Yaşamını insan özgürlüğünü ve insan haysiyetini korumaya adamış bir kişiyi anlatan bu kitap, insanlık tarihinde ilk defa özgür bir ölümün, esir bir yaşamdan çok daha kıymetli olduğunu bütün insanlığa öğreten üç yüce insanın anısına ithaf olunmuştur. Onlar, Atatürk’le birlikte, tüm özgürlük savaşçılarının ve insan haysiyetinin hamilerinin önderi olmuşlardır:
Kendi ordusundan üç kat büyük Pers Ordusu’nu perişan ederek Maraton Savaşı’nı kazanan Atinalı General Miltiades,
Termopil’de binlerce kişilik Pers Ordusu karşısında 300 kahramanı ile birlikte şehit düşen Sparta Kralı I. Leonidas,
Kendi donanmasından kat kat üstün Pers Donanması’nı Ege’nin sularına gömerek Salamis Savaşı’nı kazanan Atinalı Amiral Temistokles.
Hayatım boyunca alternatifin bol olduğu durumlarda, hep en eğlenceli olanı seçtim. Bu da beni baya hatalı biri yaptı. Gerçi ben bayılıyorum
bu hata yapma meselesine.
Yükselmek ne kadar çetindir. Hayatın en güzel demleridir yükselmek. Fakat zirveye ulaşır ulaşmaz düşüverir insan, hemen gençlikteki hareket noktasına geri dönmek için bir an yetiverir. İnsanoğulları bunu hiç düşünmediklerinden, gafil avlanırlar, gözyaşları dökerler, Tanrıya dua ederler, tekrar yükselmek için tüketirler kendilerini. Çöküş derece derece de olsa, üzerinde düşünmeye bol bol vakit de kalsa, daima pek geç. Okkanın altına gittiğimiz zaman farkına varırız bunun. Böyledir kanunu bu işin, bir metrecik de olsa alçalan, bir daha doğrultamaz belini.