Kadim literatürde Bedevi- Hadari namıyla anılan, bugün ise İlkel- Medeni olarak tezahür eden şey bir tür ideal insan modelidir. Her iki kutupta kendi olmaklığı inkâr eden bir vaziyet olsa da bu; estetikle, ahlakla garanti altına alınmıştır. Medeni insanın davranışlarına taalluk eden bu kavramlar (ahlak- estetik) özü itibari ile insanı hassaslaştıran, ciddi tehlikelere karşı zayıflatan bir şeydir. Her nasılsa medenilik toplum nezdinde- buna rağmen- yücelik barındıran bir hâl olarak kendine yer bulmuştur. Fakat bu yücelik, çağdaş insan için davranışa dair değil de nesneye, eşyaya dair birikimi hedef alan bir vaziyet almıştır. Metaya sahip olmak güzel ahlaka, erdemlere sahip olmak olarak anlaşılmıştır. Ve bu sebeple çağdaş- medeni insan, bu vakte kadar insanın beşeri şehvetini tatmin etmeye yarayan söz konusu şeylerin tahkir edilesi bir şey olmaktan çıkarmış ve kendini tüm risklere rağmen bunlarla teskin ve tezyin etmiştir. Gülünç olan ise bedevilerde olduğu - pek çok ferdi için- varsayılan meteya, şehvete, kabalığa düşkünlük günümüzde adı değiştirilmiş şekilde sahiplenilmiş ve bununla, yine aynı gerekçeyle bedevilere karşı alçak, cesur taaruzlarda bulunanlar da olmuştur.