"Bu Alman yazımı, dedim Gambetti'ye, en yüksek noktalarına eriştiğinde bile, benim sevdiğim Rus ya da Fransız ya da İspan yol yazınıyla bir tutulamaz, İtalyan yazınıyla da. Aslına bakacak olursak, Alman dili zaten çirkin bir dil, yani düşünülen her şeyi yere doğru itmekle kalmıyor, hantallığı ile de her şeyi gerçekten haince sahteleştiriyor, bir gerçeklik içeriğini gerçekten, gerçekteki gerçeklik içeriği olarak verebilecek durumda değil, her şeyi temelinden sahteleştiriyor, ham bir dil, en ufak bir müzikalitesi yok, eğer anadilim olmasaydı, onu konuşmazdım, dedim Gambetti'ye, Fransızca nasıl da her şeyi dosdoğru yakalıyor, Rusça bile, hatta İngilizce bile, dedim, İtalyanca ve İspanyolcayı anmaya zaten hiç gerek yok, çünkü duymak çok hoşumuza gidiyor bunları, oysa Almanca, anadilimiz olmasına rağmen kulaklarımıza hep yabancı ve çok çirkin geliyor. Benim ve sizin gibi müzikten ve matematikten anlayan insanlar için, dedim Gambetti'ye, Alman dili azap verici bir şey. Onu dinlediğimizde tedirgin edici, asla güzel değil, çaresiz, onu içimize yüksek sanat olarak aldığımızı sandığımızda bile kaba. Alman dili tamamen müzikalitesiz, dedim Gambetti'ye, tamamen hain ve bayağı ve bu yüzden yazınsal yapıtlarımızı da böyle algılıyoruz. Al man yazarların elinde her zaman son derece ilkel bir araç vardı dedim Gambetti'ye, bu yüzden de işleri diğerlerine göre yüz kat daha zor."