n.

“Çalışma ahlakı anlayışını bir an için açık yüreklilikle, kör inançlara bağlı olmaksızın düşünelim. Her insan hayatında ister istemez belirli miktarda bir insan emeği ürünü tüketir. Çalışmanın genellikle tatsız bir şey olduğunu kabul edersek, insanın kendi ürettiğinden fazlasını tüketmesi adaletsizliktir. İnsan doğallıkla, meselâ hekimlikte olduğu gibi, mal yerine hizmet sağlayabilir; ama ne olursa olsun, yediğine ve başını bir çatı altına sokmasına karşılık bir şey sağlamalıdır. Çalışmanın ancak bu kadarı bir görev sayılmalıdır; ama ancak bu kadarı."
Cem Yayınevi·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Reklam
“Her düşündüğünü ifade edebileceğin gün, senin torunlarının torunları bile ihtiyarlamış olacak. Şimdi sır ve korku devrindeyiz, iki yüzün olmalı, birini kalabalığa göstermeli, ötekini kendine ve Yaratıcı'na saklamalısın. Gözlerini, kulaklarını ve dilini korumak istiyorsan gözlerin, kulakların ve bir dilin olduğunu unut.”
Sayfa 25 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Roman
“Gitmeliyim bu gece ben bütün açık pencerelerden bu bölgenin insanları ile konuştum, ama zamana benzer, tek kelime bile duymadım. Hiç kimse aşk dolu gözlerle toprağa bakmadı. Hiç kimse bahçenin görünümüne tutkun olmadı. Hiç kimse bahçedeki küçük kargayı ciddiye almadı. Kederliyim; bir bulut gibi. Gitmeliyim bu gece. Sadece yalnızlık gömleğimin sığacağı valizi alıp gitmeliyim, bu gece. Yaşlı çınarların olduğu bir yere gitmeliyim. Yine birisi beni çağırdı: Sohrab! Ayakkabılarım nerede?”
Şiir
“Ben birbirine düşman iki çam görmedim, Gölgesini yere satan bir söğüt de görmedim Karaağaç kovuğunu bağışlar kargaya. Nerde bir yaprak varsa, içim açılır. Afyon çiçeği yıkadı beni varoluşun selinde.”
Şiir
“Geçmiş artık canlı değil. Geçmişte kuş şakımıyor. Geçmişte rüzgâr esmiyor. Geçmişte çamın yeşil penceresi kapalı. Geçmişte bütün kâğıt fırıldakların yüzü tozlu. Geçmişte tarihin yorgunluğu kaldı. Geçmiş dalganın hatırasında, Sahile vurmuş hareketsiz soğuk sedeflerdir.”
Şiir
Reklam