Sosyalist Devrim (SD)/MDD tartışmalarında, TİP’in varsayımı, Türkiye’nin burjuva demokratik devrimini büyük ölçüde tamamlamış ve az gelişmiş de olsa, kapitalist bir ülke olduğuydu. Dolayısıyla önümüzdeki aşama sosyalizmdi. Türkiye’de ise sosyalizm ancak, halkın oyuyla, halkın güvenini kazanarak ve halk tarafından kurulabilirdi.
Alıntı
Mihri Belli ile Doğan Avcıoğlu’nun söyledikleri arasında fazlaca fark yoktu. İkisi de, bağımlılık ve feodalizm kıskacından kurtulamayan Türkiye’nin milli demokratik devrimini tamamlayamadığını, 1945’ten sonra yaşanan karşı devrimin, olumlu işleri de geriye götürdüğünü, ciddi bir sanayi kapitalizminin ve ulusal ekonominin oluşamadığını, dolayısıyla, henüz sosyalist bir devrim aşamasına gelinmediğini, bu aşamaya gelmek için anti-emperyalist ve anti-feodal bir milli demokratik devrim (MDD) yaşanması gerektiğini söylüyorlardı. Türk toplum yapısına bakışları da benziyor, ideolojileri Atatürkçülük olan asker-sivil aydın zümreye bu devrimde (Avcıoğlu’nda gayet açık, Belli’de örtük bir şekilde) en önemli rolü veriyorlardı. Bu zümre zaten anti-emperyalist bir gelenekten gelen, Türkiye tarihinde ilerici adımları attıran bir zümreydi.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Küba Devrimi, klasik sömürge sisteminşn yıkılışı, ulusal kurtuluş mücadelelerinin Asya, Afrika ve Layin Amerika'daki yükselişinin paralel olarak kapitalist dünyada 1968 Başkaldırısı ve sosyalist dünyada Çekoslovakya İşgali, sınıf mücadelesinin yörüngesini klasik komünist-sosyalist partilerin yürüttüğü sınıf hareketlerinden, ülkemizde daha çok gençliğin başını çektiği anti-emperyalist harekete doğru taşır. Bu süreçte 1960'ların sonlarında MDD hareketi önce Aydınlık Sosyalist Dergi ile Proletwr Devrimci Aydınlık biçiminde bölünür. Aydınlık Sosyalist Dergi içinden Mihri Belli ve çevresinden kopan Mahir Çayan, Yusuf Küpeli, Münir Ramazan Aktolga, Ertuğrul Kürkçü ve bir grup arkadaşları Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi hareketini 197q'de kurar; bu hareket de 1972'de bir yanda Mahir Çayan, Ziya Yılmaz, Ulaş Bardakçı ve Ertuğrul Kürkçü, diğer yanda Yusuf Küpeli ve Münir Ramazan Aktolga olarak bölündükten, Kızıldere'de uğranan katliamdan sonra Ziya Yılmaz'ın değerlendirmesitle mahkeme sürecinde 1974'te THKP son bulur. Proleter Devrimci Aydınlık çevresi de önce Türkiye İhtilâlci İşçi-Köylü Partisi'ni (TİİKP) kurduktan bir süre sonra İbrahim Kaypakkaya önderliğinde bir grubun ayrılmasıyla Türkiye İhtilâlci İşçi-Köylü Ordusu (TİKKO) ve Türkiye Komünist Partisi Marksist-Leninist (TKP/M-L) olarak ayrışır
Sayfa 121 - 121 ve 122. sayfalar·Kitabı okudu
Tarih
Köylülüğün temel güç, proletaryanın önder güç olarak görüldüğü MDD içinde proletarya, kendi hegemonyasını kurmalıdır. Bu çerçeve, Çayan'ın Demokratik Halk Devrimi'ni savunduğu son döneminde de korunacaktır.
Sayfa 140·Kitabı okudu
Siyaset
MDD'cilere (Milli Demokratik Devrimcilere) göre hegemonya ancak iktidar şu veya bu yolla ele geçince kırılan bir şeyken, SD'cilere (Sosyalist Devrimcilere) göre kitlelere giderek, kitleleri örgütleyerek hegemonyayı kırmak mümkündür. Kitlelerin oyunu alarak iktidara gelen parti, egemenler buna direnecek olursa bir karşı direniş içine girmelidir.
Sayfa 138·Kitabı okudu
Siyaset
Behice Boran, MDD tezlerine cevap olarak Türkiye’de bir işçi mücadeleleri geleneği olduğunu, TİP’in kuruluşunun da bu geleneğin son halkası olduğunu söyler. İşçi sınıfı örgütlenmeye en açık olan sınıf ve kendi ideolojisine sahip tek sınıftır.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Siyaset