Puan vermedi·117 syf.··
2025 46. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2025 21:33
Kitabın satırları arasında kaybolurken bir ara hangi şehirlerde oruç tuttum, hangi şehirlerde sahur ve iftar yaptım diye düşündüm. Kitapta yer alan yazıların tarihine göre -2014 yılı- ben gurbette, yine bir İslam diyarı olan İran'daymışım. O ramazanı hatırlıyorum. Sıcak günler. O Ramazan'da on dört kilo vermiştim. Âş-ı rîşte dedikleri bir aş vardı orada, içinde birkaç tür bakliyat ve sebze ile beraber erişte (yemeğin ismindeki rîşte odur işte ki iplik anlamına da gelir) içeren doyurucu bir yemek ile sahur ve iftar yapıyordum. Dünya kupası maçlarını izlerken de alkolsüz bira! Malt içecek canım işte birasını boş veriniz!!! Menüm bunda ibaretti. Eski ramazanların iki ortak hususiyeti var. Çocuklar ve yaşlılar. Onlar olmadan ramazan tam olarak anlaşılamaz. Necdet Hoca bunu açık açık söylemese de ben bu mesajı anlayabilecek kadar okuyucu ve bunca ramazanı "geride bırakmış" bir mümin -acaba gerçek anlamda bir mümin miyim bilemiyorum- ve müslümanım. Öyle olmasını/olduğumu ümit ediyorum. Çünkü ramazandan ümit etmek manasını da çıkardım bunca yıl. Çünkü bir yanı korkuydu ramazanın benim için. Ya bunca emekten sonra elimde kuru bir açlık kalacaksa? Birgün kızım henüz dört yaşındaydı ve bana "babacığım oruç musun, aç mısın?" diye sormuştu. Hangi hisse bürünmeliydim? Şaşkınlık, gülme!? Ben korkuyu hissetmiştim en çok. 2014 ramazanının otuz gününü ve bayramı konu alan çok keyifli bir kitaptı. Necdet Hocanın ev hallerine de yer verdiği içten, sıcak ve düşündürubir eserdi. Keyifle okudum. Şiddetle tavsiye ederim. Son olarak çocuklar ve yaşlılar için ramazan konusunu daha derinlemesine düşünmek istiyorum. Beraber düşünelim...
Zamanın Behrinde Ramazan HikayeleriNecdet Subaşı · Dergah Yayınları · 201529 okunma
9/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2024 35. kitabı
Algernon'a Çiçekler-Daniel Keyes-Roman- 325 sayfa Koridor Yayıncılık 2024 * Merhaba okur dostlar. Nerede ise tüm okurlar "Denizler altında yirmi Bin fersah" adlı eseri okumuşlardır. Eserin önemi edebiyatın bilimle oluşan ilişkisine somut bir örnektir. Bu eser sonrasında çalışan bilim adamları deniz altı yapmaya girişmişler başarmışlardır da. Bu eserin ifade ettiğim örneğe benzer bir yanı olduğunu sizlere söylemek isterim. Zihinsel özürlü olarak Dünyaya gelenlerin yapılacak bir beyin ameliyatıyla düzeltilebileceğine inanan Prof. Nemur ve Dr. Strauss düşüncelerini Algernon adlı sevimli bir farede uygularlar. Algemon ameliyat sonrası diğer farelere oranla yapılan deneylerden başariyla çıkar. Deney ekibi bu başarılı sonuç üzerine ameliyatı zeka özürlü olarak Dünyaya gelen biri üzerinde gerçekleştirmek ister. Charlie zeka özürlü doğar. Annesi Rosa ve babası Malt kız kardeşi doğana dek onunla ilgilenirler. Kız kardeşi doğduğunda annesi kızına bir zarar verir düşüncesiyle Charlie'yi istemez. Babası oğlunu kardeşine emanet eder. Amca Charlie'yi özürlüler Devlet okuluna yazdırır aynı zamanda da ona fırında çalışması için iş bulur. Bilim insanları denek olarak Charlie'yi uygun görürler. Kız kardeşinden izin alarak ameliyatı gerçekleştirilir. Charlie ameliyat sonrası günlük tutar ve zaman ilerledikçe zeka derecesi artar süper olur kendi durumuyla ilgili bilimsel araştırmalar yapmaya başlar. Yine de yolunda gitmeyen bir şeyler vardır. Bu kaygılarını çevresiyle paylaşır. Roman kurgusu güzel işlenmiş. Anlatımın çok azı dışında neredeyse tamamını Charlie'nin tuttuğu günlüklerden öğreniriz. Okur sürekli bir merak içinde bilimsel çalışmaların neticesinin ne olacağına odaklanır. Yazar, Dünya üzerinde binlerce zeka özürlü yaşayan olduğunun mesajını vererek onları ötekileştirmek yerine
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·160 syf.··
2021 138. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2021 13:49
Kırık kırılmış hayatlar, anason, malt ve sigara dumanı kokan öyküler. Murat Uyurkulak in okuduğum üçüncü kitabi. Dilini yazdıklarını, metnin alt yapısını ve ince detayları ile okumaktan keyif aliyorum. Üç bolumden ve 23 öyküden oluşuyor kitap, (daha önce Tuhaf Dergisi ve Trendeki Yabancı da yayinlanmis öyküler)
Hoca, Baba, Amca, BenMurat Uyurkulak · Can Yayınları · 2021270 okunma
MURAKAMİKAZE
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2021 68. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2021 22:14
RÜZGARIN ŞARKISINI DİNLE Malumunuz harika bir grupla sevgili Haruki Murakami’ nin bütün eserlerini kronolojik olarak okumaya başladık. Bazılarımız için ilk okumalar ancak ikinci tura başlayan katılımcılarımızın sayısı da az değil. Fare’ nin üçlemesi serisinin de ilk kitabı olan #rüzgarınşarkısınıdinle aynı zamanda Murakami’ nin 1979 yılında yazdığı ilk eseri. Edebi anlamda zaten kendisinin de çok emin olmadığı (ki yıllar sonra bu kitabın çevrilmesine izin veriyor) eserde yer yer sert geçişler olsa da, kendine has duru üslubuyla kendi ekolünü kendisi yaratacak bir ustanın gümbür gümbür geldiğini haber veriyor. • Sf.13 Eğer sanat ve edebiyat arıyorsanız antik Yunanlıların yazdıklarını okuyabilirsiniz. • Sf.29 Farenin romanının iki harika yanı vardı. İlki, hiç seks sahnesinin olmaması, tek bir kişinin bile ölmemiş olması, diğeri ise tek bir kişinin bile ölmemiş olması. Her ne kadar görmezden gelsek de insanlar ölür ve erkekler kadınlarla yatar. • 51 ve 52. sayfada Haiku hece ölçüsüne yapılan göndermeler. • Sf.120 Herkesin bildiği şeyler üzerine roman yazmanın ne anlamı olabilir ki. • Kitabın tamamında Dereck Hartfield isimli hayali yazardan yaptığı alıntılar. 150 sayfalık bir günde rahatlıkla okuyabileceğiniz kitapta üstat adeta, ben işi gücü bıraktım, mutfak masasında yazmaya başladım. Bundan sonra da bir ömür boyu istediğim üslupla, istediğim konuları yazacağım mesajı veriyor, bizler de onun bu doğallığını ve yarenliğini çok seviyoruz, kitaplarını tekrar tekrar okuyoruz, gerçekte var olmayan referanslarının (Dereck Hartfield’ı Google da arayan sadece ben değilmişim neyse ki) peşine düşüyoruz. Murakami’ nin kendi işlettiği Little Boy isimli Caz Kafesini işletirken bir anda yazmaya başlamasına vesile olacak aydınlanma ve mutfak masasındaki yazma serüveni, eseri
Ahtapotokur
Rüzgarın Şarkısını DinleHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20207,4bin okunma
1/10
·136 syf.··
2021 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2021 02:10
Kitapta Atatürk’ün çocuklara bira içirdiğini gösteren resimler daha kaç defa yalanlanacak bilmiyoruz, alkolsüz malt içeceği ve ayrıca kaynak olarak püsküllü deliyi göstermesi ise bardağı taşırıyor.
Haim NahumHüseyin Serkan Elönü · Küresel Kitap · 201676 okunma
YAPMA BUNU LİVANELİ
3/10
·244 syf.··
2018 37. kitabı
YouTube kitap kanalımda Edebiyat Mutluluktur kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: ytbe.one/dR12B0gIkhg Livaneli, Livaneli Cebindeki para kaç haneli? Bu kitap için Livaneli egosu mu desek, kibri mi desek bilemedim. Maalesef ki adam kendisini bir Proust, Dostoyevski ya da Eco sanıyor. Kendisini yazın dünyasının Mevlanası ilan etmiş desek yanlış olmaz. 18. sayfada "İnsanlar kitapları ilaç niyetine değil, zevk almak için okuyorlar." demiş kendisi. Katılmıyorum. Salt pragmatist bir bakış açısıyla okunulduğu sürece kitapların hedonizme hizmet eden haz oyuncaklarından farkı kalmazdı. Hem kitaplar, neden ilaç niyetine okunmasınlar ki? Benim için bir Vermidon, Parol, ağrı kesici ya da vitaminin veremediği mental etkinin çok daha fazlasını bir kitaptan alıp, kendi auramı iyileştirebiliyorsam misal olarak bir Zweig ya da Dostoyevski kitabını insanın dünyasını geliştiren bir ilaç olarak düşünmenin nasıl bir sıkıntısı olabilir? 18. sayfanın hemen yan sayfasında, bir kitabı okumaya zorlanmak saçmalıktır, düşüncesini savunuyor. Katılmıyorum. İnsan artık bir süre sonra akıcılıktan uzak, okumanın çetin olduğu Karasu, Musil, Proust gibi yazarları okumanın özlemini duyuyor. Bu tip yazarlar insanın beynini sanki unutulmuş bir makine odasına uzun yıllar sonra ilk kez girildiğinde tekrar çalıştırılıyormuş gibi bir etki veriyor diye düşünüyorum. 25. sayfada Türkiye'deki bazı yayınevlerinin edebiyatı salt ticari bir kurum, ürünün niteliğiyle değil daha çok edeceği piyasa değeriyle öne çıktığını savunan kapitalizmi eleştiriyor. Ama kendisi Türkiye'nin kapitalizm yayınevlerinin babası olan Doğan Kitap'ta kitaplarını yayımlıyor. 49. sayfada Dostoyevski'nin romanlarındaki St. Petersburg sokaklarını esrarengiz ve çılgınca olduğunu belirtip sonrasında yazarın bize bu durumu belirten
Edebiyat
Edebiyat MutlulukturZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 20202,449 okunma