aşırı karışık geldi bana. filmini de izlemedim bu arada zerre bilgim yoktu başlarken. pek de sevdiğim bir kitap olmadı ne yazıkki. çeviride mi hata vardı yoksa yazarın tarzı mı sıkıntılı anlayamadım.
Çalışmak: birikim yapmak, hiçbir kariyer fırsatını kaçırmamak için hep pusuda beklemek, bir mevkiye göz dikmek, iş yetiştirmek, rakipleri düşünüp endişelenmek. Bunu yap, şunu görmeye git, öbürünü davet et: sosyal ilişkilerdeki baskılar, kültürel modalar, iş yorgunluğu... Her zaman bir şeyler yapmak, peki ya "olmak"? Bunu sonraya bırakırız çünkü hep daha iyisi, daha acili, daha öncelikli olanı vardır. Var olmak yarına kadar bekleyebilir. Ancak yarın da öbür günün işlerini getirir. Bitmeyen karanlık bir tünel. Ve buna yaşamak derler.
NY üçlemesi 2.kitap, ne yalan söyleyeyim okuması pek de kolay değil. Üstelik çok kısa olmasına rağmen. O nasıl bir varoluşsal sancıdır, nasıl bir betimlemedir. Dedektiflik hikâyesi sözüm ona ama insanı kendinden şüphe ettirir Paul Auster.
Yine de , benim için ilk kitabın yeri ayrıdır.
Üçüncüsü de güzeldir umarım.
Üçlemeyi bitirmek kısmet olur inşallah :)
Okuyunuz