Seçme Yazılar 4

İktidarın Gözü

Michel Foucault
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 37 dk.
Sayfa Sayısı:
304
Basım Tarihi:
Ekim 2019
İlk Yayın Tarihi:
2015
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Orijinal Adı:
Dits et Ecrits (1954-1988)
ISBN:
9789755393780
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2017 247. kitabı
Foucault'un "İktidarın Gözü"ndeki meselesi öznellik, benlik, kimlik ve bireysellik gibi konulardaki retrospektif yazılarının derlenmesi gibidir. 1980'deki söyleşisinde Foucault'un söyledikleri bu çerçevedeydi: "Kendimiz ve davranışlarımıza dair belli anlayışların tutsaklarıyız. Öznelliğimizi, kendi kendimizle ilişkimizi değiştirmemiz gerekiyor." Günümüzün ana pratik sorunu, dışarıdan dayatılmış bir tür bireysellik ya da kimlik ile onu dayatan bireyselleştirme biçimini reddetmektedir. Ancak bu iktidarın daha anlaşılır olması için "kimlik", "bireysellik", "öznellik" kavramlarından Foucault'un tam olarak ne anladığını belirginleştirmek gerekiyor. "Kimlik" ve "bireysellik" derken Foucault'un kastettiği, insanın kendisine atfettiği ve kendisine atfedilen bir "deneyimler" -bilme, inanma arzulama, hissetme, davranma, eyleme veya Foucault'un sıklıkla tercih ettiği bir terminolojiyle söylersek "var olma" biçimleri kümesidir. Bu kitap, kendisini var etme sürecinde olan öznenin denetlenme ve manipüle edilme amaçlarını tahlil eder. Dahası, tehdit, olumsuz veya arzu edilmez olduklarına kanaat getirildiği anda tecrit ve yok edilmeye varacak bir dizi önlemler için de kontrol altında olmasını gerektirir. Böylelikle öznenin davranışı yanlış bulsa dahi ondan şiddetle kaçınmasının yolu açılmış olur. Diğer yandan norm, sapma, özne ve hakikat gibi kavramların tekil veya karşılıklı ilişkilerini toplumsal yüzleriyle birlikte açıklamanın da gerekliliği doğar. Bu kitap, Foucault gibi hemen her alanda yazmış, üretmiş ve çürütülmesi güç hâle getirilmiş analizlerinin ilgili kavramlar düzeyindeki yansımasıdır. Bana kalırsa önce Ahmet Cevizci hocanın Felsefenin Kısa Tarihi kitabından Foucault'u okuyun, ardından bu kitaba başlayın. Keyifle, sizin...
İktidarın GözüMichel Foucault · Ayrıntı Yayınları · 2019165 okunma
Puan vermedi·304 syf.·
2026 4281. kitabı
Panoptikon ve Görünürlük İktidarı Foucault’nun merkez kavramı Jeremy Bentham’ın “Panoptikon” hapishane modelidir. Bu mimari düzende mahkûmlar sürekli izlenme ihtimali altında yaşar; aslında her an izlenip izlenmediklerini bilmezler. Michel Foucault bu modeli bir hapishane tasarımı olmaktan çıkarır ve modern toplumun genel işleyişine dönüştürür: Okullar Hastaneler Kışlalar Fabrikalar Psikiyatri kurumları Hepsi aynı mantıkla çalışır: Sürekli görünürlük - içselleştirilmiş denetim - otomatik disiplin Foucault’ya göre modern iktidar artık “zorlayan” değil, bireyi kendi kendini kontrol ettiren bir yapıdır. Bilgi–İktidar İlişkisi Foucault’nun en güçlü iddiası şudur: Bilgi nötr değildir; iktidarla birlikte çalışır. Yani: Tıp bilgisi → “hasta”yı üretir Psikoloji → “normal/anormal”i üretir Kriminoloji → “suçlu”yu üretir Böylece bilgi, yalnızca gerçeği açıklamaz; aynı zamanda toplumu düzenler.
İktidarın GözüMichel Foucault · Ayrıntı Yayınları · 2019165 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2019 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2019 00:52
Kitap foucault un vermiş olduğu konferanslarının, röportajların derlenmiş olduğu eseri.Foucault sosyolojisinin temel kavramları olan iktidar, iktidar ilişkileri, hapishanenin doğusu, timarhaneler, delilik, iktidar ve beden ilişkisi, iktidar ve cinsellik gibi kavramların çok fazla ayrıntılı olmasa da genel olarak işlendiği bir kitap. Okumalı mısınız? Evet! Foucault un fikirlerini merak ediyorsanız kesinlikle okumalısınız. Ama bu kitapla sınırlı kalmayıp Foucault u daha iyi anlamaksa amaç buradan hareket edip diğer kitaplarını okuyabilirsiniz.
İktidarın GözüMichel Foucault · Ayrıntı Yayınları · 2019165 okunma
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2018 21:09
Foucault’ a ait okuduğum ilk kitap. 1975 sonrası çeşitli konferans ve söyleşilerin bir derlemesi olan eserde delilik, suça eğilimlilik ve cinsellik gibi konuşardaki fikirleri ışığında direnç ve iktidara değiniyor. Benim sıkılmadan okuduğum güzel bir kitap.
Felsefe
İktidarın GözüMichel Foucault · Ayrıntı Yayınları · 2019165 okunma
Puan vermedi
İktidarın Gözü Michel Foucault Foucault'nun bu eleştiri ve direniş perspektifi, insanların özgürlüklerini koruma ve farklılaşma üzerine odaklanan bir etik anlayışını desteklemektedir. Kitap, Foucault'nun bu tutumunu daha da belirginleştirmekte ve kimlik politikalarıyla ilgili eleştirel bir bakış açısı sunmaktadır. Aynı zamanda, M.F'nin bu bakış açısının diğer iktidar eleştirileri ve direniş modelleriyle olan benzerliklerini veya farklılıklarını da tartışmaktadır. Foucault'nun vurguladığı gibi, öznellik ve kimlikler üzerindeki iktidarın etkisi, tıp, psikiyatri, sosyoloji ve kriminoloji gibi alanlarda oluşturulan bilgi biçimleri ve sağlık kurumları, hapishaneler gibi kapatma kurumlarıyla birlikte ele alınmalıdır. Bu kurumlar, özneleştirme tekniklerinin bir parçası olarak kullanılmaktadır ve bireyleri belirli bir kimlik kalıbına sokmayı amaçlamaktadır. Foucault, bu kurumların eleştirisini yaparken, aynı zamanda direniş mekanizmalarının geliştirilmesine de vurgu yapmaktadır. Kitap, M.F'nin bu eleştiri ve direniş perspektifini ele alarak, insanların özgürlüklerini koruma ve farklılaşma üzerine odaklanan bir etik anlayışını desteklemtedir. Foucault, 'öz kimlik'lerin arayışında olan insanların bu kimlikleri insan davranışının yasası haline getirmenin mümkün olabileceğine dikkat çekmektedir. Ancak, Foucault, yeni bir etiğin nerede temellendirilebileceğini tartışırken, muhalif bir öznelliğin zorunlu olarak kimlik ve onun getirdiği aynılaştırıcı aidiyet ilişkileri üzerinden değil, farklılaşma, yaratma ve yenilik üzerinden oluşturulabileceğini savunmaktadır. Foucault'nun bu tutumu, kimlik politikalarının eleştirisine ve direş mekanizmalarının geliştirilmesine önemli bir katkı sunmaktadır. Foucault, kimlik politalarının, bireyleri belirli bir kalıba sokarak özgürlüklerini kısıtladığını ve
Felsefe-Düşünce
İktidarın GözüMichel Foucault · Ayrıntı Yayınları · 2015165 okunma
9/10
·304 syf.··
2021 41. kitabı
·
69 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2021 17:14
Hayatın her alanında iktidarın denetimi altındaki insanı işleyen söyleşi ve yazılarının derlendiği bu eserde Foucault denetim üzerine kendi üslubuyla yorumlar katıyor. İktidarın cezaevi, akıl hastanesi gibi denetimlerinden tutun ikili ilişkilerdeki iktidar oyunlarına bir çok yorum bulabileceğiniz bir derleme. Hayata dair sert bir eleştiri…
İktidarın GözüMichel Foucault · Ayrıntı Yayınları · 2015165 okunma
9/10
·304 syf.··
2023 31. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2023 15:07
Post strukturalizmin ən görkəmli nümayəndələrindən olan Fukonun bu kitabı, düşünürəm ki, XX əsri və eyni zamanda cari dövrü olduqca keyfiyyətli və dolğun şəkildə ələ almaqdadır. Kitab müxbirlə Fukonun arasındakı söhbətlərin yığılmasından ibarətdir və eyni zamanda söhbətlərin mövzusunu ayırd edərək toplamaqları oxuyucuya xoş təsir bağışlayır. Kitabın ən gözəl yanı isə, Fukonun bütün yazdığı kitabların (bu müsahibə olanadək) müzakirəsini özündə ehtiva etməsidir. Fukonun düşüncələrini əsasən "bilik" "güc" "mikro-güc (iktidar)" deyə kobudcasına ümumiləşdirə bilərəm. Fukonun düşüncələrini marksizmdən təməl fərqləndirən xüsusiyyət isə, Fuko üçün "güc (iktidar)" ailədən və ən primitiv olaraq iki insan arası münasibətlərdən başlamasıdır. Marksistlər isə bildiyimiz kimi, "güc (iktidar)" dövlətdən başlayır və bu problemin həllini inqilabda görürlər. Lakin Fuko məhz bu kitabında inqilabın heç də hər şeyi həll etmədiyini və əksinə daha çox fəsatlarına gətirib çıxardığını qeyd edir və inqilabın ən primitiv olaraq iki insan arası münasibətlərdən başlanılmasını, daha sonra dövlət səviyyəsində inqilab edilməsinin uğurlu olacağını qeyd etmişdir.
İktidar
İktidarın GözüMichel Foucault · Ayrıntı Yayınları · 2019165 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Michel FoucaultYazar · 54 kitap
Michel Foucault Fransız düşünür, sosyal teorist, tarihçi, edebiyat eleştirmeni, antropolog ve sosyolog. 15 Ekim 1926’da Poitiers'de doğdu. Babası, oğlunun kendi kariyerini takip etmesini isteyen bir cerrahtı. Foucault, Saint-Stanislas Okulunu bitirdikten sonra, saygın bir okul olan Paris’teki 4. Henry Lisesi’ne girdi. 1946’da, daha önce sınavlarında başarısız olduğu École Normale Supérieure’e kabul edilen dördüncü öğrenciydi. İkinci Dünya Savaşı sırasında Poitiers, Alman ordularının işgali altında kaldı. Maurice Merleau-Ponty ile felsefe çalıştı. 1948’de felsefe diplomasını, 1950’de psikoloji diplomasını aldı ve 1952’de psikopatoloji diplomasıyla ödüllendirildi. 1950-1953 yılları arasında Fransa Komünist Partisi'nde yer almıştır. Partiye girişi Louis Althusser aracılığıyla olmuştur. Ancak Stalin'in Sovyetler Birliği'nde izlediği politikalar onu partiden soğutmuş ve bir süre sonra partiden ayrılmıştır. 1954’ten itibaren dört yıl İsveç’te Uppsala Üniversitesi’nde doktora tezini yazdı. Zamanın Uppsala Üniversitesinin pozitivist damarı Foucault'un tezini bilimsel bulmayıp kabul etmedi. Birer yıl da Varşova ve Hamburg Üniversitelerinde Fransızca öğretti. 1960’da Fransaya Clermont-Ferrand Üniversitesine felsefe bölüm başkanı olarak döndü. "Delilik ve Medeniyet" (Folie et déraison. Histoire de la folie à l'âge classique) kitabındaki teziyle doktorayla ödüllendirildi. Aynı yıl Foucault, kendinden on yaş küçük olan felsefe öğrencisi Daniel Defert’la tanıştı. Defert’ın politik aktivizmi çalışmalarında ona yol gösterdi. Foucault, Defert’la aralarındaki ilişki için çok sonraları bunun zaman zaman da aşka benzeyen uzun soluklu bir tutku ilişkisi olduğunu söyledi. Foucault’nun ikinci önemli eseri "Kelimeler ve Şeyler" (Les mots et les choses) 1966’da yayımlanan karşılaştırmalı bir ekonomi, doğa ve dil bilimleri çalışmasıydı. Çok satan bu kitap Foucault’nun adının tanınmasında büyük rol oynadı. 1966-1968 arasında Defert’la birlikte Tunus’a gitti ve birlikte tekrar Paris’e döndüler. Foucault, Vicennes’deki Paris-VIII Üniversitesi’nde Felsefe bölüm başkanı oldu, Defert da sosyoloji bölümünde ders vermeye başladı. 1968 öğrenci hareketinden oldukça etkilendiler. Aynı yıl Foucault başka aydınlarla beraber Hapishane Bilgilendirme Grubu’nu (Groupe d'information sur les prisons) kurdu. 1969’da "Bilginin Arkeolojisi"’ni (Archéologie du savoir) yayımladı. 1970’de en önemli araştırma enstitülerinden biri olan Fransa Koleji’ne Düşünce Sistemleri Tarihi profesörü olarak seçildi. 1975’te belki de en etkili kitabı olan "Hapishanenin Doğuşu"’nu (La naissance de la prison) yayımladı. Ömrünün kalan yıllarında kendini "Cinselliğin Tarihi" (Histoire de la sexualité) çalışmasına adadı. 1976’da ilk cildini yayımladı, çalışmasını tam bitirememiş olsa da ikinci ve üçüncü ciltler 1984’teki ölümünden hemen sonra yayımlandı. 1978'li yıllarda İran'da Şah karşıtı gösteriler ayyuka çıktığında Foucault, Corriere della Sera ve Le Nouvel Observateur dergilerine muhabirlik yapmış, İran'ı ziyaret etmiştir. Paris'te Ayetullah Humeyni ile görüşmüş, İran'daki muhalefet liderleri ve gösteriye katılan insanlarla mülakatlar gerçekleştirmiştir. İran'a ilişkin "Ruhsuz dünyanın ruhu" gibi yazdığı makaleler ve kullandığı "siyasi ruhanilik" kavramı ilginçtir. Bu makaleler İngilizceye çok sonradan tercüme edilmiş, özellikle 11 Eylül saldırılarının ardından ilgi görmüş; siyasal İslam, İran-Batı ilişkileri bağlamında incelenen metinler olmuştur. Michel Foucault, daha çok toplumdaki daimi doğruları inceleyen bir filozoftu. Nietzsche ve Heidegger’in düşüncelerinden oldukça etkilenen Foucault, çalışmalarında çoğunlukla Karl Marx ve Sigmund Freud’un fikirleriyle mücadele etti. Hapishaneler, polis, sigorta, delilik, eşcinsellik ve sosyal haklar konularında çalıştı. Bütün çalışmalarını modernitenin bireyler üstündeki etkisi ve getirdiği yeni iktidar ilişkileri üstüne kurdu. Öte yandan Gerard Raul'a verdiği röportajda post-modernist yahut post-yapısalcı olarak tasnif edilmeyi reddettiğini söylemiştir. 25 Haziran 1984'te Paris'te yakalandığı AIDS hastalığı nedeniyle vefat etmiştir. Foucault' un felsefi yönünün anlaşılması, bir sosyal bilimler öğrencisi için aşılması ayrıcalık getirecek bir eşiktir. Foucault toplumdaki daimi doğruların oluşum sürecini modernist bir bakış açısı olarak görür ve kökten reddeder. Postmodernite kendini genel geçer doğruların aksine hareket eden bireylerde ve düşünüşlerde bulur. Bu nedenledir ki Foucault deliler üzerinde araştırmalar yapmıştır. Deliler ona göre toplumun daimi doğrularına uygun hareket edemeyen bireylerdir. Toplumun genelini bir oda içerisinde gören Faucault bütün düşüncelerin, hareketlerin bu daimi doğrular çerçevesinde yahut kıskacı altında ortaya çıktığını iddia eder. Gay, lezbiyen, transseksüel, biseksüel oryantasyonlar daimi doğrulardan ayrı doğrular çerçevesinde oluştukları için postmodernitenin varoluşunu ve moderniteden çıkıldığını gösterir (modernite bu kavramları asla kabul edemezdi). Foucault kendi çalışmalarının bile genel geçer daimi doğrulardan olmaması gerektiğine inanır ve çalışmalarının kullanıldıktan sonra atılmasını öğütler.