zamanın dışında yaşamak. olup biten hiçbir şeyin, hiçbir yenilik taşımaması. beklenti ve hayır duygusunun ötesinde bir dünya. her şeyin doğumla birlikte, bin yaşında bir tanrı sureti gibi boşluğa asılıp kalması. kanıksanmış varlık. tozlanmış bir ruh. ağaçların, yıldızların, çocukların, kadınların, erkeklerin, kedilerin, köpeklerin... her şeyin, insanın canında gezen, daha doğrusu duran kör bir tekrara dönmesi.
...halbuki birisi ona ‘yaşadığın sürece bu hep böyle olacak, sonuna kadar hep aynı şey’ demiş olsaydı o da kendine gelirdi. ‘olamaz’ derdi, ‘muhakkak farklı bir şeyler olagelmeli, öyle bir şey ki insan; artık sonuna gelmiş olsam bile beklemeye değmiş diyebilmeli