''Hepimiz Gogol'ün Palto'sundan çıktık!''.
Palto(Kaput) kitabını okumadan önce Dostoyevski'nin bu cümlesine denk geldiğim için kitabı öncelikli okunacaklarım arasına almıştım, ki iyi ki almışım! Palto'nun hikayesi ise şu şekildedir:
Gogol'un bir çağdaşı olan P.V.Annenkov, bu hikayedeki ana fikrin nasıl doğduğunu anlatır: ''Bir gün Gogol'un yanında ava meraklı zavallı bir memurun hikayesi anlatıldı. Bu memur, binbir sıkıntıyla biriktirdiği iki yüz rubleye güzel bir av tüfeği aldı. Yeni tüfeği ile ilk ava çıktığı gün sandala bindi. Ama tüfek nasılsa suya düşüverdi. Memur evine döndü, yatağa düştü. Şiddetli bir humma içinde günlerce yattı. Ancak arkadaşları aralarında para toplayarak ona yeni bir tüfek aldıkları zaman iyileşip yataktan kalktı. Bu hikayeyi dinleyenlerin hepsi kahkahalarla güldüler. Yalnız Gogol gülmedi. Uzun zaman düşüncelere daldı. Kaput'un ilk fikri işte o gün doğmuştu. Bu hikaye 1834'te anlatılmıştı. Gogol bunun üzerinde çok çalıştı, aradan sekiz yıl geçtikten sonra Kaput çıktı.''
Gogol'un betimlemeleri ve akıcı dili muhteşem, bu sebepledir ki Palto daha da muhteşem!