Yazarın okuduğum ikinci kitabı oldu bu bundan önce de Efsuncu Baba kitabını okumuştum güzeldi ama üslubunu çok değişik bulmuştum.Anlatımında mecaz ile gerçeği çok iyi harmanlıyor ve yer yer düşündürüyordu. Bu kitabında da Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kalemi; bir yandan mahalle dedikodusuyla bizi içine çekerken, diğer yandan insan ruhunun o karanlık ve doyumsuz dehlizlerine fener tutuyor. Gönül Bir Yel Değirmenidir, sadece bir aldatma hikayesi değil, aslında insanın kendi arzuları içinde nasıl kaybolduğunun trajikomik bir resmi gibi olmuş.
Aldatmak,aldanmak,insanın doyumsuz şehveti,hep dahası ile kendini bulacağını sanması,kendini hiç tanımıyor olması üzerine çok güzel bir kitap olmuş.
Beni derinden etkiledi çünkü çok gerçekti.
O kadar günümüzdendi ki...
Gözlem olarak eleştirelliğe açık bir kitap diyebilirim.
Çoğu insan bunu okurken karısını aldatan bir adamın hikayesini ve kocasını aldatan bir kadının hikayesini okuduğunu sanabilir mesela yalnızca,ama yazar son satırında da dediği gibi zavallılık ne demek bunu fark ediyor ve bunu anlatmak istiyor aslında...
Hatta şöyle bir söylem geçiyor en sonunda:
Zavallı kocam!
Zavallı karın!
Zavallı ben,zavallı sen...
Ne istiyoruz?
Kimi seviyoruz?
Kimi sevmiyoruz?
Hüseyin Rahmi, bu eserinde bizi Şadan Bey’in renkli dünyasından içeri buyur ederken, aslında vitrinde duran "aldatma" temasının çok daha ötesine geçiriyor. Kitap, dışarıdan bakıldığında bir sadakatsizlik hikayesi gibi görünse de, satır aralarında insan ruhunun bitmek bilmeyen tatmin arayışını ve bu arayışın getirdiği o büyük "hiçliği" tokat gibi yüzümüze çarpıyor.
Kendilerinden bir haber olmanın hiçliği ile var olmayı anlatıyor kitap...
İnsan ruhundaki doyumsuz tatmin olma duygusunu,karşılıklı sevgiyi saygıyı en çok da yok sayışı ve ruhen yok olmayı anlatıyor.
Entelektüel