Unutmak geri ve basit insan rûhunun tabiî hareketedir. Vefâlı ve iyi ruhlu insan ise, unutmadığı, unutamadığı, ölçüde insandır. Bu, tabiî unutulmaması gereken hâdiseler ve hâtıralar için böyledir.
Türk çocuklarına Selçuk ve Osmanlı tarihi, yeni baştan ele alınarak ve yalnız doğru taraflarıyle be bir milleti ebediyete kadar ayakta tutacak kadar büyük iftiharlarıyle okutulmadıkça Türk milleti, Cumhuriyet yıllarının yarattığı korkunç aşağılık duygusundan kurtarılamaz!
Fakat Atatürk'ün ölümünden sonra milli olan her şeyi kökünden yıkma ülküsündeki tamamiyle sol ve solcu hareketlerle, bu uyarış yarıda bırakılmış ve Türkiye'de bizzat devletin kendisi, Türk çocuklarındaki milli terbiyeyi yok etmeye çalışmıştır.
Şunu unutmayalım ki Osmanlı tarihinin bazı karanlık ve talihsiz sayfalarını nasıl ibretle ve üzülerek hatırlamak vazifesinde isek; aynı tarihin her şeye rağmen ağır basan aydın ve altın sayfalarını da Türk milletinin, bugünkü ve yarınki nesillerine, sonsuz bir övünçle, tanıtmak ve sevdirmek vazifesindeyiz.