Gerçi Anna'nın kocası ve artık bebeği var ve o ikisi övgüyle iltifatın verdiği hazzı aşarak geçersiz kılan bir sevgi ve adanmışlık sunuyorlar ona. Kendisi koşulsuz sevginin kıyaslanamaz biçimde doyurucu besinini alan Anna'nın, Margaret'in yıllardır acı verici bir açlığın pençesinde kıvranan gururunu kınaması zalimlik olur.
Sonuçta dünyanın bütün işleri aşağılıktır; başkalarının sözüyle, hiçbir tutkusu ya da bir gereksinimi olmaksızın, para, şan ve şeref ya da bilmem ne uğruna didinen biri her zaman bir budaladır.
İnsan soyu tek bir kalıptan çıkmadır. Çoğu, yaşayabilmek için günlerinin büyük bir bölümünü çalışarak geçirir ve özgürlük olarak arta kalan zaman onları o kadar kaygılandırır ki, ondan kurtulmak için denemedik şey bırakmazlar.