Bazıları arkadaşlık teklifi kartları bastırırlardı. O yıllarda, üzerinde “Bayan, arkadaşlık teklifimi kabul ediyorsanız ‘evet’, etmiyorsanız ‘hayır’ kısmını yırtıp veriniz” yazan kartlara, mahcup gençlere akıl verip kızları kendilerine nasıl âşık edeceklerini anlatan kitaplara rastlanırdı.
Can Yayınları, 8. Basım, Mayıs 2013, E-kitap·Kitabı okudu
Arkadaşlık teklifi kabul edilip bir ilişki başlayınca oğlanın adı kız için konuştuğu çocuk olurdu. 70’li yıllarda küçük şehirlerde gönül ilişkisi yaşayan tarafların adı konuştuğu çocuk/konuştuğu kız idi. Böyle denmesinde şaşılacak bir şey yoktu, çünkü aşk konuşmakla sınırlıydı. 80’li yıllarda çıktığı çocuk/çıktığı kız oldu. Artık konuşmanın ötesine geçiliyor, baş başa kalınıyordu. 90’lı yıllara gelindiğinde erkek arkadaş/kız arkadaş oldu. Sınırlar aşılmış, dünyayla kültürel bütünleşmenin de adımları atılmış, bazı kesimlerde sevgiliye boy friend/girl friend denmeye başlanmıştı. 2000’li yıllara doğru giderken sevgili kelimesi otuz yıl öncesinin o tehlikeli ve ürpertici tanımını kaybetti.
Can Yayınları, 8. Basım, Mayıs 2013, E-kitap·Kitabı okudu
İnsan insanla varoluyordu. Aileler büyüktü, akrabalar çoktu. Komşular önemliydi, oturulan sokaklar, mahalleler ait olunan mekânlardı. Kolektif bir hayatın bütün unsurlarıyla sürdüğü, tek kişinin yaşadığı evlerin garip karşılanmak şöyle dursun, görülmesinin bile yaygın olmadığı o yıllarda, küçük şehirlerde arkadaşlık hem duygusal bir eğitim, hem kolektif hayata ayak uydurmanın, adeta kendiliğinden yürüyen bir parçasıydı.
Can Yayınları, 8. Basım, Mayıs 2013, E-kitap·Kitabı okudu