melskywalker

Düşünsene senden bir tane daha olduğunu...
8/10
·188 syf.·
2022 5. kitabı
-Spoiler İçermez- Bir kitabın Dostoyevski'ye ait olduğunu gösteren emareler nelerdir; •Karakterler ya fakir ya da ruhen hastadır •Kitabın alt metni derin psikolojik konular barındırır •Ana karakter herkesten çok kendiyle konuşur, iç seslendirme tekniğine bol bol başvurulur •Ana karakterin kendiyle ilgili bitmez tükenmez bir kavgası vardır, en büyük düşmanı kendisidir •Kitaba tadını tuzunu versin diye bir kaşık, hayır hayır yarım bardak, bir su bardağı diyelim biz ona, ırkçılık eklenir, başta Almanlar olmak üzere birkaç millet yer yer topa tutulur Gelelim kitaba... Ana karakterimizin adı Yakov Petroviç Golyadkin. Kendisi 9.dereceden bir memur. Kitabı okumaya başlar başlamaz bir sıkıntısı olduğunu hissettiğimiz karakterin, doktoruyla konuşmasına da şahit olduktan sonra hasta olduğuna emin oluyoruz. Teşhis koyacak konumda olmamakla birlikte okumamın başlarında sosyal fobisi olduğunu, okumaya devam edince şizofreni hastası olduğunu düşündümse de, sitedeki incelemeleri okuyunca doppleganger sendromu denen şeyden haberdar oldum... *Bilgi köşesi* Sosyal fobi: Diğer insanlarla etkileşimi içeren toplumsal durumlarda ortaya çıkan kaygı bozukluğudur. Rahatsızlık diğer insanlar tarafından olumsuz değerlendirilme ve küçük düşme korkusundan kaynaklanır. Şizofreni: Bireylerin gerçekliği anormal olarak yorumladıkları, gerçek ile gerçek dışını birbirinden ayıramadıkları zihinsel bozukluğa verilen isimdir. Şizofreni, halüsinasyonlar, sanrılar ve günlük işleyişi bozan son derece düzensiz düşünme ve davranışların kombinasyonlarından meydana gelebilir ve bireyi bütünüyle etkisiz hale getirebilir. Doppelganger: A spirit that looks exactly like a living person, or someone who looks exactly like someone else but who is not related to that person (bunun Türkçe güzel bir tanımını
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Okuduğumuz kitapları unutmamak için o kitapları konuşabilecek arkadaşlarımız olmalı. Tanıştığımız insanları unutmamak için de o kitapları konuşabilecek arkadaşlarımız olmalı.
Edebiyat
Aylaklık zordur işi olandan çok düşünmeye vakit vardır.
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 46. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2021 17:12
İlk önce bir uyarıda bulunayım. Betimleme hayranlarını başta zorlayacak ama konusu ile içine alacak bir eser. Kitap bitince ne okudum ben ya! Dedim. Kitabı farklı uygulamalarda sıkça gördüğüm ve alıntıları hoşuma gittiği için okumak istedim. Başlarda hayal kırıklığı hissettim. Sanki aradığım ve beklediğim gibi değildi. Çok farklı bir anlatış biçimi var. İlk kez böyle bir eserle karşılaştım: Sürekli ardısıra süren eylemler tamlaması gibi bir hikaye ile günlük okur hissine kapıldım. Bazen olayı birinci ağızdan dinlerken birden üçüncü kişiye geçmesi kafamı karıştırdı. Kitap şu cümle ile başlıyor; " Birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi. İçimdeki sıkıntı eridi."  Ve şu cümle ile bitiyor; "Sustu. Konuşmak gereksizdi. Bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı."  İşte bu iki Bölüm arasına, bir arayış ve aynı zamanda çevresinden uzaklaşma halinde olan, ve yazarın isim yerine  C demeyi tercih ettiği, ana karakterin hikayesi sığdırılmış. Kitap dört mevsimi içinde bulunduran dört bölümden oluşuyor. Ve her mevsim C'nin hayatının farklı dönemlerini aynı konu ile anlatılıyor. Bu "C" neler yaşadı yahu! Kimi zaman haklı buldum kimi zaman yok artık dedim. Allak bullak oldum resmen. İşin tuhaf yanı, kitabı sevdim. Ve bitince kendimi boşluğa düşmüş gibi hissettim. Sanki C ile birlikte ben de o arayışın içindeydim. Ben de baskı ve dayatmalardan kaçış içerisindeydim. Kişinin sosyal hayatındaki birçok entellektüel sorunlardan bir demet sunan eseri gayet başarılı buldum. Tavsiye ediyor, keyifli okumalar diliyorum.
1000Kitap
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
10/10
·248 syf.·
2021 1. kitabı
İlk kitap incelemem olacak sanırım. Uzun uzun anlatmak isterdim fakat şu an saat çok geç. Olduğu kadar olmadığı kader mottosuyla girişi yapıyorum. Şimdi efendiler, kitap baya baya akıcı. Okurken hiç sıkılmıyor "off şimdi ne olacak , Allah'ım yok artık, eee yuhh!" gibi reflekslerde bulunuyorsunuz. Kitaptaki en tatlı karakter şüphesiz Dirmit'dir. En sinir bozucu karkater de annesidir. Her haliyle çok cana yakın çok fazla kendisini sevdiren ama olaylı bir çocuktur Dirmit. Kitabın sonralarına doğru bir sürü değişik batıl inanç, büyü, sihir gibi değişik şeyler hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz kitaptaki anne karakterinden dolayı. Kitaptaki en gıcık olay da sürekli diyaloglarda "kız" kelimesinin refleks şeklinde geçmesi oldu. Ama velhasıl kelam çok muhteşem bir üslubu , çok tatlı bir anlatımı ve olay örgüsü var. Size tavsiye etmiyorum size okumaniz için yalvarıyorum. Yazarımızın kalemine sağlık. Büyülü gerçeklik eserlerine iyice merak uyandırdı bu kitap. Son olarak da kitapta en sevdiğim alıntıları yazacağım: "Şiirlerimi yırttılar, şiirlerimi yırttılar!" "Aklım kaçsın şiirlerim kaçmasın." Eh benden bu kadar. Sihirli uykular dostlar.
Edebiyat
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · Can Yayınları · 202410,8bin okunma
Puan vermedi·222 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2021 18:30
Kuyucaklı Yusuf; daha çocuk yaşta hayat kötü yüzünü göstermiş ona, onu yetim bırakarak... Sonrasında onu Kaymakam Salahattin Bey evlatlık alıp bakıyor, tam her şey düzeldi, güzel oldu derken ardı arkası kesilmeyen, onun yakasını bırakmayan o kötülükler.. Özellikle fakirlik, çaresizlik, ne yapacağını bilememek.. Onun karşısına çıkan, onun peşini hiç bırakmayan o kötü insanlar... Devletin gücünü kullanarak, kaymakamından, jandarmasına kadar kötülük yapan, kötü niyetli, kalpsiz insanlar... Günümüzde de bunlardan yeterince çok olduğu ve devam ettikleri gerçeği... Bütün bu yaşananlar da Yusuf'un suçu yok muydu? Elbette vardı.. Okumamış, bir iş görmemiş ve ne yapacağını, yapmak istediğini bilmeyen, başkaldıran bir tutumu vardı... Özellikle daha kendini geçinderemezken Muazzez ile kaçıp evlenmeye kalkması.. Hem ona, hem kendine eziyet çektirmesi.. Hem de Muazzez gibi kardeşçesine büyümüş biriyle birlikte ve beraber olmaya kalkması ne kadar doğru idi. Doğru olabilirdi. Muazzeze gelince, daha çok küçük yaşta bir kızdı.. Aklı çoğu şeye yetmeyen,çabuk kandırılabilen, cahilce tavırlara bürünen biriydi.. Yusuf'a hem ağabey diyordu hemde gönlünü ona vermişti.. Özellikle annesinin söylediklerine çabucak kanması, annesinin söylediklerini yaparak, Yusuf'a ihanet etmiş olması ne kadar doğruydu? Evet parasızlık,çaresizlik vardı, ama ne olursa olsun bunu yapmamalıydı diye düşünüyorum.. Şahinde'ye yani Muazzez'in annesine gelince, zengin ve itibarlı insanlarla takılmayı seven, kızını adeta bir satılık bir mal olarak gören, onu zengin birine vermek isteyen ve en sonunda kendisini de kızıyla birlikte sürükleyen, onun kafasının içine ve düşüncelerine girebilmeyi, nüfuz edebilmeyi başarmış birisi. Nitekim onun gibiler her zaman varlar ve varolacaklar.. Yusuf'un arkadaşı Ali'ye gelince
1000Kitap
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,6bin okunma