Biz yaşamak değil, iki kişi ölmek istiyoruz. / sy.43
Öfke, her yenilgiyle içimizde büyüyen cüzzamlı bir çocuk. / sy 44
Öyle bir suçluluk duygusu var ki bende, yemeğin yemediğim yarısının bile kalbinin kırıldığını düşünüyorum. Böyle yaşamak kolay olmuyor elbette. İnsan, yaşamayı becerebilenlerin karşısında donup kalıyor. / sy 55
Komik olacak kadar acıklı ama “kayıp kuşak”dedikleri biz olmalıyız. Çünkü, gerçekten kaybolduk, ne bu dünya üzerindeyiz, ne de yeni bir dünya kuracak gücümüz var. Elimizde yalnız, serseri şarkılar, peltekleşmiş şiirler, bulanık öyküler, bize uymayan adlar, avuçlarımızın teriyle çamurlaşmış acılar. Yürümemiz yolları aşındırmıyor gerçekten.
.
Biz bu ülkenin tarihine, çarpacağı taşlardan ürken nehirler olduğumuz için geçemeyeceğiz. / sy 83