Tabak oldum sürdüm bir iki meşin Köpekler akçesin vermişler peşin Yiyip bitirmişler kurusun yaşın Üzerine vardım ağzın yalarken
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Stammheim rahibi bahçesinde bulunan domates tarhındaki domatesleri topluyordu, ekim ortalarıydı çünkü, her gece havanın dona çevirmesi beklenebilirdi. Son kalan birkaç kırmızı domatesi özenle koparıp almış, tarhın taş kenarına koymuştu, domatesler buradaki yosun bağlamış lav taşları üstünde kızıl kor halinde yanıp duruyor, parıltısıyla kavak yapraklarının altın sarısını ve kiraz ağacının şarap kırmızısını bastırıyordu. Rahip, solup kuruyarak meşin gibi sertleşmiş bitki köklerini yerlerinden çıkarıyor, onları çam dalı payandalarından söküp alıyor, solgun ve küçük köklerinden toprağı eliyle vura vura uzaklaştırıyordu. Yanı başındaki ince bir fıskiyeden sular oval mermer havuzun içine şıpır şıpır dökülmekteydi, iri karatavukların duvar dibindeki sıra sıra dizilmiş meyve ağaçlarında hışırtıyla gezinmesinden kahverengi yapraklar sağa sola savruluyor, tarlalarda yakılan patates ateşinin ince dumanı güneşli, tatlı, sessiz, altın ekim rüzgârıyla yorgun ve mavi esip geliyor, tıpkı sabah sisi ve bulut bulut göçmen kuşlar gibi güz mevsimine ait olan yanıksı, keskin bir kokuyu beraberinde getiriyordu.
Sayfa 95·Kitabı okudu
O hüzünlü bakışları görmemiş olmanın sevinci içindeyim…
Ahmet Hamdi Tanpınar beyefendi salonda, elinde kahve fincanı, meşin terliklerini sürüyerek yürüyor. Masadaki roman müsveddelerine hüzünle ve iç sıkıntısıyla bakıyor. Onun ağzından söylersek ahengi bozulmuşların, nefsine karşı büyük bir hata ve ihmalde bulunanların duydukları o keskin azaba garkolmuş.
Sayfa 22 - Everest Yayınları 15. Basım·Kitabı okuyor
Alıntı
meşin
neyin ne zaman önemli olduğunu önemi çoktan kalmadığında artık anlayabiliyor nedense ancak insan RONİ MARGULIES
Ahmet Hamdi Tanpınar Beyefendi salonda, elinde kahve fincanı, meşin terliklerini sürüyerek yürüyor. Masadaki roman müsveddelerine hüzünle ve iç sıkıntısıyla bakıyor. Onun ağzından söylersek ahengi bozulmuşların,nefsine karşı büyük bir hata ve ihmalde bulunanların duydukları o keskin azaba garkolmuş.
Sayfa 22 - Everest yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman