"Firdevs'in sesi düşte işitilen seslere benziyordu. Ses bana yakındı, yine de uzaklardan geliyor gibiydi. Uzaktan konuşuyordu ama yanıbaşımda gibiydi."
"We teach girls to shrink themselves, to make themselves smaller. We say to girls: You can have ambition, but not too much. You should aim to be successful but not too successful, otherwise you will threaten the man."
Feminizm kavramı keşfedildiğinden beri hep gündemde olmuş ve insanlığın sorunlarından biri hâline gelmiştir. Günümüzde kimi kesim için tehdit oluşturan bu kavram üzerine hâlâ tartışmalar sürmektedir. Gerçekten ne anlama geldiği, neyi anlatmak istediği, temel sorununun ne olduğu yıllardır farklı cevaplar almaya devam etmektedir. Feminizm ne demek, neyi temsil ediyor? Bu cevapları bir de Chimamanda'dan dinleyelim.
Chimamanda Ngozi Adichie, Nijerya'da dünyaya gelmiş ve orada büyüyüp yetişmiştir. Eğitimine ABD'de devam eden Chimamanda, çeşitli eserler kaleme alan bir edebiyatçı ve feminist bir aktivist olarak tanınmaktadır. TedX üzerinde yaptığı "We Should All Be Feminists" kitabı da bu eserin yayınlanmasına katkı sağlamıştır. Bu kitap ayrıca kurgulanmış ya da kaleme alınmış bir eser değil, 30 dakikalık TedX konuşmasının kelimelere dökülerek kitap hâline getirilmesidir. TedX konuşmasını izlediyseniz orada anlatılanların bu kitaba aktarıldığını görebilirsiniz.
Bu kitabın GoodReads önerilerinde karşıma çıktığında bu kadar kısa olduğunu bilmiyordum. Hâlihazırda 30 dakikalık bir konuşmanın kitaba aktarıldığını öğrenince uygun bir vakitte hemen başlayıp bitirdim. Konuşmanın süresi gibi okumanın da 30 dakika aldığını söyleyebilirim. Anlatılmak istenilenler dolandırılmadan, süslü kelimelerle zorlaştırılmadan çok güzel bir şekilde ifade edilmişti. Bu da kolay okunmasını sağlıyor.
Kısa sürede okuyup iyi verim alabildiğim güzel bir eserdi. Yazarın bakış açısı çok hoşuma gitti. Feminizmin sadece kadınlık değil insanlık meselesi olduğunu anlatmaya çalışması,
"Eğer haklarında güzel sözler zaman hiçbir şey söyleyemiyorsanız, söylememelisiniz. İnsanların içlerinden geçtikleri durum ve şartları bilmiyorsunuz; ben de bilmiyorum nasıl bir süreçten geçiyorlar, onun için kimseyi yargılayamayız."
Tek böyle hisseden ben olamam diye düşünüyorum. Hayatın koşuşturmaca ve telaşına o kadar kapılıyoruz ki oturup düşünmeyi, sakince karar vermeyi unutuyoruz. Düşünmek, kafa yormak kötü bir şey gibi lanse ediliyor. Diğer yandan elimizde olan vakitleri boşa harcıyoruz. İnandığımız yolda bir şey yapmıyoruz, hissettiklerimi sadece sözde kalıyor gibi. İnancımız uğruna bir şeyler yapmayı düşününce de erteliyoruz, peki bunun için doğru zaman ne zaman?
Amerikalı bir eğitmen ve konuşmacı olan Nouman Ali Khan, yayınladığı yazılar ve yaptığı konuşmalarla esas olarak inandığı İslam dini çerçevesinde araştırmalara dayalı temel konuları insanlara sunmaktadır. Aktif olarak sosyal medyada da paylaşımları bulunan kitap yazarının, YouTube platformu üzerinde de çeşitli başlıklarda videoları bulunmaktadır. Bu kitap da aslında bu videoların bir derlemesinden oluşuyor. Yani aslında yazarın yazdığı ayrı bir kitap değil, sohbetlerinden alınmış önemli bölümler yazıya aktarılmış. Kitap içerisinde 5 ayrı bölüm var ve her bir bölümde çeşitli başlıklar mevcut. Kısa bir kitap olmasına rağmen içerisindeki konu çeşitliliği oldukça geniş.
Nouman Ali Khan'ın daha önceden birkaç videosuna denk gelmiştim ve üslubu dikkatimi çekmişti. Bu tarz sohbet videoları normalde çok dikkatimi çekmiyor, dürüst olacağım. Böyle pek çok konuşmacı görevini yapmak ve iyi bir şekilde insanları etkilemek isterken bana göre çok yanlış yöne giden, hoş olmayan üsluplarda bulunan konuşmalara kayıyorlar. Ancak bu yazar için aynı şeyi söylemeyeceğim, izlediğim 2-3 videosundan ve bu kitabından yola