Middlemarch uzun süredir kitaplığımda duran, fakat kalınlığından ötürü elimin okumaya gitmediği bir kitaptı ve nihayetinde anlık bir istekle başlayıp iki ay gibi bir sürede okuyup bitirdim. Çok akıcı ya da rahat okunan bir kitap olduğunu söyleyemem. İlgiyle okuduğum ve hatta gün içinde zaman zaman aklıma gelip acaba nasıl devam edecek diye düşündüğüm bölümler de vardı, okumamı sekteye uğratıp ilgimi kaybedip yavaşladığım bölümler de…
Kitapta çok fazla karakter var, bu sebeple çok ara vermeden okumak lazım. Bu önemli biri değil herhalde diyip umursamadığınız karakter bir anda ortaya çıkıp sayfalarca yer kaplayabiliyor. Hemen hemen çoğu karakterin bir hikayesi var, fakat bir yere kadar o karakter hikayede bir yer edinecek mi edinemeyecek mi anlamayabiliyorsunuz. Kitaptaki en baskın karakterlerin Dorothea ve Lydgate olduğunu söyleyebiliriz. Genel bir yorum yapmak gerekirse de kitap bir taşra kasabasındaki belli bir zaman dilimini anlatıyor ve hatta yazar bitirirken bazen sonlar başlangıçtır diyip karakterlerin kitabın bitişini takriben neler yaşadığını da anlatıyor. Çok büyük olaylar yok kitapta, hayatın genel akışında olabilecek şeyleri anlatıyor George Eliot. Evlilik hayatı, eş seçimi ve o kişiyle bir ömrü paylaşmak, o zamanda icra edilen doktorluk, dönemin siyasi olayları, pastoral bir anlatım\hayat ve tabi ki İngiliz romanlarından aşina olduğumuz unvanlar ve kişilerin mevkileri… Yazarın o dönemde bu kadar çok şeye aynı anda nasıl vakıf olduğuna gerçekten şaşırdım. Mesela tıp konusunda oldukça bilgili olması ilgimi çekti. O dönemde doktorluk düşük mevkiili bir meslek ve maddi anlamda da tatmin edici değil. Dönemin hekimlik anlayışı, yapılan tıbbi uygulamalar, hastaların tedavilere yaklaşımı ile ilgili paragraflarca bilgi var. Hayli ilgimi çekti, hatta eşim de doktor