7/10
·366 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 14:34
Üç Kız Kardeşi okurken güçlü bir edebî metinden çok, duyguların sürekli öne çıkarıldığı bir aile hikâyesiyle karşılaştığımı hissettim. Romanın Ayvalık atmosferi ve aile ilişkileri dikkat çekici olsa da bu dünya bana yer yer fazla süslenmiş ve yapay geldi. Anlatım dili akıcıydı ama bu akıcılık beni edebî bir derinliğe değil, daha çok televizyon dizisi temposuna taşıdı. Karakterlerin yaşadığı olayları izlerken duygusal yoğunluk sürekli artırıldığı için zamanla melodram hissi baskınlaştı. Benim için en zayıf taraf, karakterlerin psikolojik olarak yeterince derin işlenmemesiydi. Olaylar güçlü dramatik çatışmalar içeriyordu ama bu çatışmaların iç dünyaya yansıması sınırlı kaldı. Bu yüzden kitapla kurduğum bağ, duygusal olarak anlık etkiler dışında çok kalıcı olmadı. Yine de aile, kardeşlik ve kayıp temalarının geniş bir okur kitlesine hitap edebileceğini düşünüyorum. Genel olarak romanı, edebî yenilikten çok duygusal anlatıma yaslanan bir metin olarak gördüm. Sonuçta bu kitabı, edebî gücüyle değil, duygusal yoğunluğu ile hatırlayacağımı düşünüyorum.
Edebiyat
Üç Kız Kardeşİclal Aydın · Artemis Yayınları · 202011bin okunma
Toplumun Acımasız Çarkı ve Bir Yeşilçam Dramı: El Kızı
9/10
·400 syf.··
2026 23. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 17:35
Orhan Kemal’in El Kızı romanını bitirdiğimde hissettiğim ilk şey, damağımda kalan o burulmuş siyah-beyaz Türk sineması tadı oldu. Kitap, kelimenin tam anlamıyla harika bir Yeşilçam filmi estetiğine ve sürükleyiciliğine sahip. Ancak bu hikaye sadece bir melodram değil; toplumun acımasız yüzüne tutulmuş çok sert bir ayna. Kitabı okurken bir kez daha çok net anladım ki: Bu dünyada masum ya da suçlu olmanız fark etmiyor; eğer bir kez düşen konumuna geldiyseniz, toplum sizi kaldırmak yerine üzerinize basıp ezmek için sıraya giriyor. Başkahraman Nazan’ın o saf, naif dünyasının dedikodularla ve ön yargılarla nasıl tarumar edildiğini izlemek içimi sızlattı. Romanın kurgusunda beni en çok etkileyen şey ise o muazzam kader örgüsü oldu. Haldun, Nermin, Nihat, Mazhar Bey ve Neriman Hanım… Hepsinin hayatı ve kaderi birbirine görünmez iplerle öyle bir bağlanmış ki, yaşanan her şey dönüp dolaşıp yine birbirlerini buluyor. Hikayenin finalinde, Nazan’ın bunca çileden sonra gelip tekrar oğlunu bulması, hatta tam da öldüğü gün oğlunun onun ölüsünü bulması adeta kaderin kaçınılmaz bir oyunu gibiydi. İnsanın insana ettiğini, toplumsal ikiyüzlülüğü ve kaderin ilmek ilmek örülüşünü Orhan Kemal o kadar duru anlatmış ki, etkilenmemek elde değil. Klasik Türk sineması tadında, derin ve sarsıcı bir dram okumak isteyen herkesin kitaplığında mutlaka bulunmalı. Kesinlikle tavsiye ederim.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
Reklam
Tanışma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 00:00
Bu yaşıma kadar Orhan Kemal'in kalemini bilmediğim için kendimden utandım kitabı bitirdikten sonra. Benim en çok etkilendiğim kitabın dilinin sadeliği ile beraber yazarın her karakter için bizi onun geçmişine götürmesi oldu.Her bir karakter için bir hayata dahil olup çevresindekileri anlamlandırmaya çalışıyorsunuz. Tabi okurken yüreğime taş oturdu bir de bu tarafı var. Fakat olayları zamanında değerlendirmeyi zihninizde yerleştirince sebepler,sonuçlar anlam kazanıyor.Kimin neyi neden yapabileceğini anlıyorsunuz. Ve maalesef üzülüyorsunuz. Bir gece oturup melodram tadında film izler gibi bu olaylara tanık olmak isterseniz hiç zaman kaybetmeyin derim.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
Sade Melodram...
Puan vermedi·375 syf.··
2026 45. kitabı
Fazla "Hollywoodvari" bir tesadüfler zinciriyle ilerliyor..duygusal sömürü var ayrıca Amerika güzellemesi hat safhada...Geçmiş gerçekten gömülebilir mi, yoksa pençeleriyle her zaman bugüne mi uzanır?
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,2bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 20. kitabı
İnsan ruhunu tarihsel bir kırılmanın içine yerleştirmiş bir metin. İlk basımının Vakit Hazan adıyla çıkmış olması da boşuna değil; hikâyenin tonunda sonbaharın o ağır, içe dönen melankolisi hissediliyor Roman, Türk Kurtuluş Savaşı yıllarının gölgesinde, bireysel hayatların nasıl parçalandığını ve yeniden kurulmaya çalışıldığını anlatıyor. Büyük tarih sahnesinde top sesleri, işgaller, direnişler varken; arka planda daha sessiz ama bir o kadar sarsıcı savaşlar yaşanıyor.kayıplar, ayrılıklar,aidiyet duygusunun kırılması, devam edebilme” mücadelesi Merkezde genellikle bir kadın karakterin gözünden ilerleyen anlatı, savaşın sadece cephede değil, evlerin içinde, kalplerin kıyısında da sürdüğünü gösteriyor. Bu kitap alışılagelmiş pek çok Kurtuluş savaşı kitabı gibi “kahramanlık destanı” yazmıyor; daha çok, kahraman olmak zorunda kalan sıradan insanların iç sesini duyuruyor. Okurken şöyle bir his oluşuyor: tarih kitaplarının kenarına düşülmüş kişisel notlar gibi… küçük ama yakıcı. Perker’in dili oldukça akıcı ama duygusal doz kontrollü. Yani gözyaşını zorlayan bir melodram yok; onun yerine yavaş yavaş içe işleyen bir hüzün var. Bu da kitabı daha etkileyici kılıyor. En güçlü taraflarından biri, savaşın romantize edilmemesi. Aksine, savaşın bıraktığı “eksik hayatlar”a odaklanıyor. Bu yönüyle kitap, büyük anlatılar yerine kırık kalpler,bozulan düzenler,karışan kafalar tarafından bakıyor. Tarihsel arka plan sağlam ,duygusal derinliği yüksek,Temposu sakin, sindirerek ilerleyen, okuduktan sonra bir süre zihinde dolaşan türden bir kitap . Eğer epik savaş hikâyelerinden ziyade insan ruhunun savaşını okumayı seviyorsanız bu kitap derin bir iz bırakabilir.Ben de bıraktı. Bir kez daha hissettim ki Kurtuluş savaşımız gerçekten müthiş bir destan .Sadece cephede ,silahlarla
Eylülde Dört Yıl / Bir Kurtuluş Savaşı KitabıAslı Perker · Epsilon Yayınevi · 202217 okunma
Melodram kokuyor
6/10
·560 syf.··
2026 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 00:11
Yazarın diğer eserlerine kıyasla sanırım en sevmediğim bu oldu. Konusu o kadar ilgi çekiciydi ki okumadan önce çok büyük bir beklenti içine girmiştim ve beklentimi karşılamadı. Kitabı bitirmekte zorlandım. Kendimi okumaya çokça zorladım. Konuyu ve karakterleri oluşturup yolda kaybolmuş sanki yazar. Hızlı ve iyi başlayıp,Peter’ın Alice için kendini feda ettiği bölümden sonrası tam bir fiyaskoydu benim için. Kitap yazımında çok büyük bir araştırma ve emek olduğu çok belliydi ve yazar bunları çok doyurucu bir şekilde kullanabilecekken bazı bilgileri sadece bildiğini belli etmek için cümlelerle üzerimize fırlatmış gibi hissettim.. yazarın dili genel olarak akıcı olsada bu kitapta yer yer beni boğan yerler oldu. Herşey uzun uzadıya anlatılırken ; cehennemden çıkışlarının bir çırpıda oldu bittiye gelişini ve olayın bir aşk hikayesine dönüşmesini gerçekten sevemedim. Sonuç olarak katabasis iyi bir kitap olabilecekken gereksiz uzatmalar ve son bölümlerindeki melodram dolayasıyla ortalama bir kitap oldu benim için. Ama herşeye rağmen ,Kuang iyi bir yazar ve iyi bir araştırmacı. Yazdıklarını okumaya devam edeceğim.
KatabasisR. F. Kuang · Harper Voyager · 2025650 okunma
Reklam
Reklam