Her Ülkeden Bir Kitap - 49 Azerbaycan
8/10
·288 syf.··
2026 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 16:09
Elçin Efendiyev; Azerbaycan edebiyatının en önemli kalemlerinden birisidir. Uzun dönem başbakan yardımcılığı yapmıştır. Babası İlyas Efendiyev de Azerbaycan’ın en önemli yazarları arasında yer alır. Ak Deve’ye bir mahalle romanı diyebiliriz. Romanın başkahramanı Aliekber ellili yaşlarda bir yazardır. 1984 yılında yazılan romanda Aliekber’in çocukluk anılarına şahit oluruz. Bakü’nün küçük bir mahallesinde her şey sakin bir şekilde ilerlerken İkinci Dünya Savaşı başlar. Mahallede silah ve top sesleri duyulmaz fakat savaşın etkisi tüm mahalleyi sarar. Erkekler tek tek savaşa gider ve mahalleye bir matem havası çöker. Hikaye çocukluk anılarına daha çok odaklanır. Temposu düşük ve ağır ilerleyen bir anlatıma sahip olsa da dönemin Bakü’sünü, mahalle yaşamını ve insanların sosyal ilişkilerini başarılı bir şekilde yansıtır. Savaşın cepheden uzakta yaşayan insanlar üzerindeki etkisini anlatan güçlü bir romandı.
Ak DeveElçin · Ötüken Neşriyat · 2000367 okunma
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 15:07
Beyaz her zaman umut mudur? Bazen bir matem. Bazen bir vazgeçiş. Bazen yaşam. Bazen bir mucize. Bazen içsel bir yolculuk. Beyaz renk üzerine yazılmış, kadın temasını yer yer almış bir kitap. İnsanı derin düşünmeye sevk ediyor. Nitekim kültürlerin çoğunda evlilik mutluluk gibi kalıpları sarmalayan 'Beyaz' renginin aslında bazı kültürlerde ölümü çağrıştırdığı da bir gerçek. Cenazelerde beyaz giyilmesi gibi. Asya kültüründe bununla ilgili araştırma yapabilirsiniz. Tabii ki kitap sadece ölümü anlatmıyor. Bir noktada aslında etrafımızdaki sahip olduğumuz, var olan herşeye hem şükretmemizi anlatırken, bir noktada ayrılıkların kaçınılmaz olduğunu vuruluyor. Beyaz Kitap
Edebiyat
Beyaz KitapHan Kang · April Yayıncılık · 20242,061 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tarihin gözyaşları…
8/10
·480 syf.··
2026 15. kitabı
İskender Pala’nın Katre-i Matem romanı, yalnızca bir dönemi anlatan tarihî bir eser değil; aynı zamanda insan ruhunun acı, özlem ve sadakat karşısındaki hâlini de gözler önüne seren etkileyici bir anlatı. Roman boyunca hissedilen hüzün, okuyucuya sadece olayları değil, duyguları da yaşatıyor. İskender Pala’nın kaleminde en çok hayran olduğum şey, dili kullanışındaki zarafet oldu. Tarihî atmosferi kurarken gösterdiği titizlik, karakterlerin iç dünyalarını anlatırken sergilediği incelikle birleşiyor. Cümleleri yer yer bir şiir gibi akarken, anlatımındaki derinlik okuyucuyu kitabın içinde tutmayı başarıyor. Katre-i Matem, tarihî roman okumayı sevenler için olduğu kadar güçlü bir edebî üslup arayan okurlar için de değerli bir eser. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan yalnızca hikâyesi değil, İskender Pala’nın kelimelerle kurduğu o etkileyici dünya oldu.
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,6bin okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 247. kitabı
İskender Pala, edebiyatımızın en görkemli dönemlerinden biri olan Lale Devri’nin o ışıltılı, zevkusefa dolu ama bir o kadar da entrikalarla örülü atmosferini, İstanbul’un büyülü sokaklarında geçen muazzam bir tarihi polisiye ve aşk hikayesiyle harmanlıyor. Roman, Sultan Üçüncü Ahmed’in saltanatı döneminde, saray ressamı Şahin’in sevdiği kadın olan kalfalar kalfası sadık sevgilisi fidan boylu Şeküre’nin gizemli bir cinayete kurban gitmesiyle başlıyor. Bir yandan bu trajik cinayetin perdesini aralamak ve katilin kim olduğunu bulmak için bir dedektif gibi iz süren Şahin’in acısını izlerken; diğer yandan devletin en üst kademelerine, sadrazam konaklarına, şairlerin meclislerine ve nihayetinde Lale Devri’ni kanlı bir ihtilalle sona erdirecek olan Patrona Halil İsyanı’nın ayak seslerine şahitlik ediyoruz. Yazar, dönemin göz kamaştıran lale kültürünü, her biri servet değerindeki lale soğanlarının ardında dönen kirli oyunları ve güç savaşlarını bir fon olarak kullanıyor. Kitaba adını veren ve hüznün, yasın simgesi olan o nadide, siyah lale "Katre-i Matem" üzerinden İskender Pala; Divan edebiyatının o zengin estetiğini, Osmanlı dünyasının felsefesini, tasavvufi derinliğini ve gündelik yaşam ritmini kusursuz bir dille işliyor. *Katre-i Matem*; gizemli şifrelerin, zehirlerin, aşkın ve hıyanetin iç içe geçtiği, okuru Osmanlı İstanbul’unun hem asil hem de karanlık dehlizlerinde soluk soluğa bir yolculuğa çıkaran, tarihsel roman türünün edebiyatımızdaki en zengin ve en nadide örneklerinden biridir.
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,6bin okunma
9/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 19:38
Sırf adım ana karakter diye aldığım bir seriydi. Kimine göre basit,kötü veya sıkıcı gelebilir ama benim için çok güzel bir kitaptı. Normalde kitaplarda cümlelerin üzerini çizmezdim ama bu kitapta çizdim. Bir keşke de ben eklemek istiyorum, keşke Defne ve Asırında mutlu bir sonu olsaydı
17 Numara - MatemFatma Şamata · Artemis Milenyum · 0992 okunma
Soygun, İskender Pala ve oğlu
Puan vermedi·224 syf.··
2026 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 18:56
​Her yılın ilk ayı mutlaka kitap çıkaran İskender Pala, bu yılın başında çıkarmayınca beni üzmüş ancak nisan ayında çıkardığı kitapla sevindirmişti. Katre-i Matem ile okumaya başladığım yazarın tüm roman, hikaye, deneme ve anılarını okudum. A-71 dışında da beğenmediğim (yarım bıraktığım bu kitaba tekrar şans vereceğim) bir kitabı olmadı. Hatta yemek kitabı çıkarsa onu da alır okurum. ​Ancak son yıllarda yazdığı kitaplarda farklı bir üslup dikkatimi çekiyordu; yazı dili ilk romanlarından daha farklıydı. Hatta Azdahak’ı ilk okumaya başladığım zaman, "İskender Pala yazmış olamaz bunu," demiştim çünkü onun kaleminden çok farklıydı. Azdahak’ı çok beğendim ama yine de farklı olan bir şeyler vardı. Sonra fark ettim ki kitabın iç kısmında, yazar bölümünde iki isim var: Biri İskender Pala, diğeri ise oğlu Alperen Ahmed Pala. ​Aynı durum Soygun kitabında da var. Kitabın kapağında ne kadar "İskender Pala" yazsa da içindeki yazar kısmında Alperen Ahmed Pala da yer alıyor. Soygun kitabını da beğendim ama bunu eski İskender Pala kitapları ile bir tutamıyorum. Ne kadar yazarı çok sevsem de farklı bir kalemin devreye girmesi, eski dilini yitirmesine sebep olmuş. Sanırım Katre-i Matem, Abum Rabum gibi romanların dilini ve üslubunu arıyorum. ​Soygun güzel bir kitap, kesinlikle okunmaya değer ama bir "eski İskender Pala" kitabı da değil.
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,428 okunma