1/10
Hayatımda ilk defa bir kitabı yarım bıraktım galiba. Kitaba 120 sayfa tahammül edebildim sadece. Kitap çok dağınık ve aforizmalar serpiştirilerek romanımsı bir şey oluşturulmuş. Kitabın sosyal medyada bu kadar pr’ının yapılmasının da merhum yazara edebiyat camiasındaki arkadaşlarının destek olmak istemesi nedeniyle olduğunu düşünüyorum. Eleştirilerimi daha fazla belirtmek isterdim ama yazarının yeni vefat etmiş olması dolayısıyla burada bırakmak istiyorum. Fazla boş vaktim var ve boşa gitmesi sorun değil diyenler kitabı alıp okuyabilir tabi ki.
Satılık AdamBülent Akyürek · Ketebe Yayınları · 2025154 okunma
8/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:38
St.James'in alcakları serisinin ikinci kitabında Feagan'nın çocuklarından şimdinin zengin kumarhane sahibi, zenginlik takıntılı, sosyetenin çay saatlerinin dedikodu konusu Jack Dodger ile dul Düşeş Olivia Lovingdon'un hikayesini okuyoruz. Merhum Dük Lovingdon vasiyetinde, oğlunun vasiliğini ve şahsı mal varlığını Jack'e bırakır. Dük ile fazla tanışıklığı olmayan Jack okunan vasiyet ile yüklü bir mal varlığına sahip olacak ama bilmediği şey küçük bir çocuğa nasıl vasilik yapacağıdır. Dul kalan Düşes Olivia ise okunan vasiyetle ölen kocasının niye oğlunun vasiliğini bu çapkın, kural tanımaz adama bıraktığını anlayamaz. Fakat oğlu Henry ile bu adamla aynı evi paylaşmak zorunda kalır. Ailesinin isteği ile evlenen Oliva çokta sıcak olmayan bir evliliğe sahip. Sorumluluk bilinci ile kendinden yaşça büyük biri ile sadece varis için yapılmış bir evlilik. Sevgisini yönlendirebildiği tek varlığı oğlu olan Olivia'nın bi vasilik yüzünden Jack ile bir çekişme halinde olması çok doğal. İlk görüşte Olivia'da Jack'in sevmediği tüm aristokrat özellikler mevcut. Bu yüzden zıtlaşmaları da kaçınılmaz. Fakat bu soğuk görüntünün altında Oliva çok farklı bir karakter. Kitap sinir bozucu bir şekilde başladı. Bir okur olarak ana kadın karakterlerle fazla empati kuruyorum. Bu yüzden de böyle hissetmiş olabilirim. Kocası ölen bir kadının, canından çok sevdiği oğlu için hiç tanımadığı ve adı çıkmış bir vasi tayin edildiğini öğrenmek sinir bozucuydu. Bir de o adamla aynı evde kalmak zorunda olması tüy dikmek gibiydi. Jack'in çocukluktan hatırladıkları çok trajik. Biz ilk kitapta başından geçenleri az çok biliyoruz. Annesi tarafından bir aristokrata satılması, orada başına gelenler, daha sonra hapiste başına gelenler çok trajik. Tüm bunlara rağmen kendini oradan çıkarması ve başına gelenlerin
Şeytanla AnlaşmaLorraine Heath · Arkadya Yayınları · 202628 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·312 syf.·
2024 23. kitabı
Merhum Doğan Cüceloğlu’nun İnsan İnsana podcastlerini çok severek dinliyordum. Günlük işler yaparken, yürüyüşte bana eşlik ederdi; gerçekten bir sohbetin içindeymişim gibi hissettirirdi. Bu yüzden kitabını görünce de aynı tadı bulurum diye düşünüp okumak istedim. Kitabı severek okudum; fakat beklentim daha çok sohbet tadında, karşılıklı konuşuyormuş hissi veren bir anlatımdı. Kitap ise daha akademik ve bilgi yönü ile güçlüydü. Daha çok araştırmalarla, tablolarla, analizlerle desteklenen; bilgi ağırlıklı bir içerik var. Hocamızın insanı anlama çabası, deneyimleri ve aktardığı düşünceler çok kıymetli.
İnsan İnsanaDoğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 20239,7bin okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 21:20
Dünya bilim tarihinin en önemli isimlerinden olan merhum Fuat Sezgin hocamızın bu kitabını okuyunca "İslam Dünyasındaki Zenginlik" in ne kadar çok olduğuna bir kez daha şahit oldum. Fuat Sezgin'in hayatından yola çıkarak bilim ve araştırma dünyasının içerisinde İslâm Dünyasının etkilerinin ne kadar çok olduğunu bu kitapta bir kez daha fark ediyoruz. İslâm, aslında bilim ve araştırmaya çok değer veren bir din ve bunu Kur'an'ı Kerim'de çoğu ayette dile getirir. Zaten İslamiyet'in yayılışı ve İslam'ın en önemli temsilcilerinden olan Osmanlı Devleti'nin Kuruluş ve Yükselme dönemlerinde de bu durumu fark ettiğimiz müddetçe bilimde ne kadar ileri gittiğimizi görmemek için ancak kör olmak gerekir. Ne zamanki İslâm'dan uzaklaştık işte o zaman bilim ve araştırma dünyasından da uzaklaştık ve yetkiyi Batı Dünyasına verdik. Bilim ortak mirastır. Zamanında Batı'dan ilmi alıp geliştiren İslâm Dünyası, zamanla elindeki ilmi Batı Dünyasına verdi ve ne hikmetse kendisini artık hep Batı'dan eksik gördü. Oysa eksiklik İslam'da değil bizzat ilim ve bilimi kullanmayı öteleyen insanlarda idi.Bu eksiklikten kurtulmanın reçetesi ise bellidir: İslam'a sarılıp ilim ve bilime önem vermek. İslâm Dünyasının ilim ve bilime verdiği değeri öğrenmek isteyen herkese bu kitabı okumasını tavsiye ederim.
Bilim Tarihi SohbetleriSefer Turan · Pınar Yayınları · 20194,238 okunma
Esir Şehrin Mahpusu
9/10
·356 syf.·
2026 4. kitabı
Osmanlı'nın son dönemlerinde Birinci Dünya savaşı zamanında merhum bir Paşa'nın oğlu olan Kamil'in Anadolu'da Mustafa Kemal Paşa'nın direniş hareketini savunduğu ve desteklediği için hapse atılmasını ve burada yaşadığı içsel, ailesel ve sosyolojik olarak yaşananların Kemal Tahir tarafından anlatılmasıdır. Esir Şehrin Mahpusu Kemal Tahir
İnceleme
Esir Şehrin MahpusuKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20225,4bin okunma
Elif Şafak - Aşk
Puan vermedi·420 syf.··
2026 12. kitabı
Eser farklı farklı anlatıcıların ağzından anlatılır. Daha önceden Elif Şafak'ın İngilizceden Türkçeye çevirmesi, intihal yapması vs.den dolayı kendisi ve eserlerine mesafeliydim ancak eser bence başarılı hatta eserin sonu beni enteresan bir şekilde duygulandırdı (mistik, sufi işleri sevmem). Ella Rubinstein sıradan tekdüze bir hayat yaşamaktadır. Hayatındaki her detayı evliliğine göre ayarlamaktadır. Kocası David tanınmış ve iyi kazanan bir diş hekimidir. Uzun bir evlilik olduğu için Ella'ya göre de önemli olan aşk değil sevgi saygı olmuştur. Jeanette isimli üniversite öğrencisi kızı, Avi ve Orly isimli iki küçük çocuğu ve yaşlı bir golden köpekleri vardır. Northampton'da büyük ve lüks bir evleri vardır. Durumları oldukça iyidir. Ella utangaç ve munis bir kadındır. Evliliklerinin yirminci yılında kocasına boşanma davası açmış ve başka bir kıtadaki bir erkeğe aşık olmuştur. Ella İngiliz Dili ve edebiyatı mezunudur ancak hep ev hanımlığı yapmıştır. Çocukları yeteri kadar büyüttükten sonra yayınevinde editör asistanı olarak iş bulur. İşi kocası bulmuştur, bunu karısını aldattıktan sonra yapmıştır. Kızı Jeanette, Scott isimli sevgilisiyle evlenmeye karar verir ancak aile bunu güzel karşılamaz. Annesi sadece sekiz aylık ilişkinin üzerine gelen bu kararı hamile kaldığından sanır. Aile Yahudi'dir ve kız damat Yahudi değil diye istemediklerini bile düşünür ancak tabi ki onların derdi kızlarının doğru seçim yaptığından emin olmaktır. Ella ona aşkın bitebilen bir şey olduğunu, asıl kendine iyi koca, çocuklarına iyi baba olabilecek bir erkeği seçmesi gerektiğini anlatırken kızı kendisinin onun gibi pasif ve umutsuz olmayacağını söyleyerek annesinin kalbini kırar. İşinde basılmadan önce incelenmek üzere aldığı ilk eser Mevlana ve Şems üzerinedir. Kitabın adı "Aşk Şeriatı"dır.
AşkElif Şafak · Doğan Kitap · 200976,6bin okunma