Bugün kontrol arpa, buğday yahut canlı hayvan hesabının tutulmasının çok ötesinde anlamlara sahip. Kontrol etmek demek denetlemek, yönetmek, yönlendirmek, hükmetmek, işletmek, yürütmek, şekillendirmek, belirlemek, etkilemek, düzenlemek, düzen altına almak anlamlarının tamamına sahip. Modern tekno-medeniyet bu kontrol sistemi olmadan ayakta duramaz. Bu yüzden her şeyin kontrol altına alınması gerekir. Kontrol edilmeye direnen her şey -insan, akıl, kalp, tabiat, evren, varlık...- sisteme meydan okuyan bir tehdittir ve mutlaka bertaraf edilmelidir.
Burada kontrol rasyonel manada denetlemek ve açık seçik olmak demek değil, manipüle etmektir. Tekno-medeniyette kontrol, manipülasyon demektir. Sanal, güçlendirilmiş ve melez-gerçeklik sistemlerinde –dünyanın en büyük şirketlerinden biri artık “metaverse” adını taşıyor– hiçbir şey pasif bir şekilde kontrol edilmez. Kontrollü sistemler kurmanın amacı manipüle etmek yani yönlendirmek, belirlemek ve şekillendirmektir. Yani işin özünde determinizm vardır: insanların tercihlerini, beğenilerini, algılarını, duygularını, düşüncelerini, ne yiyip ne içeceklerini, nerede ve ne şekilde yaşamak istediklerini belirleyerek onlara hükmetmek.
Geleneğe karşı özgürlük vaadiyle ortaya çıkan modern teknolojik medeniyetin bizi getirdiği yer, mutlak bir belirlemecilik-kadercilik (determinizm), kontrol ve manipülasyon sistemidir. Dinleri kaderci olmakla suçlayan modern sistemler en sofistike, gizli ve görünmez yöntemlerle herkesi ve her şeyi kuşatan bir kaderciliği her gün yeni verilerle kodluyorlar. Matrix, en büyük kadercidir. Oradan özgürlük ancak makinelerin önümüze koyduğu şeyler arasında tercih yapmaktan ibarettir.
Standardizasyon yani şeylerin, süreçlerin ve insanların standart, tek düze ve tek tip hâle getirilmesi de kontrol ve manipülasyon