Her fert âlem içerisinde bir gedik belki bir penceredir. Görmeye gitmenin adı olan ziyaret, aslında bu maksatla yapılır. Dolmuş olmanın verdiği şehvetle bir sevktir bu. Birine duyulan öfkenin, hayret edilen bir gölgenin, belki bir fikrin muhatabın gözünde nasıl göründüğünü öğrenmenin adıdır ziyaret.
Fail olmaklık diye bir şeyin olması, bu yüzden rahatsızlık vericidir. İşte bu yüzden var olanı kendi zaviyesinden adlandırmanın adıdır insanlık. Uğruna kavga verildiği sanılan şeyin özünde bir hamal olduğu gerçeği... akmakta olanı başka bir zihne taşımaktan, takdir kazanması için bezemekten başka marifeti olmamaktır. Neyse olup biten, yalnızca yön değişmekten başka bir şey değildir.
Dem, zaman, lahza, an... seni öğütürken aynı zamanda nasıl olduğunu gösteren lanet...
Tasayla, gamla, hüzünle, gayretle ve birazcık gururla sevk edildiğin şeye dön de bir bak. Ilahın ilahlaşmak isteyene hiçbir imkan vermediği bir dünyadır burası. Kazandıklarının bir ihsan olduğunu, var ettiğini sandığın şeylerin yalnızca bir tecelli olduğunu ne zaman anlayacaksın?