ırkçı çocuk baş düşmanıdır ve bir seferinde Hasan ona yem olmaktan sapanıyla gözünü çıkarmakla tehdit ederek kurtulur. Hasan'ın babası engelli bir adamdır, annesi dillere destan güzellikte bir kadındır ancak çocuk doğar doğmaz onu terk edip gezici bir tiyatro kumpanyasıyla kaçar. Emir ve Hasan'ın arkadaşlıkları dillere destandır. Eser de adını Hasan'ın yarışmalarda kopup düşen uçurtmaların yerini mükemmel tahmin ederek geri getirmesinden almıştır. Mahallenin zorba çocukları uçurtma yarışmasında finale kalan uçurtmayı getirmek için koşan Hasan'ı sıkıştırıp tecavüz eder ve bizim sümsük yardım etmek yerine kenara çekilip izler, üstüne üstlük çocuktan duyduğu mahcubiyetle yaranmak yerine gözüne göründükçe aklına gelmesinden kurtulmak için kendi eşyalarını ve bir miktar parayı sanki Hasan çalmış süsü vererek onun odasına bırakır ve babası ile Hasan'ın evden ayrılıp Hazaracad isimli Hazara yerleşim bölgesine göçmesine sebep olur. Sonrasında savaş çıkar, Rusya Afganistan'ı işgal eder ve babasıyla Emir Amerika'ya kaçar. Babası bu kaçış yolunda
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,2bin okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 18:03
Hikaye, çok uzak bir gelecekte değil, neredeyse "beş on yıl sonrası" diyebileceğimiz bir yakın gelecekte, Dublin’de geçiyor. Seçimle başa gelen aşırı sağcı bir partinin, gücü eline geçirdikten sonra adım adım ülkeyi nasıl totaliter, baskıcı bir diktatörlüğe ve ardından kaçınılmaz bir iç savaşa sürüklediğini izliyoruz. Biz bu yıkımı büyük makro pencerelerden değil; dört çocuk annesi ve bir bilim insanı olan Eilish Stack’in gözünden, yani bir evin içinden deneyimliyoruz. Öğretmenler sendikasında yönetici olan eşi Larry’nin gizli servis tarafından apar topar götürülüşüyle başlayan süreç, Eilish’in çocuklarını ve demans hastası babasını korumak için verdiği insanüstü bir hayatta kalma mücadelesine dönüşüyor. "Felaket bir anda patlamıyor; gündelik hayatın içine sızarak, sizi yavaş yavaş alıştırarak geliyor." Kitabı okurken ilk başlarda zorlanabilirsiniz çünkü yazar çok bilinçli bir teknik tercih yapmış: Metinde paragraf bölünmeleri yok ve diyaloglar için hiçbir tırnak işareti ya da konuşma çizgisi kullanılmamış. Konuşmalar, iç sesler ve dışarıdaki kaos, soluksuz blok metinler halinde akıyor. Okurken fark ettim ki bu üslup, yaratılan klostrofobik ve boğucu atmosferle mükemmel bir uyum içinde. Diyalog belirteçlerinin olmaması, karakterlerin sesinin totaliter rejim tarafından nasıl kısıldığını, seslerin düz metnin içinde nasıl silikleştiğini hissettiriyor. Okur olarak nefes alamıyorsunuz, tıpkı Eilish gibi bir sonraki cümlenin sizi nereye savuracağını bilmeden, nefes nefese okuyorsunuz. Romanın en güçlü tarafı empatiyi bir duygu değil, tokat gibi bir deneyim olarak yüzümüze çarpması. Televizyonda gördüğümüz, sayılardan ve istatistiklerden ibaret sandığımız "mültecilik" kavramını, Batılı bir coğrafyada (İrlanda) kurgulayarak şu soruyu soruyor: "Bu sizin başınıza gelseydi ne
Peygamberin ŞarkısıPaul Lynch · Delidolu Kitap · 20241,916 okunma
10/10
·152 syf.··
2026 37. kitabı
Keşke gerçek olmasaydı... Kitabın daha ilk sayfasında mahkemede çekildiği belirtilen resmin kaldırılmış baskısından dolayı belki gerçek değildir umuduyla okumak. Bir yalı cinayetinin üç kişi gözünden okuyucuya aktarılması.. Birinci bölümde çocukluğu çok fakir bir ailede zor şartlar altında okuyup sıra arkadaşı olan zengin aile çocuğunun babasına erişmek olan zeki kurnaz hırslı ve hatta hırsız bir çocuk... Çocuk aklıyla erişemeyeceği hayatı çalıyor boya kalemleri silgi ve açacak çalarak.. Ama yakalandığı zaman ben kendim verdim diyecek kadar seviyor sıra arkadaşı İrfan'ı.. O ise salaklık olarak nitelendiriyor bu davranışları aralarındaki ilişki bozulsa evlerine gidemesede bir daha İrfan çocuğun avukat babasının etkisinden çıkamayıp.. İş kazasında ölen babasının parasını almak için müteahhittin parasını koparmadan bırakmıyor yakasını.. Yaşı 18 den küçük olduğu için bankaya yatıramıyor parayı ve koynunda taşıyor yıllarca.. Annesi ve kardeşi o parayı hak etmiyor kendince.. akıl etmedikleri için hakta etmiyorlar.. hakimlik stajını yaparken eski ezilmişliği bitmeye, insanlar ancak saygı duymaya başlıyor.. Bu yüzden önüne gelen kendi fakir geçmişindeki gibi bir tabakadan kadının suskunluğunu umursamayışı ve yapmıştır kesin diye düşünmesi ona zerre acıma duymaması.. İdam cezasına bu kadar net karar verebilir olması Faik İrfan Elverir'in.. Melek ise babasının ölümünden sonra annesi tarafından hiç sevilmeyen üvey abisi tarafından sürekli dövülen küçük yaşta yalıya hizmetçi olarak verilen ezilmiş bir köylü kızı.. Yalıdaki yatalak yaşlı kadının altını değiştiren yemek yediren iş yapan ezilen kız çocuğu.. Yatalak koca karının oğlu Hüsrev'in oyuncağı.. Hüsrev'i ailesi yol yordam öğrensin diye Fransa'ya göndermişler ama Hüsrev hafif meşrep kadını peşine takıp eve getirmiş.. kadın
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,6bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 13:41
Karanlıktaki Kıvılcım, yalnızca Kuzey Amerika'da bir milyondan fazla satmıştır ve Strand Magazine'in En İyi İlk Roman Ödülü'nü kazanmıştır. Book of the Month'un Yılın Kitabı Ödülü, Goodreads Choice En İyi İlk Roman Ödülü, Goodreads Choice En İyi Gizem ve Gerilim Ödülü ve ITW'nun En İyi İlk Roman Ödülü için finalist olmuştur. Karanlıkta Kıvılcım; Stacy Willingham kaleminden, Altın Kitaplardan basımı yapılan, 359 sayfadan ibaret roman. Chloe; henüz 13 yaşında iken, 6 genç kız ortadan kaybolmuştur. Bunların hepsi de tanıdığı kızlardır. Annesinin dolabından makyaj kutusunu almak isterken, kutunun içinde gördükleri Chloe' yi çok etkiler. Kaybolan arkadaşlarının takılarıdır. Kızların kaybolmasından babası suçlu bulunmuştur. Her bir kız için müebbet hapis cezası alır. Kardeşi Cooper, annesi ve Chole bu olayın etkisini uzun süre üzerlerinden atamazlar. Anneleri i** etmeye kalkışmış, yatalak kalmıştır. Onu bir kliniğe yatırırlar. Chole, okul bitince, kendi iş yerimi kurunca yanıma alacağım diye düşünür annesini ama hep erteler bu düşüncesini. Bu olayın üzerinden yıllar geçer. Chole artık üniversiteyi bitirip, psikolog olmuştur. Terzi kendi söküğünü dikemez hesabı, herkese çare olan Chole, bir tek kendi yaralarını saramaz. İlk seri kayıpların üzerinden 20 yıl geçmiştir. Aynı şekilde 2 genç kız kaybolmuştur ve yine Chole' nin çevresindendir. Acaba bir kopyacı mı ortaya çıkmıştı, ya da k** kaldığı yerden devam mı ediyordu? Chole' nin babası gerçekten suçlu muydu? Canavarlarla savaşan kişi, bu süreçte kendisinin de bir canavara dönüşmemesine dikkat etmelidir. Eğer karanlığa uzun süre bakarsan karanlık da sana bakar. ( Friedrich Nietzsche) O ıssız yolda her gün koşardım, zaten yeterince uzaktaki evim yakınlaşmak yerine gittikçe uzaklaşırdı. İçten gelen bir güvensizlik bir
Karanlıktaki KıvılcımStacy Willingham · Altın KitaplarMurat Karlıdağ · 2026189 okunma
Reklam
Reklam