Birçok zeki insanda bir tür bilgisayar hatası görülür: Onlar zekâyı amaç sanıyorlar. Kafalarında tek bir fikir var: Zeki olmak. Bu da fazlasıyla aptalca. Zekâ bir hedef olarak görüldüğünde, tuhaf bir şekilde işler: Varlığının kanıtı, ürettiği şeyin ustalığında ve sadeliğinde değil, ifadesinin karanlığında yatar.
Ben, son derece aceleci, süre bitecek diye bunca stres altındaki, yarını düşünmemek için şimdiki zamana açgözlülükle sarılmış olan çevremdeki yetişkinlere bakarak bir ömrün kısacık bir sürede geçip gittiğini çok erken anladım… Ama yarından çekinmenin nedeni şimdiki zamanı inşa etmeyi bilmemektir ve şimdiki zamanı inşa etmek bilinmeyince, bunun yarın yapılabileceği söylenir, ama bu da berbat bir şeydir, çünkü yarının daima bugün olduğunu görmüyor musunuz?
Bu yüzden, özellikle bütün bunları unutmamak gerek. Yaşlanacağımız kesin. Bunun güzel,iyi,neşeli olmayacağı da kesin. Bunlarla yaşamak gerek. Önemli olanın şimdiki zaman olduğunu kendimize söylemeliyiz: Şimdi, bir şeyi, her ne pahasına olursa olsun, bütün gücümüzle inşa etmek. Her gün kendimizi aşmak için, kendimizi ölümsüz kılmak için, huzurevi daima aklımızda olmalıdır. Herkes kendi Everest’ine adım adım tırmanmalıdır, hem de öyle tırmanmalıdır ki her adım biraz sonsuzluk olmalıdır.
Gelecek zaman, yaşayanların gerçek projeleriyle şimdili zamanı inşa etmeye yarar.
Hayır, ilginç olan şey tasmaların ucundaki iki insandı. Çünkü şehirde sahiplerinin tasmasını tutanlar köpeklerdir. Yağmur da yağsa rüzgar da esse kar da yağsa günde iki kez gezdirilmesi gereken bir köpekle gönüllü olarak ilgilenmenin kendi boynuna tasma geçirmek anlamına geldiğini kimse anlamış gözükmüyor.