Öyle ya… Bir ayrılık anında, basit bir heyecanın şevkiyle verilmiş bir sözü tutmamak için en kolay çare, münasebeti hiç münakaşasız kesivermekti.
Postaneden mektuplar alınmaz… Cevap verilmez… Var zannedilen şeyler bir anda yok oluverirdi. Kim bilir hangi yeni macera, hangi yakın ve daha makul saadet şimdi ona kollarını açmış bulunuyordu.
Dün akşamüstü: “Sendedir avare gönlüm sendedir” diye son mısraı tekrar ederken hiç sebepsiz ağlamaya başladım. Bu adi şarkı parçasının ne güftesinde, ne de bestesinde ağlanacak hiçbir şey yok. Dedim ya, sinir.
Bir daha bu şarkıyı söylemeyeceğim.
Görmek sınır koymakmış, anladım. İnsan sadece gördüğü kadar sanırmış dünyayı, yeni öğrendiklerini bile gördüklerine benzeterek anlarmış. Oysa benim gözüme inen o perde sınırları kaldırıvermişti.