'Zan', zıd manalı kelimelerdendir. Ebu Ubeyde şöyle der: "Araplar hem kesin, hem de şüpheli
bilgiye zan derler" Arap dilinde bu kelime, kesin bilgi manasında çok kullanılmıştır. Nitekim aşağıda mealleri verilen ayetlerde de bu manada kullanılmıştır:
"Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı kesin olarak biliyorum" "Suçlular ateşi görür görmez, orayı boylayacaklarını kesinkes anladılar."
Kadın kılığına bakın o devirden bu devire: Ferace, derken çarşaf, sonra tango çarşaf, derken manto, derken büsbütün açılış ve anadan doğma halden beterine geçiş...
Batılılaşma dâvasından en mânalı örnek bugünün kadını... Saçı, başı, kirpiği, burnu, dişi hep takma...
seni bir kere tanısam sönecek yüzün, toprağımda biteceksin
büsbütün yitirecek manalı zamanlar güzelliğini
ve hüzün gelip sizacak penceremden seni tanısam öleceğim...