Bir mukaddes vazife yapar gibi ölünün üzerine eğildim, henüz bir hayat bakiyesiyle titriyor gibi görünen gözlerine dudaklarımı sürdüm.
.........
İlk busemi ben, bir ölünün sönmüş gözlerine mi tevdi edecektim!
“Ben,” dedi. Bir an ayakta durdu; sonra bir şey hatırlamak istermiş gibi, elini alnına götürdü. “Fakat aşk…” dedi. Ellerini havaya kaldırdı, dengesini kaybeder gibi oldu.