Elbet sabah da olur, zamanı gelince, elbet, yalnız kentlerin, denizlerin, düzlüklerin üstünde doğacak değil ya güneş, elbet, burda da, olduğumuz yerde de, karların, buzlu kayaların üstünde, ağaçsız çıplak dağlarda da doğar güneş, tüm güzelliğiyle, tum korkunçluğuyla.
Açarsın pencereni, bakarsın, karşı tepeden yükseliyor güneş. Al ışınları karların üstünde yansımakta. Bir gün daha başlıyor, dersin. Gece bitti, dersin. Uykusuz, üykulu, düşsüz, korkulu düşlerle dolu bir gece daha bitti, dersin. Sancılarla dolu bir gece daha bitti ya, gene sabah oldu ya, dersin. Çok şükür gene sabah oldu, dersin. Güneşin yükselişini, gözle görülen yükselişini izlersin bir kez daha, daha yüzlerce gün izleyeceğin, başkalarının binlerce, binlerce gün izlediği gündoğumuna, sanki yeryüzünün ilk gündoğumuna tanık olan, ilk yaratıkmışsın gibi bakabilirsin.