Hayvanımızı göze getirdiklerinden hiç şüphen olmasın. Yahu bu da benim kara bahtım! Biz kapımıza bir uyuz it dadandırsak, Çerçi domuzunun bir iti var, atlıyı atından indirir, denilmekte... Biri de şaşırıp, maşallah! demez. Bu maşallah lafı da mı parayla reziller? Bu bizim köylümüz, göz hasretiyle ordu bozan bir millet...
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Duyan yok ki
- Aman oğlum! Senin Ayşe avluda!.. - Yok canım!.. Dur şöyle..Hani? - İşte..Çamaşır seren o değil mi? - Tamam,kendisi.. Bugün avluya çıkması bununla üç oluyor. Sık çıkarsa gönlü var mı sayılır? - Sayılır ,ama Oğlan görsün" diye çıkmalı bu yana sıkça bakmalı .-Bu yana hiç bakmaz!.. Bizim burada olduğumuzu bilmez mi? Domuz gibi bilir.Bakmaz.Töbe töbe..Bir kez demin çamurdan ayağı sürçtü.Az kalsın çamaşırları düşürücekti. O zaman baktı bir okuldan yana.. - Baktığı iyi! Kız yüreğini yaktığı kadar varmış hay Mustafa! Maşallah fidan gibi. Mor şalvarını savuruyor.Gerçekten güzelmiş senin Ayşe! Ayşe,arkadan görünüyor,Mart rüzgarı,başörtüsünü havalandırdıkça, siyah saç örgüleri pırıl pırıl meydana çıkıyordu.Boyunun uzunluğundan vücudunun tıkızlığı pek belli olmuyordu ama,ondört yaşında,çabuk boy atan kızların çoğu gibi kalçaları dar,omuzları sivri de görünmüyordu.
Biz ne güzeliz. Maşallah be bize!
Sayfa 129
Sıkıntıdan kendimi bahçe işlerine vakfettim, boyuna toprak eşeleyip bir şeyler ekmeye çalışıyorum. Çapasıydı, gübresiydi, suyuydu derken telef oluyorum fakat ne kadar didinsem de işe yaramıyor. Tohumlar filizlenmiyor, fidanlar boynunu büküyor, maşallah dediğim üç gün yaşıyor. “Eli bereketli” denilen türden bir insan olmak isterdim, bu meseleyi kıvıramamama çok içerliyorum. Bir tek, sakinleştirici etkisiyle nam salmış passiflora çiçeği coşkuyla büyüdü, onun da doğanın bana bir kıyağı olduğunu düşünüyorum. Çiçeğimi koklaya koklaya günleri günlere ekliyorum, sakin sakin bekliyorum.
İletişim yayınları
Alıntı
Nicedir ülke olarak da, toplum olarak çapı ve yüzölçümü en az Türkiye'miz kadar büyük bir mizah içinde (ya da mizah bolluğunda) yaşıyoruz. Bakın çevrenize uzağa gitmeden, göreceksiniz bunu. Mizah (Maşallah) her yerde hazır ve nazır. Çevremizin yakınında ya da uzağında her şey birdenbire mizaha dönüşüyor, mizahlaşıveriyor. Çünkü güzel olanla çirkin olan, ciddi olanla "gayriciddi" olan, yakışanla yakışıksız olan, hoşgörülü olanla hoşgörüsüz olan, bilgili ile bilgisiz olan iç içe geçmiş. Geçmiş ve biz "ağlamak mı gülmek mi"nin sınırına getirip dayatan bir şaşkın ördek yaşamına mahkûm edilmişiz.
Edebiyat