M.B.M

M.B.M
@memozbek34
İstanbul
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Güreş ve Zeytinyağı
Sevgili Den, Bu sabah, gözlerimi açar açmaz aklıma şu soru geldi: O sofralarımızın baş köşesine kurulmuş, kimi zaman salataya can, kimi zaman tavaya ruh veren o kıymetli sıvı, evet doğru bildin, Yağ! Eğer yağ olmasaydı, bugün biz hangi cüretle geleneksel güreşimize yağlı güreş diyebilirdik? Bu değerli kültürel mirasımıza güreş deyip geçseydik, bu gelenek ne kadar eksik kalırdı kim bilir, lütfen otur ve biraz düşün. Dilim varmıyor ama bu kadim sporumuzun adı dilbilgisel olarak belirtisiz bir isim tamlamasına dönüşmüşse, söyle bana azizim biz nerede yanlış yaptık? Bu sorunun cevabını inan ben bulamadım. Ama en azından yağlı kısmını öne çıkararak bir nebze olsun vicdanımı rahatlatmak, insanlığa minik bir katkı sunmak istedim. Dilerim ki bu farkındalık, evinde zeytinyağı kullanan herkesin içinde bir kıvılcım yakar. Sonra bir bakmışsın eşinle, sevgilinle, ev arkadaşınla,akrabalarınla halının üstünde küçük çaplı yağlı güreşlere,turnuvalara başlamışsın. Oradan artık bu iş nereye gider, ben bilemem. Ne dersin Den, yağsız güreş ve hayat sence de eksik değil mi ? Yağlıya Hakkını Verenler Derneği Kurucu Üyesi M.A.O, bu arada mevcut tek üye benim :)))
Sineğin Eğlencesi
Sinek için yer fıstığı, bir lunapark olmuştu bu muhteşem parkta. Çünkü o anda orada ne varsa sinek onunla tam olabiliyordu. İnsan ise zihninde geçmiş ve geleceğin milyonlarca acabasını taşırken, şu anın keyfini o kadar çok parçaya bölüyor ki, elinde kalan yalnızca yorgunluk ve tatminsizlik oluyor. İnsanın yer fıstığına bakıp bunu görmesi işte tam da bu, farkında olan bir ruhun işaret fişeği. Sinek basitliğin içindeki huzuru yaşıyor. Biz insanoğlu ise karmaşanın içinde basitliği özlüyoruz
Alıntı
Kalbin İçindeki Fırın
Bir zamanlar, küçük bir çocuğun kalbinde kurulmuştu o fırın. Ne taş duvarlara, ne demir bacalara ihtiyaç vardı. Sıcaktı çünkü içi sevgiyle, sabırla ve binbir emekle yanıyordu. Her ekmek, her çörek, her simit; bir yaşanmışlığın, bir düşün ve bazen de bir kırgınlığın hamurundan yoğrulmuştu. Kalbiyle yoğurduğu, hayalleriyle mayaladığı, sevgisiyle kızarttığı o ekmekler.Her biri birilerine umut, birilerine huzur, birilerine sadece ben buradayım diyebilmeye yetiyordu. Yıllar geçti. Fırın büyüdü, ekmekler çoğaldı. Kimi kuru kaldı, kimi taş gibi sert, ama bir şekilde hepsi paylaşılmak üzere pişirildi. Ta ki bir sabaha kadar🔥 O sabah, duman kokusuyla uyandı. Yanıyordu. Sadece fırın değil, geçmişi, hayalleri, verdiği emek, kattığı bal, sürdüğü sevgi, hepsi. Alevler, çocukken oynadığı avludan başlayıp kalbinin en derin odalarına kadar ulaşmıştı. Kurtarılacak bir şey yoktu artık. Fırın yanmış,tüm emekler buhar, ekmekler de kül olmuştu. Bir köşeye oturdu, sustu. İçinde hâlâ sıcaklığı hissedilen, ama artık ekmek vermeyen bir fırının başında, kendine şöyle dedi: 🔥Yanmak güzeldir. Isıtır, değiştirir, dönüştürür. Ama yakılmak, işte en büyük meseledir yakılmak sadece hüzün bırakır geriye bir avuç gözyaşı ile.🔥 İşte o günden sonra, kalbinden çıkan ekmeklerin yerini küller aldı. O küllerde hâlâ biraz bal, biraz sevgi kalmış olabilirdi ama artık kimse gelmeyecekti yanmış bir fırının kalıntılarında kendine ait olanı almaya... Ve o bir daha kimseye yanmamak üzere kapadı kalbinin tüm kapılarını.
1000Kitap
Endüstriyel Rutin ve İnsanın Yok olan Derinliği
"Endüstriyel rutin", genellikle sanayi veya üretim alanında, günlük ya da düzenli olarak yapılan standart işleri ve süreçleri ifade eder. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse, endüstriyel rutin, bir fabrikanın veya üretim tesisinin belirli kurallar ve zaman çizelgeleri içinde sürekli olarak yürüttüğü işlemler, kontroller, bakım faaliyetleri, kalite denetimleri veya üretim adımlarıdır. Örneğin: Günlük makine bakımı (duş,diş fırçalama,güzel giyinmek,makyaj yapmak,cilt bakımı,estetik operasyonlar vs.) Üretim bandının her vardiyada kontrol edilmesi (ceo,cfo,genel müdür vs.) Hammaddenin her sabah teslim alınması ve kontrol edilmesi (projeler,fikirler,ödevler,sorumluluklar) İş güvenliği kontrollerinin belirli aralıklarla yapılması(check up,sağlık hizmetleri, vs.) Bu tür işler "rutin" olarak kabul edilir çünkü sistemin düzgün işlemesi için sürekli tekrar edilmeleri şarttır. "Endüstriyel" kısmı ise bu işlerin sanayi yada üretimle ilgili olduğunu belirtir ve bize bataklığın girişini işaret eder. Endüstriyel rutin döngüsü insan karakterinin bütün derinliğini çürütüp, yok etmektedir düşüncesinden kendimi alıkoyamıyorum. Modern dünyanın insanı nasıl tekdüzeleştirdiğine, yaratıcılığını bastırdığına ve bireyselliğini törpülediğine dair bir eleştiri getirmek bazı kesimler açısından sakıncalı olsa da bu düşüncemin üzerine gitmek ruhuma özgürce uçabileceğim kanatlar takmaktadır. İnsan, yaratıcı, düşünen, duygusal bir varlıkken; sürekli tekrarlanan, mekanikleşmiş işlerin içinde kaybolup gidiyor. Rutin işler düşünmeyi değil, sadece uygulamayı teşvik ediyor. Zamanla insanlar kendi kararlarını sorgulamayı bırakıyor, derin düşüncelere dalmıyor, sadece görevlerini yerine getiriyor. Böylece karakterin o varoluşun armağanı olan güzelim renkleri soluyor, derinliği