Neler yoktu ki bu zikirde: Edeb-i Meryem. İffet-i Meryem. Sabr-ı Meryem... Niyaz-ı Meryem. Tutunurdu nefsim raziyeye. Anlardım Rabbim razı olurdu Meryem’e... İtminana ererdi her şey kalb-i Meryem’de
Din
Müslümanlık değil bu düpedüz eşkıyalık ve zulüm!!!
Taliban, Tarık’ın en sevdiği şarkıcının, Ahmet Zahir’in mezarına kurşun yağdırdı. “Öleli neredeyse yirmi yıl oluyor,” dedi Leyla Meryem’e. “Ölmek bile yetmiyor mu?”
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Anneden mektup
Genellikle gülüp geçiyordum, ama bazen öfkeleniyor, zavallı anneme acıyordum: Dikkatli ol, Arturo. Dualarını aksatma. Bakire Meryem’e ettiğin bir dua her istediğini elde etmeni sağlayabilir, bunu unutma. Kutsal madalyonunu takmayı unutma. Peder Agatha tarafından kutsanmıştır, çok kutsal bir adamdır Peder Agatha. Allaha şükür ki hepimizin bir madalyonu var...
Sayfa 51·Kitabı okudu
Torbadan, gök mavisi bir burka çıkardı. Kaldırınca bol pilili, metrelerce kumaş, dizlerine döküldü. Burka’yı katladı, kıza baktı. “Müşterilerim var, Meryem, karılarını da dükkana getiren, erkek müşteriler. Örtünmeyen, benimle doğrudan konuşan, hiç çekinmeden gözümün içine bakan kadınlar bunlar. Makyaj yapıyor, dizleri görünen etekler giyiyorlar. Bazen ayaklarını kaldırıp ölçü almam için bana uzatıyorlar, kocaları da öylece seyrediyor. Buna izin veriyorlar. Bir yabancının karılarının çıplak ayağına dokunmasına aldırmıyorlar! Kendilerini modern erkek, entelektüel sayıyorlar; aldıkları eğitim yüzünden herhalde. Kendi nang ve namus’larını, onurlarını kirlettiklerinin farkında değiller.” Öfkeyle parlayan gözlerini Meryem’e dikti. “Ama ben farklı cins bir erkeğim, Meryem. Benim geldiğim yerde, bir yanlış bakış, bir uygunsuz söz, kan dökülmesine yeter. Geldiğim yerde, bir kadının yüzü sadece kocasını ilgilendirir. Anlıyor musun?”
Sayfa 73·Kitabı okuyor
Din
“Meryem bana söyler misin bu trenin en son vagonunu, hangi vagon peşinde çekip götürüyor?” “Tabi ki ondan önceki!” dedi Meryem. “Ya onu?” “Onu da ondan önceki, yani önündeki..” “Peki ya onu?” “Onu da onun önündeki!” Acaba babası Meryem’e bu tuhaf soruları neden soruyordu ki? “Bütün vagonlar birbirlerini çekiyorlar işte tren gibi!” dedi Meryem. “Ama zaten o bir tren değil mi!? Aha ha ha!” “Peki ya en öndeki vagonu hangisi çekiyor Meryem?” “Haa! O başka! Çünkü onun önünde başka bir vagon yok. Onun önünde lokomotif var. Onu lokomotif çekiyor! Lokomotif yani trenin motoru!” “Sen ne kadar akıllı bir kızsın böyle. Peki bana söyler misin lokomotifi ne çekiyor!” “Ha?” “Lokomotifi dedim, onu ne çekiyor!” Ama lokomotifi hiçbir şey çekmezdi ki, o lokomotifti; bütün vagonları o çekerdi ama onu kimse çekmezdi... “Lokomotifi kimse çekmez!” dedi Meryem. “Her şeyi lokomotif çeker, bütün vagonları...” “Peki lokomotifi de bi çeken olsaydı ne olurdu?” “O zaman o lokomotif olmazdı ki!” “Sen az önce bana ne sormuştun Meryem?” dedi babası. “Hani treni seyretmek için balkona çıkmadan önce...” “Haa! Şey,” diye cevap verdi Meryem. “‘Her şeyi Allah yarattı ya; amaaaa, pekiiii, öyleyseeee Allah’ı kim yarattı?’” “Hah! Bak şimdi beni iyi dinle! Sana ‘Lokomotifi kim çekiyor?’ diye sorduğumda bana ne cevap vermiştin?” “‘Hiç kimse!’ demiştim.” “İşte sorunun cevabı bu: Hiç kimse! Allah’ı hiç kimse yaratmadı. Çünkü Allah yaratıcıdır."
Büyükleri Allah eğitiyor; ne ana, ne baba.!!
Büyükleri Allah eğitiyor; ne ana, ne baba. Bir daha baktım Meryem’e. Artık ablamı onda görecektim.
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Din