Zira siyasette edebiyat varsa da, merhamet yoktur. Bir devletin başka bir devlet hakkında şefkat göstermesi beşer kütlelerinin safdil kısmını oyalamak, aldatmak içindir.Tabiatta olmayan insafı siyasette aramak budalalıktan başka bişey değildir.
Yabancı kuvvetlere istinat eden ve şahsi ihtiraslardan ilham alan hükümet, milli heyecana ve milli ihtiyaca tercüman olan, Mustafa Kemal Paşaya karşı acze düşmüş demekti.
Cahilsin, okur öğrenirsin. Gerisin, ilerlersin. Adam yok, yetiştirirsin. Paran yok, kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.
Yüzbaşının kızı, Puşkin’in yalın ve akıcı üslubu sayesinde keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Aşk üçlemelerini fazla okunabilir bulmasam da, yazarın dönemin olaylarını, mekanların betimlemelerini ve diyalogların derinliğini gayet iyi aktarması, okuduğum şeyi kısa sürede bitirmemi sağladı; sayfaları çevirirken bir kez bile sıkıldığımı hissetmedim; öte yandan bu kitaba yalnızca Marya Ivanova ile Pyotr Andreyiç'in yaşadığı aşkı anlatıyor kısıtlaması yapmak bir hayli yanlış olur. Zira dönemin olaylarını çok güzel bir şekilde aktarıyor yazar. Klasik kitapları sevmeyen bünyelere önerebilecek tarzda bir kitap; ne boğucu ne de ağır.
Ön yargıyla yaklaşanlar olursa, minik bir şans vermelerini öneriyorum...