Puan vermedi·360 syf.··
2026 33. kitabı
#HollySeddon #SakınGözleriniKapama #YabancıYayınları “Bir kez yalan söylediniz mi yolunuzu da seçmiş oluyorsunuz bunun dönüşü yoktur. ” “Bir aileyi ayakta tutan şey ortak yalanlarsa, o ev artık bir yuva değil, sadece suçun örtüldüğü bir suç mahallidir.” Geçmişin hayaleti kapınızı çaldığında; Bazı sırlar paylaşıldıkça azalmaz, aksine sahiplerini diri diri gömer." * * * * * * * * * Merhaba sevgili dostlar 🪽 Holly Seddon, bizi sadece bir gerilim hikâyesine değil; "Bir annenin, çocuklarının çığlığına sağır kalması mı daha affedilmezdir, yoksa o eve , o "canavarı" kendi elleriyle buyur etmesi mi sorusuna cevap ararken aynı zamanda , parçalanmış bir çocukluğun enkazına da davet ediyor. Hikâyenin kalbinde, birbirine zıt fakat bir o kadar da aynı trajedinin iki yarısı olan, ikiz kız kardeşler var.. Bir yanda şöhretin zirvesindeyken panik atakların pençesinde kaybolan, kendini eve hapseden ve dünyayı sadece karşı apartmanı izleyerek kontrol edebileceğine inanan Robin... Diğer yanda ise geçmişin yalanlarından kaçarken ikizine sığınmaktan başka çaresi kalmayan Sarah. Kitap, "Geçmiş" ve "Günümüz" sarkacında gidip gelirken; küçük bir çocuğun dünyasında başlayan o sessiz travmaların nasıl devasa bir yıkıma dönüştüğüne şahit oluyoruz. Ancak bu yıkımın asıl mimarı ,hikâyenin ise en can yakıcı ve mide bulandırıcı katmanı, şüphesiz ki o eve bir "koruyucu" maskesiyle giren ama aslında Robin ve Sarah’nın çocukluğunu parça parça kemiren , kendisini bir kaşık suda boğasım gelen üvey baba figürüdür.. Yazarın satır aralarına gizlediği bu şahsiyetsiz/ sıfatsız adam müsfettesi sadece bir yabancı değil; kızların masumiyetini sömüren, varlığıyla korkuyu sıradanlaştıran ,onların ruhsal evrenine sızan ve orayı içeriden çürüten ,rafine bir istilacı /
Sakın Gözlerini KapamaHolly Seddon · Yabancı Yayınları · 2021123 okunma
Ağzımda Çamur Tadı
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 07:49
Son öyküsü ile içimdeki tüm sarhoş atları mayın tarlasına süren o kitap. Ağzımdaki tadı unutur muyum bilmem. Aldığı ödüllerin yanı sıra okuyucunun zihninde yaşaması da en büyük ödül değil mi? İyi ki yazmış Özlüoğlu. Polat Özlüoğlu Annem, Kovboylar ve Sarhoş Atlar
Annem, Kovboylar ve Sarhoş AtlarPolat Özlüoğlu · İthaki Yayınları · 2022404 okunma
Reklam
Akıp geçen öyküleri özlemişiz
Puan vermedi·126 syf.··
2026 28. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 00:00
Def ve mendil öyküsü son kısımda adeta ışık gibi parlıyor. Her öykü, ortalamanın üstünde tat bırakıyor gerisinde. Naif ve güzel işlenmiş cümleler ile kâh oraya kâh başka yerlere savruluyor gönlünüz.. Alıntı: * O, evdeki herkesin yükselen alçalan duygularının çarptığı bir iskele, günün ilk öfkelerinin, ilk telaş kabartılarının ve yolunu kaybetmiş serseri mayın lafların yapıştırıldığı bir hınç duvarıydı adeta. *
Edebiyat
Def ve MendilAyşe İlker · Ötüken Neşriyat · 202215 okunma
Beni Yazma
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 21:26
Beni Yazma Veronica Raimo Bir kadın düşünün, yaşamda en büyük tutkusunun yazmak, şiir yazmak olduğunu okuyoruz. Sadece yazmayı bırakmakla kalmaz, artık arzulamayı, sevmeyi, adeta yaşamayı bırakır. Yüzünde mutsuz bir ifade vardır. Anlatıcımızın adını bilmiyoruz. Üst kurgudaki baş karakterimiz ise, Amerikalı ünlü yönetmen Dennis May. Anlatıcımız, garsonluk yaptığı yerde, Dennis May’in ölüm haberini almasıyla, yaşamında doğrusal olmayan bir geri dönüş ile bize kurguyu anlatmaya başlar. Dennis ile farklı zamanlarda toplamda 14 kez tutku dolu görüşmeler yaşarlar. Sonuncusunda ise anlatıcımız Dennis tarafından cinsel şiddete maruz kalır. Şiddet sonrası ise, kendisine “ beni yazma” der. Eserin adı da buradan gelmektedir. Beni yazma adlı eserle kalemiyle tanıştığım yazar Veronicaraimo aynı zamanda senaryo yazarı olduğundan, bu eseri de izliyormuş lezzeti alarak okudum. Bu kadar güçlü bir metinde okuyucuyu böylesine sarsan, melankoli dolu sözler sonrası bir kadın olarak, anlatıcımızın yaşadığı psikolojiyi oldukça iyi bir şekilde anlamış bulunmaktayız. Anlatıcımız için yazmak; önce bir sığınak oluyor, cinsel şiddet sonrası ise yazmak artık adeta suçluluk oluyor, Dennis’in ölümü sonrası yazmak zorunluluk haline geliyor. Alman sineması üzerine bir tezle edebiyat diploması alan yazar, mezun olduktan sonra da bir süre Almanya’da yaşamış. Kurguda Berlin duvarını anması da, yazarın edebi dilinde Almanya’nın önemli bir parçası olduğunu düşündürdü bana. Eserin bu denli okunası kılınmasının kıymetli çevirmen sayın @erenyucesancendey olduğu gerçeğini de belirtmek isterim. Eren Yücesan Cendey
Beni YazmaVeronica Raimo · Medusa Yayınları · 202640 okunma
Puan vermedi·102 syf.··
2026 14. kitabı
Kendimi aldatılmış hissettim. Bir kitap, kendi gerçekliğinden bu kadar kopartılıp nasıl böylesine süslü bir Hollywood aldatmacasına dönüştürülebilir? Üstelik kitaptaki Holly Golightly, filmdeki Audrey Hepburn imajının aksine, tam da bu aldatılma duygusunu hissettirecek bir karakter. Daha sonra Soğukkanlılıkla ile edebiyat tarihinde bambaşka bir yere oturacak olan Truman Capote’nin —ki 2005 yapımı biyografik filmi Capote muazzamdır— 1958 tarihli Tiffany’de Kahvaltı kitabı, belleklerimizde çoğu zaman Audrey Hepburn’ün siyah elbisesi, vitrinin önünde içilen kahve ve romantik bir şehir anlatısı olarak kalmış olsa da, metnin kendisine dönünce çok daha sert ve çok daha gerçekçi bir hikayeyle karşılaşıyoruz. Filmin aksine kitapta Capote bir aşk hikayesi anlatmıyor; New York’ta kendine yeni bir isim, yeni bir yüz ve yeni bir hayat yaratmaya çalışan Holly Golightly’nin etrafında, insanlığın en eski yara izlerinden birine elini gezdiriyor; insan geçmişinden gerçekten kaçabilir mi, yoksa kaçış dediğimiz şey yalnızca geçmiş suretimizin daha şık giyinmiş hali midir? Kitabın meşhur Holly Golightly karakteri hakkında onlarca yazı, hatta akademik makale bulmak mümkün; ama Holly’yi sadece “özgür ruhlu kadın” kalıbına indirgeyemeyiz. Zira o, asıl adı Lulamae Barnes olan, taşradan ve erken yaşta içine düştüğü hayattan kaçıp New York’ta kendini baştan yaratmaya çalışan bir kadın. Fakat bu yeni bir Holly yaratama girişimi, özgürleşmeden çok, kırılgan bir kabul edilme çabası gibi duruyor. Holly erkeklerle yemeklere çıkıyor, partilerde dolaşıyor, zengin adamların ilgisini, hediyelerini ve parasını kendi hayatını sürdürmenin bir yolu olarak kullanıyor. Fakat bunu yaparken tam anlamıyla güçlü de değil, tam anlamıyla kurban da değil. Capote’nin karakterini ilginç kılan şey de aslında bu;
Tiffany'de KahvaltıTruman Capote · Siren Yayınları · 20262,134 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 33. kitabı
Bayıldım. Tutku, öfke, intikam ve şefkat duygularının iç içe geçtiği çarpıcı bir metin. Birbirinden bu kadar zıt duyguların bir arada olduğu bir hikayeyi anlatıcının kendisinden akıcı bir üslupla okuyoruz. Ayrıca bana göre tamamen yazarın başarısıdır ki okurken bütün hissiyatları da içinizde hissediyorsunuz. Nefretse nefret, tutkuysa tutku… Roma’da yüksek lisansını bile tamamlayamamış garsonluk yapmakta olan otuz beş yaşındaki kadın anlatıcımız bir gün müşterisinden yönetmen Dennis May’in öldüğünü duyar. İlk sayfalarda bunu öğrendikten sonra zamanda bir geri gidip bir şu ana dönerek Dennis ile ismini bilmediğimiz anlatıcımız arasındaki ilişkiye tanıklık edip şu anda olan bitenden haberdar oluruz. Aralarındaki on dört buluşmadan ibaret olan ilişkileri tutku ile başlasa da manipülasyona evrilerek tecavüz ile sonlanır. Bundan sonrası kadında yarım kalmış olan tutku, bir yandan öfke ve nefret. Kendi duygularına söz geçiremeyen anlatıcımız hikayesini paylaşmak istese de olduğu gibi aktaramaz; ta ki son sayfalardaki kaderdaşı olarak gördüğü bir kadın yazara açılana kadar. Şair olan anlatıcımız bu karmaşık ilişkinin içerisinde ve sonrasında hiçbir şey yazamaz haldedir. Dennis’in ayrılırken söylediği “Beni Yazma” cümlesine istinaden anlatıcımız içini buraya döker ve okuduğumuz kitap anlatıcımızın sesi olur. Kitap, bir iç döküşün örneği. Anlatılamayanların son kertede şaha yükselişi... Belki biraz kendini affetmenin, biraz tutkusunun hapsinden kurtulmanın kitabı. Etkileyici ve kesinlikle bir süre daha benimle yaşayacak bir kitap. Çok sevdim. Veronica romanlarını seviyorum. Ayrıca yine böyle yoğun duygular bana eşlik etsin derseniz “Hatırlamanın Ve Unutuşun Kitabı” doğru kitap olacaktır.
Beni YazmaVeronica Raimo · Medusa Yayınları · 202640 okunma
Reklam
Reklam