SK

SK
@mikleb
Sıkı Okur
6,4bin kütüphaneci puanı (Geçen ay: 221)
748 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
Sessiz Kıyamet
10/10
·200 syf.··
2024 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2024 19:30
En son Kinyas ve Kayra'yı okurken ağlamıştım. Korktuğum kitabı kolayca okumanın verdiği şaşkınlıkla, kitabın ağırlığının birleşmesi sonucu dökülmüştü yaşlar gözümden/gönlümden.. Yine en son o kitaba inceleme yazmışım; ne tesadüf.. Şermin Yaşar.. Ne yazsa okurum dediğim yazarlardan. Hikayeleriyle tanırız onu, yazdığı çocuk kitapları da çok meşhurdur. Bu kez bir roman dökülmüş kaleminden. İlk okuyanlardan olmanın keyfiyle aldım elime kitabı. Aynı keyifle çevirdim sayfaları. Özlemişim. İyi geldi. Ama kitabın ikinci yarısında sarstı yazılanlar. Tam dedim ki yavan ilerleyip bitecek, bambaşka hâl aldı olaylar. Utandım yazara yakıştırdığım sıfattan. Yirmi dört saatte on karakterin ağzından anlatılarak yaşanıp bitiyor roman. En az yetmiş seneyi bulur yaşaması. Anlatması da bir ömür. Bir çırpıda okunur. Bakmayın üç günde bitirdiğime. Ama sindirmesi inanın hâlâ bitmedi. Sıcağı sıcağına yazıyorum incelemeyi de. Başka türlüsü mümkün değil. Üç erkek kardeş. Emin, Ekrem, Ethem. Her biri için ayrı ahh çekiyorum, eşleri için ayrı. Kitabın başında sevgisizliğin için kızdığım Münevver Anne, affet; bu hikayede en çok yanan sen olmuşsun.. Daha fazla bahsetmek haksızlık olur. Gidin okuyun. Kendinizden bir şey bulacaksınız eminim. Kapağı kapatınca dört duvar arasında duramayıp kendimi dışarı attım. Bir sigara yaktım. Üç nefesten sonra iyi gelmedi meret. Söndürdüm. Havayı doldurdum ciğerlerime, veremedim. İçime bir şey oturdu. Ne diye sormayın. Üstüne gidin bir de kitapla aynı ismi taşıyan şarkıyı dinleyin. Sonra kendinizi çayın sıcaklığında mı bulursunuz, rakının soğukluğunda mı kaybederseniz ben bilmem arkadaşlar.. Bildiğim tek bir şey var: Seven sevdiğine sevdiğini söylesin..
Edebiyat & Roman
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,1bin okunma
Reklam
Seçim senin..
9/10
·533 syf.··
2023 47. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2023 22:43
Saatlerce konuşabilirim bu kitap hakkında. Her şekilde tartışabilirim kitabı okuyan herkesle. Ama bir incelemeye dökebilir miyim hissettiklerimi emin değilim. Yazı deyince orada duruyorum çünkü ben biraz. Ama başladım bir kere, daha kitabı bitirmeden karar verdim hem de. Ben bu kitabı okumadım arkadaşlar. Ben bu kitabı yedim! Yazılanları hazmetmem kolay olmadı zira. Hep ertelediğim bir kitaptı zor olduğunu bildiğim için. Sevgili Mikail Balcı hocamın okumasına eşlik etmek için aldım elime ve iyiki de daha fazla ertelememişim. Kendisine ve eşlik eden arkadaşlara teşekkür ediyorum burdan. Üç bölümden oluşan bir eser var elimizde. Kinyas ve Kayra'nın Hayatı, Kayra'nın Hayatı ve Kinyas'ın Hayatı. Ne kadar kötü olabilir insan dediğimiz varlık? Sınırı nedir kötülüğün ya da var mıdır bir sınırı? Kayra ve Kinyas'ın yaptıklarında ve yaşadıklarında saklı bu soruların cevabı ve üzgünüm çok olumlu değil yanıtlar. Şiddetin her türlüsü mevcut bu satırlarda, mide bulandıracak hatta kusturacak ve kitabı elinizden bırakıp okumamanıza sebep olacak dereceye varacak şekilde. Sağlam bir kafaya ve odaklanmanız için boş bir alana ihtiyacınız var, benden söylemesi. Bu soruların cevabı bende ne peki? Yin Yang tabiki. İç içe geçmiş siyah ve beyaz içerisinde yer alan beyaz ve siyah noktalar. Kötülük ve iyiliğin birbirine geçmiş olması ve her ikisinin de birbirinin içinde bir parça bulundurması. Her iki erdem de doğuştan insanın içinde bulunur. Ailede başlayan terbiye ile devam eden eğitim hayatı ve yaşam şartları herkesi bir tercih yapmaya zorlar. İçinizdeki iyiliği de kötülüğü de beslemek, besleyip büyütüp yaymak ya da susturmak ve bastırmak tamamen size kalmıştır. İşte iki karakter de tabiri caizse yemedikleri bok kalmayana kadar saçma sapan hayatlar yaşıyorlar. Bir süre sonra klişeye
Edebiyat-Roman-Yeraltı Edebiyatı
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,3bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2023 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2023 22:28
Yıla yanlış bir kitap seçerek başlamışım. Aslında yazarın başka bir kitabına tesadüfen denk gelmişken araştırmak istedim ve bu kitabını buldum. Felsefeci olduğumdan şayet Nietzsche ismini görünce merak ettim ve yazarın psikolog olduğunu öğrenince kitabı okuma kararı aldım. Inceleme-deneme kategorisine alınmış ama öykü kitabı da olabilir hatta bence dini kitap kategorisinde yer alması daha uygun olur. Kitaba ismini veren öykü 11 sayfa. Yazar bu 11 sayfada Nietzsche'yi yerebildiği kadar yermiş, tabiri caizse ağzından girmiş burnundan çıkmış. Açıkçası hem psikolog olması hem de manevi hayatını en yüksek mertebede yaşamaya çalışan biri olması sebebiyle yazardan böyle bir hikaye beklemiyordum. Üstelik kitabına bunca yerdiği kişinin adını vermesi de fazla gereksiz olmuş. Hoşgörülü bir dine inanırken ve kitapta da bundan bahsederken sırf kendi inancıyla benzer bir hayat sürmemiş ve ölmüş birini bu kadar yerden yere vurmak eline ne geçirdi bilmem. Oysa ben Babaannem karşılaştırmasıyla çok daha naif ve karşılaştırmalı, eskiye göndermeli, gelenek-yeni çatışması altında bir kitap beklemiştim. Beklentimin çok altında kaldı, üzgünüm. Bana hitap etmediğini düşündüğüm için puanlama yapmıyorum. Umarım okuyacak arkadaşlara hitap eder.. Sevgiyle kalın..
Nietzsche Ve BabaannemMustafa Ulusoy · Kapı Yayınları · 20191,847 okunma
Gobi
10/10
·248 syf.··
2022 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2022 22:48
Polisiyeye karşı hep bir ön yargı var, nedendir bilmem. O da edebiyat, şiir gibi bir tür. Okurken her alandan kitap seçmek gerektiğini düşünürüm. Çeşitli bir kaç türe bağlı kalınarak yapılan okumalarda zihnin kendini geliştiremediği aşikar bir durum. Polisiye de meraklılarına ve yeni başlayacak olanlara, cinayeti çözme ve olayların bütününe bağlı kalma açısından oldukça fazla fırsat tanıyan bir tür bana göre. Alper Canıgüz benim için yeni bir yazar. Psikoloji mezunu. Yazma tutkusunu müzik kabiliyetinin eksikliğine bağlıyor kendisi. Ve bendeniz gittim yine yazarın son kitabını aldım okumak için. Bayağıdır bekliyordu elimde. Bir Kamu Davası 1 ve 2'yi önce okurum düşüncesiyle bekletiyordum fakat çokça klasik okumaya yöneldiğim için bu aralar araya bir heyecan katmak adına öne aldım kitabı ve iyi ki öyle yapmışım çünkü öngördüğüm süreden önce bitmek için âdeta yarıştı satırlar bir sonraki sayfalarla.. Iyi polisiye, cinayeti kimin işlediğini tahmin edemediğiniz kitaptır bence. Nitekim ben de tahmin edemedim ve o yüzden 10 verdim hatta 11 bile olabilir çünkü iki cinayetle sonlanıyor kitap ve ölümle sonuçlanmayan teşebbüsler de var işin içinde. Sayfa 198'den sonrası karıştı açıkçası ve ağzım açık kalarak yaşları 5 ve 8 olan iki tane çocuğun cinayet(ler)i çözmesini bir solukta okudum desem yeridir. Aslında kitabın ana karakteri olan Alper Kamu'nun beyaz eşya bayisi olan dayısı tarafından ona ve ailesine, kendisi gidemediği için hediye ettiği tatille başlıyor hikaye. Otelin adı Kıyamet Park. Hakikaten de adına yakışır şekilde bir işletme oluyor yaşananlardan sonra. Alper aslında tatile çıkmadan önce bir süredir terapiste gidiyor. Çünkü hayalinde yaratmış olduğu arkadaşlarını gündelik hayatına yansıtırken ailesinden gizleyemiyor ve annesi onu yardım almak için doktora
Polisiye
Kıyamet ParkAlper Canıgüz · Alfa Yayıncılık · 20213,059 okunma
Mağrur muzafferi, kendi saadeti yıkar.
9/10
·272 syf.··
2022 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2022 22:59
SPOILER İÇERİR! Allah çirkin şansı versin diye boşuna dememiş Atalarımız. Herşeyin fazlası bir gün mutlaka tersine döner ve kişiye zarar verir. Dorian'ın güzelliği de öyle. Gençliğine ve erkek güzelliğine fazlasıyla güvenip kibirli bir hayat yaşayan karakterin başından geçenleri anlatan bu klasiği, gerçek anlamda bir 'klasik' okuma düşüncesiyle almıştım elime. Velhasıl hiç de öyle olmadı. Çok ünlü bir ressam olan Basil'ın, Dorian'ın portresini yapmasıyla başlıyor kitap ve kitabın üçüncü ana karakteri olan Henry'i Dorian'la tanıştırmasıyla devam ediyor. Aslında hayatının hatasını yapıyor fakat bunu farkettikten sonra pek bir şeyi değiştiremiyor. Henry'nin hayatın her alanında sahip olduğu bilgi ve onları yorumlamaktaki ustalığından oldukça etkileniyor Dorian ve günlerinin çoğunu onunla geçirmeye başlıyor. Toplantılardan tiyatrolara, cemiyetten hatırı sayılır kişilerin yemeklerinden davetlerine koşuyor karakterimiz. Genç yaşıyla ve bebeksi yüzüyle kendinden yaşça büyük kadınları olduğu kadar hemcinslerini de kendine hayran bırakıyor. Basil, yapmış olduğu portreyi bitirdiğinde onu Dorian'a hediye ediyor. Yapılan resminin kendisinden daha iyi olduğunu anlayan kibirli gencimiz yıllar geçtikçe portresiyle yer değiştirmek istiyor ve yaşlananın kendisi değil, resminin olmasını diliyor Tanrı'dan. Ağzımızdan çıkan her cümleye dikkat etmemiz gerektiğini bir kez daha anlıyoruz burdan. Çünkü evren her söylediğimizi dinliyor gerçekten de.. Dileğinin gerçek olmasını belki de hiç ummayan ve beklemeyen karakterimiz aylar, yıllar geçtikçe bu gerçekle yüzleşiyor ve ruhunun sancılarına engel olamıyor. Portreyi kimseye göstermemesine takılı kaldım ben. Acaba tabloyu bir tek kendisi öyle görüyor olabilir mi? Ama etraftaki herkes 38 yaşına gelmiş olmasına rağmen onun hâlâ genç kalışını
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399bin okunma
Reklam