O güne kadar, adını bile duymadığım "bir Acem şairi; nden; gergin ve gerilimli, bir "yatılı" lise ortamında, iki rubai okuyup, allak bullak olmuştum: Dilimize 'Kilisli' Rifat Bey, "Divan" üslubuyla çevirmişti: ne yağlı ne gevşek; felsefi katı -hatta merhametsiz- bir üslûp; son derece yoğun, bir "beyhudelik hissi"! Elinizdeki kitaba, bu iki rubaiden birisiyle giriliyor, ötekisiyle çıkılıyor: Yarım yüzyıllık, üstelik Marksist olduğuna inanan, "toplumcu" bir şairin "bıraktığı mesah"; böyle "bezgin" ve "kötümser" mi olmalı?