Dini yüreğinde yaşayanlar Yaradan'ın yolunda sessizce var olurken, dini aklında yaşayanlar diğerlerinin üstünde oluşturdukları egemenlikle kitleleri yönetmek için varlardı.
Ülkü derin bir nefesle yıllardır içinde tuttuğu düşünceyi salıverdi, Mahmud Amca... Aklım almıyor... kendi insanlarımız nasıl böyle hainlik yapabildiler... yani savaşta?" diye sorguladı, bu düşünce ne zaman zihninde doğsa çaresizlik çöküyordu kalbinin her köşesine. Babasının tüfeğini eline alıp sokaklara çıkmak, vatana ihanet eden o hainleri bulup tüm soylarını kurutmak istiyordu.
"Hainlik değil kızım," dedi Mahmud, merdivenlerden alt bahçeye inmek üzere yürürken, "Cahillik," dedi. "Etrafında olan oyunu fark etmeden savaşa giren, sadece kendisiyle savaşır. Öfke, daima adresi kolayca değişebilen, manipüle edilebilen bir duygudur. Padişahlık elden gidiyor diye herkesi galeyana getirdiler, sanki padişaha biz tuzaklar kurmuşuz gibi, bizi kendi silahımızla vurmanın yollarını buldular... Çünkü bu 'dış mihraklar' çok kuvvetliler. Binlerce yıldır ziyaret ettikleri her yeni yerdeki halkı sömürmekte uzmanlaşmış, algı yönetimi konusunda kendilerini aşmış milletler bunlar. İşleri bu! Sömürmek. Evlatlarını ancak başka bir toprağı sömürerek büyütebilmeyi öğrenmişler. İnsanlık tarihine baktığında, sömürge tarihi olduğunu göreceksin. Biz bunların yanında fazlaca naif ve bir başka deyişle mert kalıyoruz. Bizim mertliğimizi bize karşı kulla nabilecek kadar cin fikirliler. Birinci Elizabeth 1550'lerde kraliçe olduğunda öylesine köklü bir istihbarat ve planlama sistemi kurdu ki, yüzlerce yıldır geliştirip ustalaştıkları bu sistemi, bizim Kurtuluş Savaşı ile yenmemiz resmen mucize, Allah'ın işi ama daima çaba da olmalıyız Dudu. Bunu da sağlam nesiller yetiştirerek, bilimde ustalaşmış bireylerle yapacağız. Çünkü bilim giren bir zihin asla fethedilemez!
Sevgi ve ilgi görmeyen kadın giderek mahzunlaşır,gerginlesir ve bambaşka bir kisilik kazanır. Zamanla kadınlığını kaybeder.Cinsiyetsiz,her şeye negatif bakan,omzunda kara kuru kuşlarla dolaşan bir varlığa döner.