''Nen var Zeze?”
”Hiç. Şarkı söylüyordum.”
”Şarkı mı söylüyordun?”
”Evet.”
”Öyleyse ben sağır olmalıyım.”
İnsanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? Bir şey demedim. Bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim.
"Daha çok anlat," dedim.
" Hoşuna gidiyor mu ?"
"Çok. Elimden gelse, seninle SEKİZ YÜZ ELLİ İKİ BİN KİLOMETRE hiç durmadan konuşurdum."
"Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz ?"
"GİDER GİBİ YAPARIZ."
Kitap okurken bilmediğimiz kelimelere rastlarız ve bu kelimelerin tanımları ile kelime dağarcığımıza yeni bir kelime eklemiş oluruz. Kendi adıma bir kelime kütüphanem olsun istedim. İsteyen herkes yorum olarak buraya kelime ve anlamının yanında cümle içerisinde kullanımını da ekleyebilir.
Yorum olarak eklenen her yeni kelime, 1K sayesinde ek bir zahmete gerek kalmadan bildirim olarak, yorumda bulunan herkese düşecek ve herkes yeni bir kelime öğrenmiş olacak.
Ve Taslak olarak da bu şekilde yoruma eklersek çok daha faydalı olacağını düşünüyorum teşekkürler.
TASLAK
"Gıyaben : Kendi yokken, ortada olmaksızın. Adını, sözünü başkalarından duyarak, görmeden.
Kullanımı : Bugün sana gıyaben tanıdığım birinden söz edeceğim.
Posta Kutusundaki Mızıka - Sayfa 94"
Okumaya başladığımda her şey olağan şekliyle devam ediyordu. Yani müzik, saat, nefesim. Biraz sayfa ilerledikten sonra kendimi bir şeyin içinde buldum ve inan bunun farkındaydım ama öyle bir histi ki, sırf o his kaybolmasın diye daha çok odaklandım. Odaklandıkça karaktere büründüm, yaşadım. Aslanın kedi sureti diyelim.