O yüzden halkın iradesi tepeden yönlendirilmelidir. Kitlelerin düşünce ve tutumlarının, bilinçli
bir şekilde ve zekice manipüle edilmesi, demokratik bir toplumun en temel unsurlarındadır.
psikopatların başkalarının düşündükleri ve hissettikleriyle özdeşlik kurma yetisine en azından bir ölçüde sahip olduğunu gösteren şey, Grant Gillett’in iaşret ettiği üzere, sıklıkla başkalarının hislerini manipüle etmeleri ve hor görmeleridir.
“Otoriter sistemler tek-parti sistemleridir. Parti diktatörün partisidir. Başka partilere izin verilmez, çünkü alternatif partiler iktidara tehdit teşkil ederler. Parti iktidarı kullanma, toplumu kontrol ve manipüle etme, bilgi ve enformasyon toplama ve aktarma, elit sirkülasyonu sağlama gibi fonksiyonları üstlenir. Bu sistemler iç ve dış faktörler tarafından çok sıkıştırıldığında, çok-partili bir görünüm kazanır ama aslında tek-partilidir. Sözüm ona muhalefet partileri diktatör için çalışır. Seçim kampanyalarında ona oy toplar. Bu ülkelerde diktatör zaten anti-demoratik olan seçimleri %90'lara varan çoğunluklarla kazanır. Seçimle diktatör ve partisi görevden uzaklaştırılamaz.”
“Otoriter sistemleri hem totaliter sistemlerin beş temel özelliği hem de demokratik sistemlerin özellikleri açısından değerlendirebiliriz. Otoriter sistemlerde sert bir resmi ideoloji bulunması ihtimâli hayli zayıftır. Bu yüzden bu sistemler egemen oldukları ülkedeki insanları ve onlar üzerinden toplumu ideal formata göre yeniden yaratmayı hedeflemezler. En büyük endişe iktidarın iktidar sahibinin elinde kalmasıdır. İktidar sâhibi genellikle etrafını saran bir tabaka tarafından desteklenen ve manipüle edilen bir basit diktatördür. İktidara meydan okumadığı veya tehdit teşkil etmediği sürece her kişi ve kesim nispi bir güvenlik içinde yaşar. Rejim her konuda doğruyu bilme ve bunu topluma empoze etme peşinde koşmaz. Resmi bir sanat, bilim görüşü olmaz. Siyasi iktidar hangi dinin veya müziğin iyi olduğuyla ilgilenmez.”
İnsan sosyal bir varlık, ilişkilerde karşılıklı fayda olması çok normal; sorun faydada değil, sahtekârlıkta. Kartlarını masaya koy, ne istediğini söyle, manipüle etme, vaatlerde bulunma, olmadığın bir insan gibi davranma ve bunu karşındaki de bilsin. O zaman kimse kırılmaz, kimse hayal kırıklığına uğramaz.
“‘Bir sorunu olduğunu kabul etmeyen birini iyileştirmek imkansızdır.’
Bu yüzden genelde;
Asıl yardım alması gerekenler yerine onların değersiz hissettirerek,manipüle ederek hasta ettikleri kişinin yardım almaya ihtiyaç duyacak hâle gelmesi çok acı…”