Arkadaşımın ,kocası izin vermediği için makyaj yapmayan annesi.İdare onda olsun diye her ay maaasinin tamamını kocasına veren annemin iş arkadaşı.Orospulara özgü olduğu için topuklu ayakkabı giymesi yasaklanan arkadaşı...
İtiraf etmeliyim ki, bu moda hastalığı en çok kadınlara musallat oluyor. Güzel bir kızın ya da güzel bir genç kadının, çok hafif bir makyaj yapması, saçlarını düzgünce taraması, onu daha da güzelleştirmeye yeter de artar da. Ama onlar, modaya uymak için lüks berberlere gidip dünya kadar paralar vererek, gülünç saç modelleriyle, gereksiz makyajlarla doğal güzelliklerini bozuyorlar.
Harun zili çaldı. Ağır makyaj altında güzel
sayılabilecek, eteği dizlerinin bir karış üstünde bir sekreter kapıyı açtı. Atletizmle uğraşsa göğüs farkıyla pek çok yarış
kazanabilirdi.
"Buyurun."
"Ertan Bey'le görüşecektik."
"Kim diyelim?"
"Polis."
Harun, "Cinayet Masası," diye ekledi. Karşı tarafı etkilemek için zaman zaman bu sıfatı kullanırdı.
Boyamayı ne çok seviyoruz. Boyuyor, ama renk vermiyoruz. İşin rengi değişiyor ama biz değişmiyoruz. Renkten renge giriyor, ama renk körlüğü yaşıyoruz. Her ne kadar renkli simalar varsa da aramızda, renk katmıyorlar hayatımıza.