Yıllar sonra Nejat Uygur hastane yatağında bile siyaset malzemesi olacaktı.
TBMM çatısı altında büyük bir kavga çıkmasının fitilini de ateşleyen olayı hatırlayalım.
2 Şubat 2010'da Erdoğan basına açıkladı; Nejat Uygur'u GATA'da ziyaret etmek
isteyen eşi Emine Erdoğan'a türbanlı olduğu için izin verilmemişti. Bunun sonucu '
Emine Hanım ağlamıştı! Gerçekten de GATA yönetimi Emine Erdoğan'a kapıları
kapatmış mıydı? Resmi açıklama henüz yapılmadı. Gerçi, biliniyor ki, TSK iç yönetmeliği
gereği GATA'ya başı tam olarak kapalılar ya da kara çarşaflılar sokulmuyor.
Ancak eşarp ya da Anadolu kadınının giysisi tül vs ile girilebiliyor. Öte
yandan, 18 Mart 2006'da dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül GATA'da tedavi
altına alındı. Türbanlı Hayrünnisa Gül, GATA' da refakatçi olarak kaldı. Peki, Bayan
Gül'e kapılarını açan GATA Bayan Erdoğan'a niye kapılarını kapatsın? Güya ...
Emine Erdoğan Nejat Uygur'un eşi Necla Uygur'a telefon açmış; o ·da bu durumu
bazı doktorlara söylemiş; o doktorlardan biri de demiş ki; "Gelmesin."
Açıklama böyle. GATA ise bu konuda suskun. İnsan sormadan edemiyor:
Bayan Gül'ü, yedi gün konuk eden GATA, Emine Erdoğan'a 10 dakikayı mı çok
gördü?
İşin özü şuydu; yaşananlar sadece son yıllarda sık sık gördüğümüz "biz mağduruz"
politikasının yeni bir versiyonuydu! 2008' de yaşanan olayın 2010' da açıklanmasının
nedeni, referanduma aylar kalmasıydı ... Emine Hanım ağlar da Erdoğan
ağlamaz mı; referanduma giderken 20 Temmuz 2010' da partinin grup toplantısında
12 Eylül Darbesi döneminde idam edilenlerden bahsederken gözleri doldu! Siyaset
nelere kadir!