Şu an yaşam sandığımız şey; kendi ördüğü gerçeklik duvarlarına çarpıp homurdanan korkunç bir kalabalık tarafından tarihsizleştirilmiş, belleksizleştirilmiş, öyküsüzleştirilmiş ve tüm yetenekleri gasp edilmiş bir eylem çöplüğü sadece.
Şair İbrahim Karaca bir söyleşisinde: "Entelektüel birikim kitap ezberlemekle olmaz, akademik kariyerle kazanılmaz, çok birikimli olmak değildir entelektüel olmak, bu birikimin hayat içinde özgül bir ağırlığı olmalı" diyor.
Schopenhauer küçük bir çocukken anne ve babası akşam yürüyüşünden gecikince onların kendisini terk ettiği endişesine kapılmış. Onu yapayalnızlaştıran bu endişe ölene dek peşini bırakmamış. Schopenhauer felsefesinin özü, yani onun yalnızlığı, gerçekte bir çocuğun yalnızlığı.