7/10
·146 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Öz olarak şair, şiirlerinde birçok yaşanmışlığı ve anıyı ayaklandırmaktadır. Aynı zamanda şairin ifadesine göre, hafıza denen gizemli kutu üzerinden rayihalar yayılmaktadır. Şair, aşı boyalı balkon zamanlarından bahisler aksettirerek bu durumu desteklemektedir. Böylelikle şiirler duygu olarak, yüreğe ve insana dokunan duyarlılıktadır. Şiirler mütevazı, malumatfuruşluk içermeyen sade ve samimi bir üsluptadır. Sonuçta her şair, her insan kendi kalbinin ekmeğini yiyecek ve kendi içine doğru yolculuğunu tamamlayacaktır. Her şair gibi Atilla Bey’de az çok eskiye kaside çizmektedir böylelikle. Bu minvalde konulu ve gayeli bir anlatım rotası üzerinden yol alınmaktadır diyebiliriz. İyi okumalar dilerim.
Evimin PenceresindenAtilla Akıncı · Devir Yayınevi · 20255 okunma
Bu bir kitap incelemesi değildir.
10/10
·968 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2025 16:58
Kitabı okuyanların (bazılarının) incelenmesidir. * Bu kitabı okuyup da, Nietzsche'yi hâlâ kötü görebilmek için: * 1) Okumamışsındır, senin ''inanç ve sözde düşüncelerine'' ters düştüğü için, ''kaç kişiyi korusan'' (!) kârdır düşüncesiyle (!) şakıyorsundur; * 2) Okumamışsındır, atlaya zıplaya ordan burdan göz gezdirdiğin pasajları tırtıklamış, wikipedia'dan bulup yapıştırdığın kurnaz alıntılarla süslemişsindir, ''gücünü'' sergilediğin sayfanı döşemişsindir ve yine şakımışsındır.. (hem de sayfa numarası verecek kadar); * 3) Okumamışsındır ve tek amacın ''kaç kitap okuduğunu'' sergilediğin bir tür ''duruş -pozisyon-'' alanındır burası.. Hattâ üşenmemiş, okuyanların alıntılarını alıp kendi alıntın gibi paylaşmışsındır, aynı yanlışlara düşmenin sebebi de budur. * 4) ''Okumuşsundur'', ''anlamışsındır'' ama farklı dünya görüşün sebebiyle sana yatkın değildir ve bunu en âdil tavır ve sözlerle açıklarsın -ki, saygı duyulur-.. Felsefi bakış açısını benimsememen anlaşılır ama Nietzsche'ye bir ''insan'' olarak sevgi ve saygı duyman kaçınılmazdır. * Bir insanın her b*koloji olması makbul değildir. Buna malumatfuruşluk denir. Temeli yoktur. Bir insanın belli bir konuda uzman olması ve yanı sıra başka konulara da ilgi duyması ve tek yönlü ilerlemeyi kendine yakıştırmaması, bana göre de, en doğru yoldur. Konu, Nietzsche'nin Yunanlar hakkındaki sağlam temeli. Bu, insanı niye rahatsız eder, diye soruyorum kendime ve cevabı bende var. Herkes kendi cevabını verecektir. İnsanlık Tarihi'nin başlangıcını, istediğiniz polemiğin içine çekebilirsiniz, ki çekiliyor. Yok şunla başlıyor, yok bunla başlıyor ve hattâ bitiyor. Ama insanlığın ''Düşünce'' tarihi dediğinizde, ''sistemli düşünce'' Yunan'la başlar. Sokrates, Platon, Aristotales, Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Hippokrates... gibi
Nietzsche
NietzscheJulian Young · İş Bankası Kültür Yayınları · 2015188 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·304 syf.··
2024 17. kitabı
ESG tarihi sevdiren bir yazar, akademisyen. Açarsak; ülkemizde alışılagelmiş olduğu üzere -yaşlı, bilge adam kültü sebebiyle belki- tarihi-tarihi bilgiyi ağdalı cümlelerle malumatfuruşluk yaparak anlatan çoğunluğun aksine tarihi olayları değerlendirme noktasında size metod kazandırmayı, yorum yapma gücünüzü arttırmayı ve tahlil yeteneğinizi geliştirmeyi amaçlayan bir yazar. Bilgiye erişimin son derece kolay olduğu günümüz paradigmasında size bilgiyi değil onu nasıl kullanacağınızı gösteren, merakı cezbederken ufkunuzu da genişleten bir yazar. Tarihe meraklı kişilere bu kitabıyla birlikte hocamızın diğer eserlerini de okumalarını tavsiye ediyorum.
Bunu Herkes BilirEmrah Safa Gürkan · Kronik Kitap · 20204,417 okunma
İnsanı tanımak isteyen evvela kendinden başlamalı, zira en kolay kendini tanır
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2024 00:28
Kitapta çok sık not aldığım sayfalar oldu. Ağızlara yapışagelmiş zırva kişisel gelişim gaflarını bir kenara bırakın, ve alanı ne ilahiyat ne de psikolog olan yalnızca kitapla kendini geliştirmiş şu zatın sözlerine kulak verin derim. Peygamberliğin ispatı, ve muhtelif 1 den sonra bu üçüncü kitabını da okuduktan sonra beni daha iyi anlayacaksınız. Zira yazar yaşı genç ancak cezbedici çok çizgi dışı bir hitap şekline sahip. Yazar kendi okuma yöntemlerini de defterinden fotoğraflar çekerek kitaba eklemiş, nası yöntemle okuduğunu, hangi teknikle not aldığını detaylıca belirtmiş. Kısaca kitaptan aldığım notları derlemek istiyorum: -İnsanı tanımak isteyen evvela kendinden başlamalı, zira insan en kolay önce kendini tanır. -Sloganik bir okuyucu olmak yerine bilinçli ve selim bir okuyucu olmaya bak -Malumatfuruşluk peşinde koşma -Kitaplardan ne anımsadığına değil ne öğrendiğine odaklan -Özellikle klasikleri pınarından iç doğrudan yazarından oku, -Kendini geliştirmek adına mutlaka çapraz okuma yap -Kitap okumak için kendini bir mekana zorlama, kitabı sadece belli bir ortamda okumayı kendine mecbur etme -Özellikle sabah namazı vaktinden sonra önemli okumalarını tamamla ila ahir.
Düşünce
Öğrenmeyi ÖğrenmekAltay Cem Meriç · Tin Yayınları · 20243,603 okunma
Puan vermedi·825 syf.··
Beğendi
·
2024 62. kitabı
·
353 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2024 00:00
Rönesans hümanizmi için oldukça önemli bir isim ve dünya edebiyatının ilk hikâyecisi sayılan İtalyan yazar ve şair Giovanni Boccaccio ile selamlıyorum sizi. Tam metinli, ciltli, #nevinyeni ‘nin pırıl pırıl çevirisi Decameron ile… #karadelik misali toplumu ve inanç önderlerini yutan Ortaçağ karanlığında baskının her türünün hicvedildiği, tabu olan cinselliğin irdelendiği (teşbihte hata yok, alenen irdelendiği) ihanetin,aşkın,ölümün binbir tonunun işlendiği mizah ve eleştirinin flörtleştiği eser hakkında zaten malumatınız vardır. Ol sebepten niyetim malumatfuruşluk değildir. Affınıza binaen Decameron ‘a biraz #meltemce bakalım istedim. “Paran varsa ağa da sensin paşa da sensin.” Pardon! “Kral da sensin kraliçe de…” demeliyim bu esere göre. Öyle ya! Veba ortalığı kasıp kavura dururken #dedimolabilir ciler toplamış tacını, terliğini ve dahi oda hizmetçilerini #bizhepşatodayaşadık ezgisi eşliğinde yerleşmişler kent soylularının şanına uygun “salle à manger”e… Zaman çok, yapacak iş yok, öyküler gırla! Al takke ver külah, anlat haşmetmeabları anlat! Mizah bir tarafa, ekonomik, sosyolojik, psikolojik, demografik ve daha nice menfi boyutları taşıyan #karaölüm ‘ü “Boccaccio’nun Gözünden Bir Salgının Anatomisi” olarak nihayet tamamladığım için mesudum. Giovanni Boccaccio
DecameronGiovanni Boccaccio · Alfa Yayınları · 20201,550 okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2024 121. kitabı
Klimalı seminer salonlarında hayata olumlu bakmak kolay. Ezberlersin rolünü, çıkar oynarsın. Ama ölüm döşeğinde ezberlediğini değil, ancak yaşadığını oynayabilirsin. Birinde rol biter, perde kapanır. Diğerinde rol biter, perde açılır. Ve bu gerçek, yaşadığın dakikaları okuduğun kelimelerin efendisi kılar. Okuduklarınla yaşadıkların uyuşmuyorsa eğer, ancak bir su birikintisindeki gökyüzü kadar derin olabilirsin. Bana kaç yıl yaşadığını, ne kadar çok şey bildiğini anlatma sakın! En nihayetinde sen, aldığın son nefes ve kurduğun son cümlesin.   Salih Uyan Ruh Diyeti’nde “Bir telaş, bir koşturma. Nereye gidiyoruz böyle?” diye sorduruyor okurlara. Modern hayatın mutluluk reçetelerine, trend olan yaşam biçimlerine ters köşeden bakıp yaşadığımız kültürel değişimlerle fark etmeden kaybettiklerimize dikkat çekiyor. Kof özgüven yerine tevazua, malumatfuruşluk yerine hakiki bilgiye kulak vermeye davet ediyor. Ve diyor ki, “An gelir, nefesler tutulur. Kelimeler tükenir, bilgi kendinden utanır. İşte o zaman ruhu dinlendirmek gerekir.” Ruhunuza iyi bakın, biraz dinlenmesi için Ruh Diyeti’ne başlayın.
Ruh DiyetiSalih Uyan · Timaş Yayınları · 2020326 okunma