Cahiliye döneminde Cuma günü hutbe sırasında baston veya kılıç taşımak bir kuraldı ve bu uygulama Hz peygamberden sonra halifelere geçmiş ve bugüne kadar gelmiştir
Cahiliyede diğer günlere göre cuma gününe daha bir önem atfedilir, o güne mahsus ibadet edilir, hatta İslamiyette olduğu gibi o gün hutbe verirlerdi. Bu uygulamayı Hz Peygamberin dedelerinden Kab b. lüey başlatmıştı. Araplar daha önceleri bugüne Arûbe diyorlardı. Bu ismi Cuma şeklinde değiştiren de Kab b. Lüeydi. Cuma günleri verdiği hutbede yer gök arasındaki farkı düşünmeyi ve ibret almayı, akraba ile ilgilenmeyi, yetimleri ve fakirleri gözetmeyi, selamı yaymayı tavsiye ederdi.
İbranice "tahannuth" kelimesi ile aynı köktendir. İnziva ve itikaf ile benzerlik arz eden tahanüs olayı, Mekkeliler arasında biliniyordu. Müşrikler Ramazan ayı gelince hira'da bir aylık tahanüstten sonra Şevval ayının hilalini görünce dağdan inip Kabe'yi tavaf ederlerdi. Hz peygamberden önce Hira Mağarasında dedesi Abdulmuttalip Ramazan ayı hilalini gözetlemiş ve Hilal'i görünce bir ay boyunca burada tahanüs yapmıştı. Mekke'deki muvahhitlerden olan Zeyd Bin amr da hira'da tahanüs yapanlardandı. Peygamberin de Müslümanlık öncesi gerçekleştirdi bu uygulama, müşrik Mekkeliler arasında yaygındı. Tahanüs esnasında aileleriyle beraber olmazlardı. Bu bir anlamda İslamiyet sonrası itikaf uygulamasının benzeriydi. Müşrikler burada dua ve salavat türü yakarışlar içinde bulunuyorlardı. Yaptıkları bu tür iyi amellerden dolayı mükafat bekliyorlardı.
İfrit olduğum bir laf vardır: kendi kendine yetmek.
Sen kimsin de kendi kendine yetiyorsun. Zayıflık kötü bir şey mi? Bizim varoluş biçimimiz bu; başkasına muhtaç olarak dünyaya geliyoruz.
Dücane Cündioğlu