Marx insanların gelişmesindeki ikinci aşamanın bir anlamda mutlaka bir ilerleme olması gerektiğine inanıyordu; bu inanışa varmak için hiçbir neden görmüyorum ben.
Akla karşı başkaldırmanın nedenleri arasında önemli bir öğe de, birçok enerjik ve yetenekli adamın, iktidar sevgilerine bir çıkış kapısı bulamayarak yıkıcı hale gelmeleridir.
Aslına bakılırsa, Carlyle’ın göz boyacılığı halâ devam
etmektedir. Onun «kahramanlık dini» kulağa pek hoş, pek
yüce gelir; «Ulusal Meclisler seçmemize gerek yok,* der
Cariyle, «kahraman krallar seçelim yeter; bütün dünya
o zaman kahramanlara yakışır bir dünya olacaktır.»
Fichte doktrininin herkesçe kabuledildiği bir dünyada, her insan kendini *soylu* sayar ve gözüne, soyluluğunun bir bölümünü paylaşmaya değer
gördüğü, yani yeteri kadar kendisini andıran başka insanların grubuna katılırdı.