5/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:02
First of all, it was an easy and comfortable book to read, and it had everything you would expect from a romance novel. The characters constantly running into each other, the male main character always being the one who saves the woman, those moments where the female character is like “I don’t depend on a man, look, I’m strong too,” and the fact that they immediately fell for each other from the very first moment they saw each other — it had all of those things. The girl loving luxury but also having those “I’m not like that” moments was there too. Even the way they acted like teenagers experiencing love for the first time was included. I was expecting something more interesting, especially since the main character was supposedly bisexual, but she basically fell for the first handsome and rich man she saw. I didn’t like any of the characters. Honestly, it was obvious how the ending would go. They were either going to get married or he was going to propose, and that unnecessary breakup scene the author added just to create some drama was so pointless. It was nice to read something that reflected Armenian culture, and the book has an English level that flows easily and doesn’t make the reader struggle too much. But aside from that, I feel like something was missing. It could have been much better. It’s readable, but I don’t think it’s a book that should be taken too seriously. In my opinion, it was just a very light, “snackable” read. İlk olarak okunması rahat bir kitaptı ve bir romantik kitapta bulunacak her şey vardı. Karakterlerin her daim denk gelmesi, çoğu zaman ana erkek karakterin hep kadını kurtarması ve arada benim kadın karakterim bir erkeğe bağlı değil, bakın o da çok güçlü denilen anları ve birbirlerini gördükleri ilk andan itibaren hemen birbirlerine
Our Ex's WeddingTaleen Voskuni · Berkley · 20261 okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 23:09
Kitabın yapısı oldukça net: Her karakter için ayrı bir sayı ayrılmış. Man-Bat, Scarecrow ve Riddler hikayeleri, karakterlerin neden ve nasıl bu hale geldiklerini, o meşhur "ortaya çıkış" (origin) anlarını başarılı bir şekilde anlatıyor. Poison Ivy hariç maalesef. O sayıda Batman'le ilk karşılaşmaları işlenmiş ama onun origin hikayesi anlatılmıyor. Benim favorim hem tarz hem hikaye olarak Man-Bat oldu ama bu dörtlüden en çok Riddler'ı severim :d Eğer Batman'in erken dönemindeki suçluların motivasyonlarını ve kökenlerini merak ediyorsanız, bu dörtlüye bir göz atmanızı öneririm.
Batman: Four of a KindDoug Moench · Dc Comics · 19981 okunma
Reklam
Puan vermedi·212 syf.··
2026 53. kitabı
Selam! Sizlere, @gurkanuluchan kaleminden çıkan ve ŞerifeŞerife tarafından yayımlanan #CadıNeşteri ile geldim. Bu hikâyede rotamızı 80'li yılların Kıbrıs'ına çeviriyoruz. Eğer 80'ler denince aklınıza yalnızca renkli, eğlenceli ve nostaljik bir atmosfer geliyorsa, yanılıyorsunuz. Çünkü bu roman; nostaljiyi korku, gerilim ve intikamla ustalıkla harmanlıyor. Gürkan Uluçhan'ın kendine özgü ve cesur bir kalemi var. Yazar, akran zorbalığına ışık tutarken günümüzde de sıkça karşılaştığımız şiddet, küçümseme ve psikolojik baskı gibi konuları etkileyici bir şekilde ele alıyor. Kelimelerle kurduğu atmosfer sayesinde gerilimi ve korkuyu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Gelelim Kitabımıza... İnanç, arkadaşları tarafından uzun süredir ağır bir zorbalığa maruz bırakılmaktadır. Kendilerine "Mahşerin Dörtlüsü" adını veren grubun üyeleri arasında yalnızca Besime, yapılanlardan rahatsızdır. Radiye ise sahip olduğu gücün ve ailesinin nüfuzunun arkasına sığınırken, Faika ve Emetullah da onun etkisinden çıkamaz. Bir gün İnanç, arkadaşlarına verdiği anket defterini geri almak için onların toplandığı eve gider. Ancak onu burada korkunç bir son beklemektedir. Yaşanacakları öğrenen Besime ve Timur engel olmaya çalışsalar da çok geç kalırlar. İnanç, yaşanan olaylar sırasında yüksekten düşerek hayatını kaybeder. Radiye'nin ailesi ve diğer güçlü ailelerin devreye girmesiyle olay örtbas edilir. Timur bursuyla, Besime ise tehditlerle susturulur. Polisler bile İnanç'ın ailesini ciddiye almaz. Oğlunun acısına dayanamayan annesi de yaşamına son verir. Fakat hikâye tam da burada başlar. Bu gençlerin hesaba katmadığı karanlık bir gerçek vardır: Hayatına son verdikleri çocuk sıradan biri değildir; çok güçlü bir cadının torunudur. Sitare, Nazi kamplarında ailesini kaybetmiş, çocuklara yapılan korkunç
2026 Okuma Raporları
Cadı NeşteriGürkan Uluçhan · Herdem Kitap · 202624 okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
1=Tepe Sarayburnu: (Ayasofya Topkapı sarayı ve Sultanahmet Camii) bulunur. öncesinde Ana tanrıça tapınağı, Artemis tapınağı Ve Mitra Dini izleri burada yer alır .Kutsal tepelerden biridir. Yerebatan sarnıcı da bu bölgede gezgin Petrus Gillius tarafından ortaya çıkarılmış İstanbul’da 60’ın üzerinde sarnıç var. 2=tepe Çemberlitaş: Üzerinde güneş tanrısı bulunurdu. Nuruosmaniye camii ile taçlandırıldı. 3=tepe Beyazıt: dev boyutlu zafer takı bulunurdu. Boğa meydanı Forum Tauri Pluta ve Hera tapınakları yine bölgede yer almıştır. şu anda Beyazıt ve Süleymaniye camii yer alır 4=tepe Fatih camii: on iki tanrı tapınağı on iki havari kilisesi yer alır şu anda Fatih cami süslemektedir. 5=tepe yavuz selim: Maria Pammakaristos kilisesi yer almıştır Fethiye cami ve bir kısmı müze yapılmıştır. Ayrıca bölgede yavuz sultan selim camii bulunur. 6=tepe Edirnekapı: En yüksek tepe Blakhernai sarayı tekfur sarayı ve kariye kilisesi bulunur 7=tepe Koca Mustafa paşa: Mokios sarnıcı ve Acadius sütunu bulunur. Aya Andrea Entikrisi kilisesi yer alır. şu an apartmana dönüştürülmüştür. Önemli bilgi : İstanbul ve Roma Yedi tepe üzerine kurulmuştur. Kehanetlere konu olmuş seçilmiş kutsanmış bir şehirdir.7 kutsal sayı olarak ifade edilir. 1=360 yılında Konstantin’in oğlu Konstantius tarafından inşa edilmiş Megale Ekklesia (Büyük Kilise ) adı verilmiştir. Aziz Yohannes Khrysostomos’un halk üzerindeki etkisine kızan imparatoriçe AElia Eudoxia imparator Arcadius kışkırtmış galeyana gelen halk tarafından kilise yakılmıştır. 2=415 yılında II Theodosius mimar Ruffinos yeniden inşa ettirmiş 13 ocak 532 de Nika isyanıyla yıkılmıştır. Justinyanus kaçmayı düşünmüş eşi kraliçe Theodor’a sayesinde Got süvarileri isyancıların üzerine salınmış tarihçi Prokopius göre 30bin isyancı kılıçtan geçirilmiştir.(Bizans’ta
Ayasofya'nın Gizli TarihiErhan Altunay · Beyaz Baykuş · 20161,665 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 13. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 22:58
Currently being the only reader and the first reviewer of this book is thrilling! Alright, let's start. So, this book is literally a conspiracy theory itself. Silas Orven is a man, a supposed time-traveller, who appeared in a private Facebook group in about 2024-2025 if I remember correctly. In that group he claimed that he came from the future to try and edit the timeline because humanity in his era of the future is having massive problems. If you can "edit" the timeline, it creates a new variable. Our current actions, if they are different, can create a new result and new future timeline. At first, people mocked him, trolled him, dismissed him completely. But when he began accurately predicting specific events, people were stunned and began taking him far more seriously. Some even started idolizing him and treating him like some kind of divine figure, even though he repeatedly said he wasn’t a prophet or anything divine and that no one should worship him. The guy became a sensation, basically. So in 2025 he published this book and then completely disappeared. No one knows where he is. No one can identify him. His name doesn’t even show up in any global database. Some of his most devoted followers genuinely believe he went back to the future, where he came from. I read the book, and it’s incredibly well-written. Some parts are genuinely disturbing; his descriptions of the future and the era he comes from are pretty terrifying. It's pretty dystopian. It’s impressive how he explains how time travel supposedly works, and he even touches on several taboo topics like Hitler, aliens and their origins, why they abduct humans, as well as God, the Bible, the Qur’an, who built the pyramids and why, whether humans will achieve eternal life, what happens after death, and so
Edebiyat
The Hidden SimulationSilas Orven · Independently Published · 20261 okunma
Puan vermedi·260 syf.··
2022 82. kitabı
Jean-Paul Sartre’ın 1938’de yayımlanan Bulantı romanı, 20. yüzyıl edebiyatının ve felsefesinin en önemli eserlerinden biridir. Varoluşçuluğun (existentialism) en çarpıcı ve etkili manifestolarından sayılır. Roman, felsefi bir tez gibi okunurken aynı zamanda güçlü bir edebi eser olarak da ayakta durur. Roman, Antoine Roquentin adlı bir tarih araştırmacısının Bouville (kurgusal bir liman kenti) günlüğü şeklinde ilerler. Roquentin, bir adamın biyografisini yazmak için arşivlerde çalışırken yavaş yavaş bir “bulantı” hissine kapılır. Bu bulantı, fiziksel bir mide rahatsızlığı değil, varoluşun kendisinin yarattığı ontolojik bir rahatsızlıktır. Sartre, Roquentin’in gözünden nesnelerin, insanların ve kendi bedeninin “fazlalık” (de trop) olduğunu, hiçbir zorunlu neden olmadan var olduklarını gösterir. Her şeyin tesadüfi, saçma ve anlamsız olduğu duygusu doruğa çıkar. En ünlü sahnelerden biri, Roquentin’in parkta bir kestane ağacının köküne baktığı andır; burada varoluşun çıplak, yapışkan, iğrenç gerçekliğiyle yüzleşir. Ana Temalar Varoluşun Saçmalığı (Absurdite): Nesneler ve dünya, insan bilincine yabancıdır. Anlam, bizden gelmez; biz onu dayatmaya çalışırız ama başarısız oluruz. Bu tema Albert Camus’nün Yabancı ve Sisifos Söyleni ile paralellik gösterir, ancak Sartre’da daha fenomenolojik ve içseldir. Özgürlük ve Sorumluluk: Roman, Sartre’ın ünlü “varoluş özden önce gelir” (existence precedes essence) tezinin edebi halidir. İnsan, herhangi bir tanrısal veya metafizik temele dayanmadan özgürdür; bu özgürlük aynı zamanda ezici bir yük getirir. Kötü Niyet (Mauvaise Foi): Roquentin, çevresindeki insanların (garson, Self-Taught Man, sevgilisi Anny) rollerine sığınarak varoluşun boşluğundan kaçtıklarını gözlemler. Kendisi de bu tuzağa düşmemeye çalışır. Zaman ve
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128bin okunma
Reklam
Reklam