Puan vermedi·288 syf.·
2026 77. kitabı
İsmet İnönü kimdir? Türkiye cumhurbaşkanı olarak görev yapan Türk asker, siyasetçi ve devlet adamıdır. Türk Kurtuluş Savaşı'nın önde gelen komutanlarından olan İnönü, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun ardından ilk başbakanı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ilk genelkurmay başkanı olarak görev yaptı. İsmet İnönü ve Resmi Tarih adını verdiği bu kitabında; dönemin basınından yola çıkarak, İnönü’nün Atatürk’ün gölgesi altındaki başbakanlık döneminde resmi tarihte nasıl ele alındığını; ardından başbakanlıktan ayrıldıktan sonra resmi tarihten tamamen silinerek yok sayılmasını ve en sonunda Atatürk’ün vefâtıyla birlikte “Cumhurbaşkanı”, “Milli Şef” ve “Cumhuriyet Halk Partisi Değişmez Genel Başkanı” olmasının ardından, Atatürk’le eşit pozisyonda, “İnönü savaşları kahramanı” ve “Lozan kahramanı” imajlarına vurgu yapılarak, resmi tarihi yeniden yazdırma sürecini en ince ayrıntısına kadar ortaya çıkarmaktadır.. Tarihin kıymetli ve devlete millete yararlı olan değeri İsmet Paşa'nın tanıma şansımız oldu, yazar Cemil Koçak'in kaleminden okuduk kıtabımızi İsmet İnönü ve Resmi Tarih Buyurun sıra sizde
Araştırma-İnceleme Siyaset-Politika Tarih
İsmet İnönü ve Resmi TarihCemil Koçak · Timaş Yayınları · 20208 okunma
Her şeye rağmen yaşıyorsun be Takici
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 15:39
Her Şeye Rağmen Hâlâ Yaşıyorsun Be…” Japon proleterya edebiyatının en çarpıcı metinlerinden biri olan Yengeç Konserveleme Gemisi, yalnızca bir gemide geçen işçi hikâyesi değil; kapitalizmin, milliyetçiliğin ve iktidar aygıtlarının insan bedenini ve onurunu nasıl sistematik biçimde öğüttüğünün hayta yok saydığının sert bir yüzleşme belgesidir. Girişte çevirmen #Devrim Çetin Güven’in verdiği bilgilerden öğrendiğimiz kadarıyla Yazarı Kobayaşi Takici, romanın politik ve etik yükünü ne yazık ki kendi yaşamıyla da ödemiş; yasaklı Japon Komünist Partisi’ndeki faaliyetleri nedeniyle maruz kaldığı işkence sonucunda hayatını kaybetmiştir. Bu biyografik gerçeklik, romanın satır aralarındaki öfkeyi ve hakikilik duygusunu biz okurlara daha da derinleştirerek geçiriyor. Roman, adından da anlaşılacağı üzere bir yengeç konserveleme gemisinde –Hakko Maru– geçer. Ancak burası bir gemiden çok, hukukun bilinçli olarak dışarıda bırakıldığı bir sömürü ortamıdır. Ne fabrika sayıldığı için Fabrikalar Kanunu’na ne de gemi kabul edildiği için deniz ticaret hukukuna tâbidir. Kapitalizmin gri alanları özellikle seçtiği bu sözde “ara mekân”, emekçilerin ücretli işçiden çok köleye yaklaştığı, insanlığın askıya alındığı bir “ilkel sömürü” cehennemi maalesef. 1920’lerin Japonya’sında Sovyetler Birliği ile yürütülen yengeç ve balık avı rekabetinden, bu fabrika-gemilerin doğuşunu öğreniyoruz. 1904–1905 Rus-Japon Savaşı’ndan ganimet olarak ele geçirilen Sovyet hastane ve nakliye gemilerinin dönüştürülmesiyle başlayan bu süreç, 1923’te büyük kârlar getirince sermaye için ağız sulandırıcı bir iş koluna dönüyor. Takici’nin romanı yazmadan önce gazete haberlerini derlemesi, olaylara karışan işçilerle birebir görüşmesi, metni yalnızca edebi değil tarihsel bir tanıklık hâline de getiriyor. Gemideki
Edebiyat & Roman
Yengeç Konserveleme GemisiKobayaşi Takici · Ayrıntı Yayınları · 2018607 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·376 syf.··
2025 98. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 00:00
İncelememe kitabın doğuş öyküsünden başlamak istiyorum. Can Yayınları'nın Genel Yayın Yönetmeni Cem Bey Hikmet Hükümenoğlu' na bana bir biyografi yazar mısın demiş ama hayali birini yazmanı istiyorum demiş ve Harika'nın ilk tohumu bu istek üzerine düşmüş oldu. Bu istek üzerine ortaya sinematografik bir roman ortaya çıkmış oldu. Harika isimli özel bir kadının kurgu biyografisini okurken diğer taraftan yazarımız 1919-1950 yılları arası gerçekleşen edebi ve siyasi olaylardan da dem vurarak kitabın kendi olay örgüsünü hiç bozmadan ince notlar eşliğinde olayları, mekanları, insanları ustalıkla tasvir etmiştir. Peki nedir bu edebi ve siyasi olaylar? Halide Edip'in Sultanahmet mitingi konuşmasından, Tan gazetesinin basıma başlama süreci ve nasıl kapatıldığı, Sabiha Sertel'in gazetecilik hayatı ve başarısı, Suat Derviş'in yazım hayatı, Nazım Hikmet'in hapise girmesi, Sabahattin Ali'nin İçimizdeki Şeytan kitabı ile Suat Derviş' i eleştirmesi ve tartışmaları daha nice edebi bilgiler sıralanıyor ve asla kitaptan koparmıyor sizi. Siyasi olaylara da anlatımında bolca yer vermiştir yazarımız. Bu olaylar İsmet İnönü'nün Milli Şef olmasından başlayıp, çoklu Partili sürece geçiş, İkinci Dünya Savaşı sürecinde yaşanan Türkiye'nin karartma geceleri aynı zamanda halkın kıtlık içinde yaşarken Varlık Vergisinin gündeme gelmesi gibi siyasi olaylarda dönemi anlamamız açısından çok güzel özetlemiş yazarımız. Biraz da Harika'dan bahsedelim ; Bizler Harika'yı hep başkalarının anlatımından okuyoruz. Romanın ana karakteri olmasına rağmen hep sessiz bir karakter ve hal böyle olunca kendi kimliğini seneler sonra keşfediyor. Bu kapıyı ona Kamuran Bey açıyor, bu tanışmadan sonra Harika kendini güçlü ve özgür hissediyor, yeniden varoluşunu keyfini çıkarıyor. Bu iki karakterin yollarının
İnceleme
Harika Bir HayatHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20252,715 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2023 96. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2023 10:36
Dalkavuklar Gecesi (1941) ve Z Vitamini (1959), yazarın yaşadığı devri, o devirdeki yetkilileri -birincisinde antik çağda muhayyel bir devlete taşıyarak, ötekinde kendi zamanından 50 yıl sonrasına taşıyarak- hicvettiği iki kısa satirik/ allegorik romandır. Şahıslarının çoğu o dönemdeki kişilerdir ve müthiş bir tenkit salvosuna tutulmuşlardır. Bu iki kısa romanın önemi, “Millî Şef"lik devri ve tek parti diktatoryasının hüküm sürdüğü, ülkede kimsenin gıkını çıkaramadığı yıllarda, devrin ricalini hedef alması ve amansızca eleştirmesidir. Muhtevasındaki tenkitlerin dozu biraz fazla kaçmış veya insafsızca görünse de bu romanların o devirde yazılmış olması başlıbaşına bir yiğitliktir ve Atsız Hoca'nın tavizsiz kişiliğinin belgesidir. Biz de bir yiğitlik belgesi olduğu için yayınlıyoruz.
Dalkavuklar Gecesi - Z VitaminiHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 20198,8bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2025 59. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2025 12:42
Yakup Kadri’den okuduğum ikinci eserdir. Daha önce Yaban eserini okumuştum, sevmiştim. Yakup Kadri Politikada Kırk Beş Yıl adlı eserinde Cumhuriyetin ilk yıllarını ve Adnan Menderes dönemini anlatıyor. Kitapta sıkça değindiği isim “Milli Şef” İsmet İnönü. Ona gerek güceniyor, gerekse hayran oluyor. İsmet İnönü ve Atatürk ilişkisini güzel bir şekilde anlatmış. Dönemin CHP’sini de bazen yerden yere vurmuş bu eserde. Bu eserden şunu anladım ki tarikatlarla işbirliği içinde olmak bir çok partinin ortak özelliği maalesef ki bunun örneklerini Cumhuriyet Halk Partisi de vermiş. Eser de değinilen diğer bir konu ise; İsmet İnönü’nün Atatürk’ün ölümünden sonraki egosu ve kibiri. İnönü’yü bir komutandan ziyade siyaset adamı olarak ele almakta Yakup Kadri. Eserde Adnan Menderes döneminden çok bahsedilmemekte.   Genel olarak toparlayacak olursam maalesef ki Türkiye siyasetinde istediğimiz gelişimi tarihler boyunca kat edememişiz. Bizim siyasetimizde her parti kendi rantını savunmuş, devlet adamları gereksiz egolarına kurban olmuştur. Nitekimde Yakup Kadri milletvekili olduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa edip bağımsız olarak mecliste yer almıştır.  bizim meclisimizde bu partizanlık, insanlarımızda bu cehalet olduktan sonra maalesef ki siyaset anlamında yerimize saymakta devam edeceğiz. (Okuyun dediğim bir kitap, şans verin) 
Politikada 45 YılYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 2009208 okunma
7/10
·160 syf.··
2025 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2025 11:15
"Kullanılıp atılmış, sümüklü kağıt mendiller kadar bile değerleri yoktu işçilerin!" Japonya'nın Hakodate Limanı'ndan SSCB'nin Kamçatka sularına açılan Yengeç Konserve Gemileri çürümeye tüz tutmuş döküntü gemiler olup bunlar fabrika-gemi olarak anılmaktadır. Bu gemilerdeki işçilerin insanlık dışı çalışma şartlarını aktaran Kobayaşi Takici gercek olaylara dayanarak yazmış kitabını. Acımasız kapitalist düzene hizmet eden şef ve ustabaşı bir diğer bakmakta olan geminin yardım işaretini gözden gelecek kadar gaddar olup 400 civarı mürettebatın ölümüne göz yumar. Altında çalışan işçiler soğuktan, açlıktan, yorgunluktan, fazla mesai saatinden, kirlerden muzdariptir. Mola saatinde dinlenmeye bile fırsat bulamadan bir sonraki günün mesaisi başlar, işçilerin yıkanma hakkı başlarda 2,3 günde birken sonraları ayda bir kereye kadar çıkar. Bitlerden, pislikten, temizlenememekten vücutları yara bere içinde kalır. Vitaminsizlilten beriberi hastalığı başgösterir, merdiven çıkarken yere kapaklanacak kadar bitkindir işçiler. Şef ise tüm bu çalışma temposunu milli mesele olarak savunur fakat aslında tek kazanan kodaman şirket hissedarlarıdır, kapitalis sistemdir. Rus topraklarına çıkan bir grup balıkçı orada Ruslardan aldıkları bilgiler ile uyanışı başlatır. İşçiler artık bu kötü gidişe son vermek istemektedir, işleri sabote etmeye başlarlar fakat şef bu kişileri kızgın demirle damgalamak ile tehdit eder. Yeri geldiğinde aşağılar, işkence eder, keyfine cezalar verir. Kızıl propaganda eğer işe yararsa belki bir kurtuluş yolu vardır; işçilere, balıkçılara, miçolara ve ateşçilere... Tek yol birleşip beraber hareket ederek düzene baş kaldırmaktır. Fakat bakalım bu başkaldırı başarılı olabilecek midir? Proletarya Edebiyatı olarak geçen bu türün Japonya'daki en önemli temsil kitaplarından
Yengeç Konserveleme GemisiKobayaşi Takici · Ayrıntı Yayınları · 2018607 okunma